Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Doğu Akdeniz’de Yunanistan’ın Türkiye’yi kışkırttığını belirterek, “Türk kıyılarına 2 km. Yunan ana karasına ise 580 km. uzaklıktaki Meis Adası üzerinde hak talep etmek akılla izah edilemez. Uluslararası hukuk açısından komik. Yunanistan’ı Türkiye’nin hak ve hukukuna riayet etmeye davet ediyorum. Sağduyu ile davranılırsa herkesin kazanacağı bir formül bulunulabilir” diye konuştu. Erdoğan, Akdeniz’deki gelişmelerle ilgili bugün Almanya Devlet Başkanı Angela Merkel ve Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel ile telefonda görüşeceğini açıkladı.
Erdoğan, Ankara’da AKP Genel Merkezi’nde Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında konuştu. Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ve CHP’yi eleştirerek, AKP’nin attığı adımlara ‘takoz’ olmakla suçladı. 15 Temmuz darbe girişimini hatırlatan Erdoğan, Kılıçdaroğlu’na “O geceye dair karanlık noktaları aydınlatmak varken tüm enerjisini darbeci alçakları aklamak için harcadı. Kendisine tavsiyemiz, sağa sola çamur atmak yerine şüphe bulutlarını dağıtmasıdır” dedi.
Erdoğan, Gezi direnişi üzerinden de Kılıçdaroğlu’na eleştirilerini sürdürerek, “Gezi olaylarında milletin iradesine kast eden çapulculara meydan bırakmadık, onlar çapulcuların yanında yer aldılar” ifadelerini kullandı.
Mısır ile Yunanistan Akdeniz kıyıları için imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasını hatırlatan Erdoğan, Yunanistan’ı Türkiye’yi kışkırtmakla suçlayarak, “Türk kıyılarına 2 km. Yunan ana karasına ise 580 km. uzaklıktaki Meis Adası üzerinde hak talep etmek akılla izah edilemez. Uluslararası hukuk açısından komik. Yunanistan’ı Türkiye’nin hak ve hukukuna riayet etmeye davet ediyorum. Sağduyu ile davranılırsa herkesin kazanacağı bir formül bulunulabilir” diye konuştu.
Erdoğan doğu Akdeniz’deki gelişmelerle ilgili Almanya Devlet Başkanı Angela Merkel ve Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel ile telefonda görüşeceğini aktararak, batı Trakya’da Türklere yönelik saldırılara ilişkin “Üyeniz olan bir ülkenin azınlıkların hukukunu koruma sorumluluğunu yerine getiriyor mu, getirmiyor mu? Bunu AB’nin sorması lazım. Bugün yapacağım görüşmelerde her iki siyasetçiye de hatırlatacağım” dedi.
Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:
BİZİMLE ANILAN ESERLER: Yarın AK Partinin kuruluşunun 19. Yılını hep birlikte ulaşacağız. Bu akşam yine Ankara’da büyük bir coşkuyla kutlayacağız. Aziz milletimize hizmet için koşturuyoruz. Hastanelerimizle, yollarımızla, okullarımızla ülkemizin dört bir yanına mührümüzü vurduk. Köylerimizle mahallerimizde bizimle anılan eserler var.
TAKOZ SİYASETİ: Geçmişte vatanperver millet adamları taş üstüne taş koymaya çalıştıkça karşılarında CHP zihniyetini buluşmuştu. CHP’ni sabotajına maruz kalmıştı. Biz de karşımızda ilk önce CHP’yi ve ortaklarını bulduk. Darbe dönemlerinin insanımızın üzerinde bıraktığı izleri silmeye çalıştık, karşımızda CHP’yi bulduk. Baş örtüsü yasaklarını kaldırmak istedik. Karşımızda CHP’yi bulduk… Ama onlara rağmen biz bunları yaptık. Avrasya Tüneli’ni Marmaray gibi asrın projesini yaptık. Şimdiye kadar ne yaptıysak CHP’nin takoz siyasetine rağmen yaptık.
