Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, "Meselenin özeti, Ekonomiyi yönetemeyen bir ekonomi bakanı, milli eğitimi yönetemeyen bir eğitim bakanı, kaç kişi gerçekten hasta, sorusuna bile kaçamak cevap veren bir sağlık bakanı” dedi.
Partisinin Kahramanmaraş İl kongre toplantısında konuşan Davutoğlu, hükümeti sert sözlerle eleştirdi. Davutoğlu, “Bugün yaşamakta olduğumuz kriz sıradan ve noktasal bir kriz değildir. Sadece ekonomimiz ve siyasetimiz değil bizi biz yapan değerlerimiz, geleneklerimiz ve kurumlarımız ciddi sarsıntılar yaşamaktadır” diye konuştu.
Davutoğlu konuşmasından satır başları şöyle:
DEĞERLERİMİZ SARSINTIDA: Bugün ülkemiz büyük bir krizin içerisinden geçmektedir. Bir yandan büyük bir demokrasi krizi diğer yandan büyük bir ekonomik çöküş milletimizi nefes alamaz hale getirmiş durumda. Bugün yaşamakta olduğumuz kriz sıradan ve noktasal bir kriz değildir. Sadece ekonomimiz ve siyasetimiz değil bizi biz yapan değerlerimiz, geleneklerimiz ve kurumlarımız ciddi sarsıntılar yaşamaktadır.
BÖYLE BİR İKTADAR YERLİ VE MİLLİ OLABİLRİ Mİ?: Çocuğunun gerçek babasının komşusu olduğunu öğrenince sevinen kadınların yandaş televizyonlarda boy göstermesine sessiz kalan bir iktidar yerli ve milli olabilir mi? Komşuluk hukukunu, aile kültürümüzü ve kadın onurunu yok eden programları yapanlar, bunlara sessiz kalanlar, samimi insanlardan bu kanallar için para toplayanlar Sütçü İmam’ın verdiği mücadelenin kutsal mirasını taşıyabilirler mi? ABD başkanı Trump’tan 'aptal olma' hitaplı mektup alıp buna sessiz kalanlar milli onur için çıplak elleriyle Fransız sömürge ordusuna meydan okuyan yiğit edelerin Anadolu yüreğini taşıdıklarını iddia edebilirler mi?
DÜN BEYAZ DEDİKLERİ BUGÜN KARA: Bu iktidar dün beyaz dediğine bugün kara, dün yanlış dediğine bugün doğru, dün hainlik dediğine bugün en doğru yol demekte mahir. Onları herhangi bir ilke, değer veya ahlak bağlamıyor. Nasıl koskoca bir U dönüşü yaptıklarını bir hatırlayalım. Döviz alımına yüksek vergi koyarak 'dış mihrakların operasyonunu çökertmek' buraya kadarmış, TL mevduatının reel getirisini törpüleyecek vergilerle bu iş olmuyormuş. Swapları yasaklayarak 'Londra’daki komployu bozma' efelenmesi rezervler bitinceye kadarmış, bankaları kredi vermeye zorlama, dış açık patlayıncaya kadarmış. 'Faizi düşürürsün, enflasyon da düşer' iddiası gerçeğin duvarına çarpıncaya kadarmış, 'Faizi artırmak faiz lobisinin tezgâhıdır, hainliktir' zırvası enflasyonun ipi kaçıncaya kadarmış. Kahve muhabbeti düzeyinde iktisat bilgisiyle, borsa simsarı kafasıyla cahil cesareti ile ekonomiyi yönetme, kuru 27 ayda 4,50’den 7,85’e çıkarıp sonra da 'bakamayacak' hale gelinceye kadarmış.
EKONOMİYE ZARAR VERİYORSUNUZ: Şeffaflık yaşatır, karartma öldürür, salgını büyütür. Niçin dürüst bir şekilde sayıları vermiyorsunuz. Virüsü mü kandırıyorsunuz? Halkı mı kandırıyorsunuz? Canı pahasına mücadele eden sağlık emekçilerini mi kandırıyorsunuz? Olsa olsa kendinizi kandırıyorsunuz? Dürüstçe ve şeffaflıkla rakamları doğru vermediğiniz her gün salgının yayılmasından siz sorumlunuz, ekonominin üzerindeki baskıdan siz sorumlusunuz. Bakan bu tutarsız açıklamalarıyla Türkiye ekonomisine verdiğiniz zarar veriyorsunuz.
MESELENİN ÖZETİ: Şu kadar meselenin özeti ne biliyor musunuz? Ekonomiyi yönetemeyen dolar kuruna bakamayan bir ekonomi bakanı. Milli Eğitimi yönetemeyen kaç öğrencinin ne kadar internete ihtiyacı var sorusuna bile cevap veremeyen bir eğitim bakanı. Kaç kişi gerçekten hasta, kaç kişi virüsü bulaştıracak sorusuna bile kaçamak cevap veren bir sağlık bakanı. Hepsinin üstünde de memleket şahlanıyor, pik yapıyor, yedi düvele meydan okuyoruz diyen bir Cumhurbaşkanı.