Zonguldak CHP Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, AKP hükümetinin devleti bir şirket gibi yönettiğine vurgu yaparak, “Varlık Fonu çiftliğine alınmadan önce yüksek kar eden kurumlar, Varlık Fonuna alındıktan sonra zarar üstüne zarar ediyorlar. Türk Hava yolları zarar, PTT zarar, BOTAŞ zarar, Çay Kur zarar, Kayseri Şeker zarar, yani ne yaptığınızı bilmediğiniz, savrulduğunuz ortada. Kurumları bölerek yok etmeye çalışıyorsunuz. İzlediğiniz yol böl, parçala ve yok et” dedi.
CHP Zonguldak Milletvekili ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonu Üyesi Deniz Yavuzyılmaz, AKP hükümetinin Türkiye merkezli KİT’lerin uluslararası bağlantılı şirketlerinin Türkiye Varlık Fonu’na aktarılması ile hem zarar ettiğini hem de uluslararası şirketler boyutunda yönetilemediğini vurguladı.
SONDAJ GEMİLERİNDE YABANCILAR ÇALIŞIYOR
CHP’li Yavuzyılmaz, özellikle 2010 ila 2019 yılları arasında TPAO’dan kalifiye personelin yüzde 45’nin emekli edildiğini bu durumun Fatih ve Oruç Reis sondaj ve petrol arama gemilerinde yabancı personel çalıştırılmasına yol açtığını söyledi.
TPAO’NUN İÇİ BOŞALTILIP BİTİRİLDİ
“Kurumları bölerek yok etmeye çalışıyorsunuz. İzlediğiniz yol böl, parçala ve yok et. Bunu Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nda Yaptınız (TPAO), PTT’de kurduğunuz iştiraklerle yapıyorsunuz. TPAO’yu 2015 yılında özelleştirme kapsamına aldınız. Ne yaptınız? Böldünüz parçaladınız yetmedi 2010 – 2019 yılları arasında personelin yüzde 45’ini emekli ettiniz. Emekli ettiğiniz 2106 personelin tamamı deneyimli kadrolardı. Üstelik bir de çabuk gitsinler diye yönetim kurulu tarafından 2017 yılında emekliye teşvik programı uyguladılar. Sadece 2017 yılında TPAO’dan 694 tecrübeli ayrıldı. Kaynak da 2017 yılı 2018 yılı Sayıştay raporları. Yani bugün Fatih ve Oruç Reis gemilerinde yabancı personel çalıştırmak zorunda kalan anlayış yerlilik ve millilik masalı anlatan ama devletin yetiştirdiği kendi öz evlatlarını kapının önüne koyan anlayıştır.”
“KİT’LERİN DURUMU DIŞ POLİTİKA BAŞARISIZLIĞIDIR””
Türkiye’nin uluslararası uzantıları bulunan büyük KİT’lerin uluslararası alanda zor durumda bırakıldığını belirterek, “Dış politikalardaki başarısızlık uluslararası alanda faaliyet gösteren BOTAŞ International ve TİPİK şirketlerine ambargo ve ceza tehdidini doğurmuştur” dedi.
Yavuzyılmaz konuşmasına şöyle devam etti:
“Merkezi Jersey Adasında bulunan KİT kuruluşlarının merkezlerinin Türkiye’deki şubelerine paralel bir şirket kurulacak ve bu şirketler eliyle de tüm sorumluluklar ve anlaşmalar onların üzerine devredilecek. Öncelikle KİT kuruluşları ile ilgili bir bilgi paylaşmak istiyorum BOTAŞ International’ın merkezi Jersey Adasında bulunan şirketinde çalışan toplam 520, EUAS ICC’nin yine bir yurt dışı şirketin 66 personeli, ETİ Madenin ise 84 personeli var. Şu anda gündemde olan BOTAŞ International ve TPIC EUAS ICC’ye ise ne olacağı belli değil. Bu yurtdışı merkezlerinin yaptığı sözleşmelere taraf olan ülkeler uluslararası antlaşmaların çözümü için Londra Tahkimini kabul ediyor. Uluslararası ülkeler bu yurt dışı şirketler kapatıldığında Türkiye’de kurulacak şirketin tabi olduğu ve arzu ettiği Türk tahkimini kabul edip etmeyeceği belli değil.”
“SAYIŞTAY KİT’LERİN YURT DIŞI UZANTILARINI DENETLEYEMİYOR”
Zonguldak Milletvekili Yavuzyılmaz, Sayıştay raporlarına göre KİT’lerin yurt dışı işlemlerini denetleyemediğini de şu şekilde anlattı:
“Sayıştay raporlarından analiz ettiğimiz üzere ETİ Maden örneğinde olduğu gibi Sayıştay kitlerin yurtdışı şirketlerini denetleyemediğini yazıyor. Yurtdışı şirketlerinin harcamalarının doğru yapılıp yapılmadığını denetleyemiyor. 2017 yılında TPAO’dan TPIC’e devrettiğiniz bir kısım çalışanı TPIC’den şimdide bu paralel kurulan şirketlere alacaksınız. Yani bütün bu çalışanların işyeri değiştirilmekten başları dönmeye devam edecek ve kurumlar yetişmiş kadrolu personellerini de kaybedecek. Sayın AKP milletvekilleri biliniz ki devlet bir şirket değildir. Şirket yönetir gibi yönetilmez. Ve hiç şüpheniz olmasın bu halk bir devletin nasıl yönetilmemesi gerektiğini AKP’deki kötü örneği işaret ederek gelecek nesillere öğretecektir.”