ÇUKURLARA GÖMDÜK: Gezi olaylarında milletin iradesine kast eden çapulculara meydan bırakmadık, onlar çapulcuların yanında yer aldılar. 17-25 Aralık’ta 15 Temmuz’da FETÖ’cü teröristlere boyun eğmedik, hendek olaylarında teröristleri açtıkları çukurlara gömdük. 15 Temmuz gecesi tankların arasından kaçıp belediyesine sığınanlar, kontrollü darbe iftirasını atanlar kaybettiler.
VİZYONUMUZ: 19 yıl önce çıktığımız bu yolda alnımız ak şekilde yürümeyi sürdürüyoruz. BU dava için ter dökmüş ancak şimdi aramızda bulunmayan yol arkadaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. BU akşamki konuşmamızda, nereden nereye geldiğimizi ve nasıl bir Türkiye hayal ettiğimizi paylaşacağız. Partimizin başta kadın meselesi olmak üzere ve farklı alanlarda vizyonunu ortaya koyacağız.”
MERKEL İLE GÖRÜŞECEĞİM: 1 Temmuz’da Astana formatındaki devlet toplantılarımızı Rusya Devlet Başkanı Putin ve İran Devlet Başkanı Ruhani ile gerçekleştirdik. Bu dönemde Merkel, Trump’la diplomasi yürüttük. Bugün yine Merkel ve Avrupa Birliği (AB) Konsey Başkanı Michel ile görüşmem olacak.”
ŞÜPHE BULUTLARINI DAĞITSIN: 15 Temmuz direnişimizin dördüncü yıl dönümünü farklı etkinliklerle icra ettik. CHP genel başkanı yine kışkırtma ve yalan siyasetiyle bunu gölge etmeye çalıştı. 15 Temmuz gecesi darbecilerinin kendisine neden yol verdiğini açıklayamadı. Milletin huzura çıkıp karanlık noktaları açıklamadı. O geceye dair karanlık noktaları aydınlatmak varken tüm enerjisini darbeci alçakları aklamak için harcadı. Kendisine tavsiyemiz, sağa sola çamur atmak yerine şüphe bulutlarını dağıtmasıdır.
AYASOFYA: 86 senelik uzun bir tahassürün ardından Ayasofya Kebir Cami’ni yeniden ibadete açtık. Ayasofya açılsın diye sloganlar attığımız Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasının tüm insanlığa hayırlı olmasını diliyorum. Rabbime bizleri Ayasofya’yı yeniden namazla, Kur’an’la buluşturmayı bahşettiği için hamdediyorum. Önünde Sultan Ahmet Meydanı buna şahit. 10 binlerle yaptığımız o mitinglerde buna haykırışlarımız buna şahit. 86 yıl sonra buranın ibadete açılmış olması bizler için mutlulukların en büyüğü. Tüm İslam alemi ayrı bir mutluluk içinde, geri dönüşlerden bunu okuyoruz. Kimler memnun kimler memnun değil, bu işin en önemli yanı. Cumhurbaşkanlığı Kabinemizin ikinci yılında böyle bir fiili ortaya koymak bizler için ayır bir mutluluk meselesi.
LÜBNAN'IN YANINDAYIZ: Bayram sonrasında Lübnan’dan gelen acı haber yüreklerimizi dağladı. TİKA, Kızılay ve Sağlık Bakanlığımızı seferber ettik. Dışişleri Bakanım, Başkan Yardımcı giderek, görüşmeler yaptılar. STK’larımız gittiler ihtiyaçları yerinden tespit ettiler. Zor günlerinde Lübnan halkının yanında olduğumuz gösterdik.
Birileri gibi fotoğraf çektirmek değil ezeli ve ebedi kardeş Lübnan’ın yanında olmak için oradayız. Macron filan, bunların derdi tekrar sömürgeci yapıyı ayağa kaldırmak. Bizim inancımızda Şia, Sünni, şu veya bu yok. Biz yaradılanı yaradandan ötürü sevdik. Onun için buradayız. Bizde ne ırki taassup,ne mezhep taassubu, yok. Türkiye çıkar peşinde koşmadan, Lübnan halkının yanında olmaya devam edecektir.
