CHP Samsun Milletvekili Kemal Zeybek, Adalet Komisyonu’ndan geçen Avukatlık Kanunu ve baroların yapısında değişiklik öngören yasa teklifini değerlendirdi. Türkiye’nin sorunlarının temelindeki sorunun “adalet” olduğunu söyleyen Zeybek, “Ne acı bir ironidir ki isminde ‘adalet’ kelimesi olan AKP, halka adalet getireceğini ileri sürmüş, öncelikli konularının adaleti tesis olduğunu belirtmiş fakat adaleti, hukuk devletini en önemlisi halkın hukuka olan inancını yerle yeksan etmiş ve etmektedir” dedi.
“AKP, örgütlü baro gücünü istemiyor”
Zeybek, “On sekiz yıllık iktidar; yargının bağımsızlığına, tarafsızlığına, kimi zaman FETÖ- AKP işbirliği, paralel yapı içindekiler yargıya inanılmaz zararlar vermiştir. Geçen süreçte, yargının bütün kurumları tüketildi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay belli ölçülerde ele geçirilmiştir. Düğmesiz cüppeler iliklenir hale gelmiştir. Hâkim ve savcıların bağımsız, tarafsız karar vermesi cesaret ister hale gelmiştir. Geriye savunma kalıyor, avukatlar bu bağlamda adaletin kilidi halindedir. AKP, bağımsız kendi yöneticisini kendisi seçen örgütlü baro gücünü istemiyor. AKP ortakları ile yeni cemaatler, baroların, Anayasa ve yasaları savunma odağı olmasından memnun değiller, bu gücü yeni tasarılar içerisinde hüllelerle, takiye yaparak işlemez hale getirmek istemektedirler” diye konuştu.
Zeybek, “Her siyasi eğilim bir baro kurarsa ne yapacaksınız? Tarikat temelinde, mezhep, ırk temelinde oluşabilecek baroları ve olası olumsuz sonuçlarını düşünüyor musunuz” diye sordu.
“Hukuk ve adaletin olmadığı yerde ahlaksızlık var”
İktidarın barolarla ilgili getirdiği yasa tasarısının Anayasa ve evrensel hukuk ilkelerine aykırı girişimin ürünü olduğunu belirten Zeybek, “Savunma biat etmez, boyun eğmez, boyunduruk altına girmez. Tüm toplumun bağımsız bir şekilde savunulması ancak ve ancak güçlü bölünmemiş, bağımsız bir şekilde avukatlar tarafından seçilen baro gücüyle mümkündür. Barolar iktidarın kapı kulu olmayacaktır; ahlaklı bir şekilde evrensel hukuk ilkelerinin, insan haklarının yılmaz savunucuları olarak kalmalıdır. Demokratik sistem yoluyla demokratik bir şekilde iktidara gelenler, yürütmenin başında bulunanlar, anayasal hakkıyla kanunların vermiş olduğu karaları da uygulamayanlar bu gün iş başındadır. Hukuk ve adaletin olmadığı yerde ahlaksızık vardır” dedi.