Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avukatlık Kanunu ve baroların yapısında değişiklik öngören yasa teklifinin yarın Meclis’e sunulacağını açıkladı. Erdoğan, “Barolar ve meslek örgütlerinin demokratik olmayan yapıları faşizan uygulamalara neden oluyor. Bunu niçin çoklu baro üzerinde duruyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe'de toplandı. Kabine toplantısının ardından konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, baroların yapısını değiştiren çoklu baro sistemiyle ilgili yasa teklifini yarın Meclis’e sunulacağını açıklayarak, “Barolar ve meslek örgütlerinin demokratik olmayan yapıları faşizan uygulamalara neden oluyor. Bunu niçin çoklu baro üzerinde duruyoruz. Milletvekili arkadaşlarımız bununla ilgili kanun teklifini yarın sabah veriyorlar” dedi.
17 Temmuz günü bitecek olan kısa çalışma ödeneği ve nakit ücret desteğinin 1 ay daha devam edeceğini duyuran Erdoğan, yarın yapılacak kura ile de 926 devlet koruması altındaki çocuk ile 274 şehit ve gazi yakını kamu kurumlarında işe başlatılacağını söyledi.
LGBTİQA bireyleri hedef alan Erdoğan, bu bireylerin ‘marjinal’ olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Halkın lanetlediği bu sapkınları kök salma imkanı yoktur. Bunlara karşı tavır almaya davet ediyorum. Türkiye milli ve manevi yapısını hedef alan saldırılar karşısında da mücadele edecek güçtedir.”
Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:
“Bir sonraki toplantımızı kabinemizin ikinci yılını tamamlamış olarak yapacağız. 2 yıllık kapsamlı değerlendirmeyi milletimizle paylaşacağız. Mart ayından bu yana olduğu gibi bugünkü toplantımızın da öncelikli gündemi koronavirüs salgınıydı. Kazanımlarımıza sıkı sıkıya sahip çıkmakta kararlıyız. Baş harflerinden ilhamla TAMAM diye ifade etimiz, temizlik, mesafe ve maske ilkelerinde vazgeçmiyoruz. Amacımız vaka ve vefat sayısını sıfır noktasına çekebilmektir.”
“Normalleşme takvimi çerçevesinde birkaç alanda üretimin önünü açtık. Salgın döneminde her kesimi verdiğimiz desteklerle ayakta tuttuk. Nakdi yardımlardan vergi ertelemelerine kadar devletimizin tüm imkanlarını milletin emrine vermiş bulunuyoruz. Salgın tedbirleri kapsamında faaliyetlerine ara veren işletmeler yeniden çalışmaya başladı. Mart ayındaki seviyeye yaklaşmayı görüyoruz.”
“Yarın 926 devlet koruması altındaki çocuğumuz ile 274 şehit ve gazi yakını kamu kurumlarına yerleştirilecek. Hanelere 6 milyar lira üzerinde yardım yaptık. Yanında kısa çalışma, işsizlik ödeneği gibi başlıklar altında 18 milyar liraya yakın kaynağı milletimizin hizmetine sunduk. Kısa çalışma ödeneğinden yararlanma imkanını 1 ay daha uzatıyoruz, nakdi ücret desteği de 1 ay daha devam edecek. Gençlerimize sürekli kişisel gelişim temalı bir çağrıya çıkıyoruz. 35 milyon lira bütçeli çağrılar 8 başlık altında toplandı. 1 Temmuz’dan itibaren projelere başvuru başlayacak.”
“Komşumuz Irak’ta yaşayan başta Türkmenler olmak üzere kardeşlerimize yardımı yola çıkarıyoruz. Solunum cihazından, tuluma kadar ihtiyaç duyulan her türlü malzeme var.”
“Küresel tabloya baktığımızda Türkiye’nin de içinde bulunduğu Avrupa coğrafyasında salgın önemli ölçüde kontrol altına alındı. Salgının sürmesi ülke olarak bizim önümüzü görmemizi zorlaştırıyor. İçeri ve dışarıdaki ortak kanaat Türkiye’nin salgın sonrası yıldız ülkelerden biri olacağıdır. En zorlu şartlarda dahi pek çok zorlu sektörde çarkları döndürmeye devam etmemiz, dünyaya da üretim gücümüzü gösterdi.”
“Salgın döneminde hizmete aldığımız hastaneler, barajlar, millet bahçeleri gibi eserler durmak yok yola devam sözümüzü ete kemiğe büründürdü. Yılın başında bu yana 520 fabrikanın faaliyete geçmesi de bunun göstergesidir.”