YUNAN MEDYASININ AĞZIYLA KONUŞUYOR: Türkiye’nin dış siyasette kararlı tavır takınması birilerini rahatsız ediyor. Sadece dışarıda değil içeride de rahatsız oluyorlar. Türkiye’yi enerji rekabetinden çıkarmak isteyenler, bizim dik duruşumuzdan rahatsız oluyorlar. Ülkemizin doğu Akdeniz’de hak ve menfaatlerini garanti altına almaya yönelik çalışmaları turnusol kağıdına dönüşmüştür. CHP genel başkanı Yunan medyasının ağzıyla konuşmaktadır. CHP’li kardeşlerimiz bunu hesabını sandıkta soracaktır. Başkalarının etki alanını yapan marjinaller dışında ülkemizin 83 milyon vatandaşı desteklemektir.
DEV AYNASINDA GÖRMESİN: Türkiye ne yaptıysa Libya ile mutabakatı gereği yapmıştır. Kışkırtmaya çalışan Türkiye değil Yunan eksimidir.Adayı tapulu malı gibi görüyor, adanın yetki alanlarında imtiyaz ruhsatları veriyor. Rum kesimimin sözde ruhsat sahalarından bazıları ise Türkiye’nin sahalarıyla çakışıyor. Türkiye’nin haklarını gasp etmeye çalışıyor. Hukuksuz adımların en önemlilerinden bir tanesi Türkiye’yi kıyı şeridine hapsetmektir. Türkiye olarak asla bu oyunları gelmeyeceğimizi ifade ettik. Ancak son dönemde doğu Akdeniz’e sahili olmayan bir ülkenin de yanlış adımlar attığını görüyoruz. Kimse kendisini dev aynasında görmemeli, şov peşinde de koşmamalı.
AB'YE MESAJ: Türkiye olarak hep çözümü Yunanistan ile diplomasi masasında aradık. Bizim kimsenin hakkında gözümüz yok ancak hiçbir ülkeye de hakkımızı yedirtmeyiz… Biz ruhsatları Resmi Gazete’de yayımlayarak, dünya ile paylaştık. Oruç Reis gemimiz sismik araştırma faaliyetlerini yürütecektir. Türk kıyılarına 2 km. Yunan ana karasına ise 580 km. uzaklıktaki Meis Adası üzerinde hak talep etmek akılla izah edilemez. Uluslararası hukuk açısından komik. Yunanistan’ı Türkiye’nin hak ve hukukuna riayet etmeye davet ediyorum. Sağduyu ile davranılırsa herkesin kazanacağı bir formül bulunulabilir. Benim batı Trakya’daki kardeşlerimize saldıranlar da uluslararası hukukta diğer yöntemlerle de hesabını verirler. Buradan Avrupa Birliğini de uyarıyorum. Üyeniz olan bir ülkenin azınlıkların hukukunu koruma sorumluluğunu yerine getiriyor mu, getirmiyor mu? Bunu AB’nin sorması lazım. Bugün yapacağım görüşmelerde her iki siyasetçiye de hatırlatacağım.
EĞLENCEYE ARA VERİN: Koronavirüs salgını hayatımızda pek çok şeyi değiştirdi. Kim ki hastane odalarına düşer bunlar bizi yaralar. Bu üçlüye, maske, mesafe ve temizlikle beraber sahip çıkarsak, biz çok daha az dertli hale geliriz. Temizlik, maske büyük önem arz ediyor. Bakıyorsunuz, maskeyi taktığını söyleyen çenesinin altına koymuş. BU olmaz. Hastanelerimizi yeteri sayıda, hatta dünyaya göre fazla konumdayız. Böyle olduğuna göre bizler, burada maskeye, mesafeye, temizliğe dikkat edeceğiz ki hastanelerimiz öbür tarafta en modern anlamda var. Doktorlarımız büyük gayretler sarf ediyorlar. Ambulansa uçaklarımız seferberlik halinde ama halkımız da bizi anlasın. Toplu yerlerdeki birçok yapılan eğlencelere ara verin yahu. Herhalde hastane yataklarında komada yatmaktansa eğlenceye ara vermek daha mevladır.”