İzmir'in Torbalı İlçesi'nde CHP'den 2 dönem belediye başkanlığının ardından koltuğu AKP'li Adnan Yaşar Görmez'e kaptıran, 31 Mart'taki son yerel seçimde ise görevi yeniden devralan İsmail Uygur, zehir zemberek açıklamalar yaptı. Uygur, “Muhtarlık binamızı tahliye etmek istedik, camiden 'davanıza sahip çıkın' diye sala verdirdiler, yetmedi vali bey özel harekat timi yolladı... Asgari ücretle işe alınan, tüm güvenlik soruşturmalarından geçen kızı Bingöllü diye terörist ilan ettiler... Kız tir tir titriyor... Tecavüzcü diye manşet attırdıkları personel suçsuz çıktı, mahkemede aklandı... Şikayet eden iftira atmış. Belediyenin garajını inceleyince şaşırdık. Garajda araba var, motoru yok. Motorunu çalıp satmışlar” diye konuştu.
666 gün basın toplantısı düzenleyen Torbalı Belediye Başkanı Uygur, "Bizim başımızın bir belası var; eski AKP Torbalı İlçe Başkanı ve şu anki AKP'li milletvekili arkadaşımız Mahmut Atilla Kaya... Karşıma çıkıp 2 kez aday oldu, sonuç ortada. Vatandaş tercihini bizden yana kullandı. Bu durum arkadaşımıza ağır gelmiş. Ailesiyle yakın olmamıza rağmen adam bizimle konuşmuyor, selam vermiyor. Kuyruk acısı var. Bu psikolojiyle abuk sabuk şeyler yapıyor" diyerek söze başladı. Başkan Uygur, Kaya'nın yönlendirmesiyle hükümete yakın Yeni Asır ve Sabah gazetelerinde, “haklarında aslı astarı olmayan haberler çıktığını” söyledi.
Uygur, 31 Mart'tan beri bu mecralarda çıkan haberleri slayt gösterimiyle yansıtıp tek tek iddialara yanıt verdi. "Bir yalan makinesiyle boyuna köpürtüyorlar. Bugüne kadar yaptıkları haberlerin tek bir tanesi bile doğru değil. Torbalı halkının gündemiyle de alakası yok" diyen İsmail , Kaya'nın seçim bölgesi olan Torbalı, Selçuk ve Menderes'te 31 Mart'tan önce AKP'li olan belediyelerin tümünün CHP'ye geçtiğine işaret etti. Uygur, "Seçim bölgesinde büyük bir hezimet yaşadı. Yeniden milletvekili seçilme şansını kaybetti. Çünkü siyaset bu başarısızlığın hesabını sorar. Kaya'nın kuyruk acısı ve telaşı bu yüzden. Partiye tekrar kendini kabul ettirmek için inanılmaz iftiralar atıyor ve bunu yalan makinasında yayınlatıyor" dedi.
ŞEHİDİN FOTOĞRAFINI KENDİLERİ İNDİRDİ, BİZİM ÜSTÜMÜZE ATTI...
Uygur, şunları söyledi:
"İlk işleri şehidin fotoğrafını indirdi demek oldu. Oysaki bunu kul da biliyor, Allah da biliyor, şehidin fotoğrafını indiren kendileri… Fotoğraflarıyla birlikte belgeli… Bunların şehide saygısı özde değil sözde. Bakın mesela 2017 yılında bir şehit yakını evinin tadilatı için yardım talebinde bulunuyor. 2020 yılında biz yaptık. Bu işin reklamını da yapmadık. Bunu ilk defa duyuruyorum. Ama onlar adama bir bardak su verir, 'bak verdik' diye fotoğrafını çeker. Biz şehidimize, vatanımıza, milletimize sahip çıkıyoruz. Benim devletçiliğimi sınamasınlar. Benim devlet ve millet sevgim bu arkadaşların para mal mülk sevginizden kat kat fazladır. Bu kadar yalan ve iftira atıp geceleri nasıl rahat yatıyorlar merak ediyorum”
204 BİN TL’YE ALDIK, 1.3 MİLYON TL DİYE YAZDILAR...
Uygur, eski başkandan kalan, kronik arızası bulunan, S-80 serisi 2015 model beyaz Volvo aracı 200 bin TL'ye satıp yerine 204 bin TL verip 2013 model Mercedes aldıklarını anlatırken, "Araç kronik arızalıydı. Egzozuna yağ damlıyordu. Yangın tehlikesi vardı, sattık. Affedersiniz, yerine dandik bir Mercedes aldık. Onu bile konu ettiler. 1,3 milyon liralık araç aldılar diye haber servis ettirdiler. Bakın ben makam şoförü ve koruma bile kullanmıyorum. Borç içinde yüzerken saltanat yaşayacak değiliz. Ama bazı gazeteler de bunların yalanlarına ortak oldu. Yalancı gazeteleri arıyoruz, haberi düzeltsinler diye, muhatap bile yok. Düzelten yok. İstiyorlar ki şikayetçi olayım, mahkemelerde zaman harcayayım” diye konuştu.