“Sadece son 7 yılda özellikle yaşadıklarımızı gözümüzün önünden geçirdiğimizde Türkiye’ye yönelik saldırılar görülecektir. 2013 yılından başlayarak demokrasimize yapılan saldırıdaki amaç Türkiye’nin önünü kesmek, milletimizi bölmek ve devletimize saldırmaktı. Ama bunu başaramadılar. Saldırmaktan vazgeçmediler. Sokakları karıştıramayınca devleti içeriden çökertmeyi denediler. Terör örgütlerini kullanarak insanımızın hayatına kast ettiler. Darbeye kalkıştılar. Milletimiz destansı bir direnişle darbe girişimizi sonuçsuz bırakınca sınırımıza geldiler. Sınırımızdaki saldırı da boşa çıkınca ekonomimize yöneldiler. Hamdolsun bu süreci de geride bırakarak ülke düşmanlarına fırsat vermedik.”
“Cumhur İttifakı’ndaki ortağımız MHP ve Devlet Bahçeli’ye şükranlarımı sunuyorum. İttifak Cumhuriyet tarihine altın harflerle yazılacak bir birlik olmuştur. Ülkemizin hangi meselesini çözmek için harekete geçsek karşımızda aynı kesimleri buluyoruz. Yapıcı her türlü eleştiriye açık olduğumuzu söylememize rağmen karşımızda hep aynı duvarla karşı karşıya kalıyoruz. Milletimizin beklentilerine aykırı uygulamasının sürmesini isteyenlerin yaptıkları hak arama değildir… Meydanı kendi küçük hesapları için toplumun menfaatini hiçe sayan muhterislere fırsat vermeyeceğiz. Son olarak meslek örgütleri ve barolarla ilgili yapmak istediğimiz reform konusunda bunun örneğiyle karşılaşıyoruz. Barolar ve meslek örgütlerinin demokratik olmayan yapıları faşizan uygulamalara neden oluyor. Bunun niçin çoklu baro üzerinde duruyoruz. Milletvekili arkadaşlarımız bununla ilgili kanun teklifini yarın sabah veriyorlar.”
“Attığımız her adamda fayda ve maliyet analizlerini göz önünde bulunduruyoruz. İstişare mekanizmalarını çalıştırıyoruz. Bizim doğru kabul ettiğimiz hususlarda farklı değerlendirmeler yapıldığını gördüğümüzde düzeltiyoruz. Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırana kadar hiçbir oyun ve engelin bizi yolumuzdan alıkoymasına izin vermeyeceğiz. Durmadan reformları hayata geçireceğiz. Çalışmaları milletimizle paylaşıp gereken adımları atacağız.”
“Biz ülkemize hizmet ederken birileri milli ve manevi değerlerimize saldırıyor. Sapkınlıkları normalleştirerek gençleri zehirleme peşindeler. Bu tür marjinal akımları destekleyenler aynı konumdadır. Halkın lanetlediği bu sapkınları kök salma imkanı yoktur. Bunlara karşı tavır almaya davet ediyorum. Türkiye milli ve manevi yapısını hedef alan saldırılar karşısında da mücadele edecek güçtedir.”
“Salgın döneminde tüm adımları sağlık merkezli attık. Şimdi üretim, ekonomi ve istihdam merkezli atıyoruz. Yılın ilk çeyreğindeki yüzde 4.5’lik büyüme performansı ülkemizin potansiyelinin göstergesidir. Mayıs ayında başlayan normalleşme takvimini Haziran ayında tamamladık. Haziran ayı sektörel güven endekslerinde yüzde 9 ila 30 arasında artış görülüyor… Ekonomik performansın en önemli göstergelerinden biri olan OSB’lerdeki elektrik kullanımı yüzde 26 arttı. Türk ürünlerine talepteki artış gözle görünür hal aldı, ihracatımız yüzde 25 artış gösterdi. Turizm sezonunun bir kısmını kurtarmak için çaba gösteriyoruz. Elbette kayıplarımızı tamamen geri alabilmiş değiliz. Sadece bizim salgının üstesinden gelmemiz yetmiyor. İş yaptığımız ülkelerin de normale dönmesi gerekiyor. Gerçekçi değerlendirmeyle kendimize baktığımızda hem hazırlıklı hem de avantajlı olduğumuzu görüyoruz.”