Davutoğlu, “Türkiye’de işler yanlış gidiyor. Kimsenin başarısızlığı bizi memnun etmez, o bedeli hepimiz ödeyeceksek hesap sormak demokrasinin olmazsa olmaz şartlarındadır.” diyerek 14 maddelik kriz yönetim önerisinde bulundu
EMPATİ YAPIN: Gün eleştiri yapanı göz altına alma günü değil, herkesi anlama günü. Şeyh Edebali’nin dediği gibi Öfke bize sabır yöneticilere.
İLETİŞİME AÇIK OLUN: Kriz derinleştiği anda, halkın güven duymak istediği anda liderin çıkıp o güveni vermesi gerekir. Tek yönlü propaganda yerine etkileşime açık bir iletişim stratejisi uygulanması gerekir.
TARAFLARI SÜRECE KATIN: “İlgili bütün tarafları sürece katın ve sorumluğu paylaşın.. İyi yapılan işlere parti ve siyaset ayrımı yapılmadan destek verilmesi gerektir.
SİSTEM MANTIĞI İLE YAKLAŞILMALI: Mesele sadece Sağlık Bakanı’nın açıklamalarına bağlı bir süreç olmaktan çoktan çıkmıştır. Bütün bakanlıkları kuşatan bir süreç yönetimi gerekir İllerdeki Pandemi Kurullarına katkıda bulunabilecek kesimlerin katılımının da sağlanması gerekir.
DOĞRU ZAMANLAMA: Kriz tedbirleri konusunda geç kalındı. İran ve İtalya’daki tırmanış başladığı anda çoktan harekete geçilmiş olması gerekirdi. Satılan kitler Türkiye’de değerlendirilmeliydi, havaalanlarında sadece ateşi yüksek hastalar değil, yurtdışından gelen herkese karantina işlemi yapılmalıydı.
ÖNCELİKLENDİRME YAPIN: Öncelikle yayılan illerden başlamak üzere süreli ve sınırlı sokağa çıkma yasağı uygulanmalıdır” dedi. Sağlık çalışanlarını ihtiyaçlarının öncelikle karşılanması gerekir. Gıda tedariki konusunda da gerekli önlemlerin alınmalı.
AYRICALIKLI TUTUMLARDAN KAÇININ: Test ve tedavilerde ayrımcılık olduğu inancı yayılırsa, toplumda güven duygusunu koruyamazsınız. Cuma namazı farzı ayındır, bir grup kıldığında diğerlerinin üzerinden sorumluluğu kaldırmaz. Sorumluluk kalkmışsa herkes için kalkmıştır. Özel statü intiba veren hiçbir uygulama yapılmamalıdır.
TELAFİ EDİCİ TEDBİRLER ALINMALI: Özellikle dar gelirli vatandaşlara devletin gıda tedariki sağlaması, doğalgaz, su, elektrik faturalarını ertelemesi zorunluluk değil vazifedir.
ŞEFFAF OLUN: Belli test kitleri ve koruma malzemeleri ile ilgili çıkan söylentilerinin arkasında da şeffaflık eksikliği vardır. Millet rızık derdindeyken, Kanal İstanbul ihalesinin yapılmış olmasını toplum vicdanı kabul etmez.
İNFAZ YASASI ELEŞTİRİSİ: Sadece belli kesimlere yönelik infaz yasası çıkarma intiba toplumsal rahatsızlık doğurur.”
YAPTIKLARINIZI DEĞİL, YAPACAKLARINIZI ANLATIN: Cumhurbaşkanının gecikmeli olarak yaptığı konuşma geçmişte yaptıklarını anlatan bir konuşmaydı, topluma güven hissi vermedi aksine krizin gidişatından yeterince farkında olunmadığı algısı oluştu toplumda.
REAKTİF DEĞİL, PROAKTİF OLUN: Krizin bir sonraki muhtemel aşamaları öngörülerek ona göre bir eylem planı çerçevesinde hareket edilmeli. Salgın yayıldıktan sonra o akıntıya sürüklenerek alınacak tedbirler zamanla etkisini kaybeder.
EN KÖTÜ SENARYOYA GÖRE HAZIRLIK YAPIN: Krizin daha başındayız. Yöneticilerin görevi toplumu en iyi senaryo gelecek gibi beklentiye sokmak değil, en kötü senaryoya hazır olmaktır.
TEDBİRLER İNSAN HAKLARINA AYKIRI OLMAMALI: Kurtlar puslu havayı sever, bazı otokratik eğilimlere sahip kesimlerde böyle dönemlerde halkın dertlerine deva olmak yerine, acaba bir sonraki süreçte kendi gücümüzü nasıl tahkim ederiz diye yanlış düşünceler içine girebilirler. Anayasal düzeni askıya alalım diye plan yapan mutlaka kaybeder.”
Davutoğlu, “Türkiye’de işler yanlış gidiyor. Kimsenin başarısızlığı bizi memnun etmez, o bedeli hepimiz ödeyeceksek hesap sormak demokrasinin olmazsa olmaz şartlarındadır.” diyerek 14 maddelik kriz yönetim önerisinde bulundu
EMPATİ YAPIN: Gün eleştiri yapanı göz altına alma günü değil, herkesi anlama günü. Şeyh Edebali’nin dediği gibi Öfke bize sabır yöneticilere.
İLETİŞİME AÇIK OLUN: Kriz derinleştiği anda, halkın güven duymak istediği anda liderin çıkıp o güveni vermesi gerekir. Tek yönlü propaganda yerine etkileşime açık bir iletişim stratejisi uygulanması gerekir.
TARAFLARI SÜRECE KATIN: “İlgili bütün tarafları sürece katın ve sorumluğu paylaşın.. İyi yapılan işlere parti ve siyaset ayrımı yapılmadan destek verilmesi gerektir.
SİSTEM MANTIĞI İLE YAKLAŞILMALI: Mesele sadece Sağlık Bakanı’nın açıklamalarına bağlı bir süreç olmaktan çoktan çıkmıştır. Bütün bakanlıkları kuşatan bir süreç yönetimi gerekir İllerdeki Pandemi Kurullarına katkıda bulunabilecek kesimlerin katılımının da sağlanması gerekir.
DOĞRU ZAMANLAMA: Kriz tedbirleri konusunda geç kalındı. İran ve İtalya’daki tırmanış başladığı anda çoktan harekete geçilmiş olması gerekirdi. Satılan kitler Türkiye’de değerlendirilmeliydi, havaalanlarında sadece ateşi yüksek hastalar değil, yurtdışından gelen herkese karantina işlemi yapılmalıydı.
ÖNCELİKLENDİRME YAPIN: Öncelikle yayılan illerden başlamak üzere süreli ve sınırlı sokağa çıkma yasağı uygulanmalıdır” dedi. Sağlık çalışanlarını ihtiyaçlarının öncelikle karşılanması gerekir. Gıda tedariki konusunda da gerekli önlemlerin alınmalı.
AYRICALIKLI TUTUMLARDAN KAÇININ: Test ve tedavilerde ayrımcılık olduğu inancı yayılırsa, toplumda güven duygusunu koruyamazsınız. Cuma namazı farzı ayındır, bir grup kıldığında diğerlerinin üzerinden sorumluluğu kaldırmaz. Sorumluluk kalkmışsa herkes için kalkmıştır. Özel statü intiba veren hiçbir uygulama yapılmamalıdır.
TELAFİ EDİCİ TEDBİRLER ALINMALI: Özellikle dar gelirli vatandaşlara devletin gıda tedariki sağlaması, doğalgaz, su, elektrik faturalarını ertelemesi zorunluluk değil vazifedir.
ŞEFFAF OLUN: Belli test kitleri ve koruma malzemeleri ile ilgili çıkan söylentilerinin arkasında da şeffaflık eksikliği vardır. Millet rızık derdindeyken, Kanal İstanbul ihalesinin yapılmış olmasını toplum vicdanı kabul etmez.
İNFAZ YASASI ELEŞTİRİSİ: Sadece belli kesimlere yönelik infaz yasası çıkarma intiba toplumsal rahatsızlık doğurur.”
YAPTIKLARINIZI DEĞİL, YAPACAKLARINIZI ANLATIN: Cumhurbaşkanının gecikmeli olarak yaptığı konuşma geçmişte yaptıklarını anlatan bir konuşmaydı, topluma güven hissi vermedi aksine krizin gidişatından yeterince farkında olunmadığı algısı oluştu toplumda.
REAKTİF DEĞİL, PROAKTİF OLUN: Krizin bir sonraki muhtemel aşamaları öngörülerek ona göre bir eylem planı çerçevesinde hareket edilmeli. Salgın yayıldıktan sonra o akıntıya sürüklenerek alınacak tedbirler zamanla etkisini kaybeder.
EN KÖTÜ SENARYOYA GÖRE HAZIRLIK YAPIN: Krizin daha başındayız. Yöneticilerin görevi toplumu en iyi senaryo gelecek gibi beklentiye sokmak değil, en kötü senaryoya hazır olmaktır.
TEDBİRLER İNSAN HAKLARINA AYKIRI OLMAMALI: Kurtlar puslu havayı sever, bazı otokratik eğilimlere sahip kesimlerde böyle dönemlerde halkın dertlerine deva olmak yerine, acaba bir sonraki süreçte kendi gücümüzü nasıl tahkim ederiz diye yanlış düşünceler içine girebilirler. Anayasal düzeni askıya alalım diye plan yapan mutlaka kaybeder.”