GARAJDAKİ ARAÇLARIN MOTORUNU ÇALIP SATMIŞLAR
Başkan Uygur'un şok açıklamaları şöyle devam etti:
"Belediyenin garajını inceleyince şaşırdık. Garajda araba var, motoru yok. Motorunu çalıp satmışlar. Böyle bir şey olur mu? 200- 300 kişinin çalıştığı yerde bu nasıl olur? Nasıl kimsenin haberi olmaz? Şimdi bu araçları motoru olmadığı, şase numarası filan bilinmediği için de hurdaya ayıramıyoruz. Bir de üstüne üstlük çalınmasınlar diye başında bekçi tutmak zorunda kalıyoruz."
BAŞKANIN ŞOFÖRÜ İSTİFA ETMEK İSTEDİ BİZ ÇIKARIP TAZMİNAT VERDİK
AKP'li Kaya'nın "işçi kıyımı yaptılar" diyerek kara propaganda yürüttüğünü aktaran Uygur, "Atilla efendi yok işçi kıyımı, yok bilmem ne diyor. Kimin ne hakkı yendiyse gelsin açıklasın. Çalışan emekçinin her zaman yanındayız ama bankamatiğe geçit vermedik. İşçiye 1 kuruş tazminat borcumuz yok. Hatta istifa etmek isteyen işçileri biz kendimiz çıkardık. En azından iş bulana kadar idare etsinler diye... Biz çıkarıp, tazminat verdik. Buna eski belediye başkanının şoförü de dahil. Biz vicdanlı insanlarız" diye konuştu.
BABASI BİNGÖLLÜ DİYE KIZ ÇOCUĞUNU TERÖRİST İLAN ETTİLER...
CHP'li Başkan İsmail Uygur, işe alınan kişilerle ilgili de onur kırıcı yayınlar yapıldığını belirtirken, şunları söyledi:
"HDP’li Rojda işe girdi diye haber yaptırdılar. Daha da ileri gittiler. Bu kızımızı Güneydoğulu diye terörist ilan ettiler. İşkur'dan geçmiş, mülakatı geçmiş, Valiliğin güvenlik soruşturmasından geçmiş.. Torbalı'da doğmuş büyümüş bu kızcağızı sırf babası Bingöllü diye manşetlere çıkardılar. Fotoğraflarını basıp Kandille ilişkilendirdiler, dağ kadrosu dediler. Ne alakası var kardeşim! Ayıp denen bir şey var! İnsanların onuruyla oynamak bu kadar kolay mı? Aldığı da asgari ücret bu garibin. Yazıktır günahtır! Çocuk tir tir titriyor. Bununla mı seçim kazanacaksınız. Bununla mı alt edeceksiniz beni... Kalıbınıza yazık! Bir de adam diye geziniyorlar ortada... İnsanların yaşam hakkı var kardeşim. Sana hizmet etmiyor, senin gibi düşünmüyorsa yaşamını elinden alamazsın.”
TECAVÜZCÜ DEDİKLERİ PERSONEL SUÇSUZ ÇIKTI!
İşten çıkardıkları bir kadın personelin başka bir erkek personelle ilgili "taciz" konusunda şikayetçi olduğunu aktaran Başkan Uygur, "Ülke genelinde bunların gündeminde bir ara tecavüz vakaları vardı. 'Tecavüzcüye gösterilen müsamaha' başlığıyla hemen bizi bir yalan haberin arasına iliştirdiler. Güya biz tecavüzcüleri çalıştırıyormuşuz. Hemen bu suçlanan personeli geri çektik. Kız gitti mahkemeye verdi. Davanın sonucunu bekledik. Dava sonuçlandı ki; kız iftira atmış. Taciz maciz yok. Mahkeme 'iftira attığı için' kızı suçluyor. Çocuk işinin başına döndü. Kaldı ki belediyede 600 kişi var. Gerçekte olsa bile böyle bir olay nasıl tüm belediye personelini itham edersiniz. Nasıl, 'belediyede tecavüzcüler çalışıyor' dersiniz! Sen Türkiye Cumhuriyeti'nin 600 parlamenterinden birisin. Torbalılısın. Kendi memleketinde, belediyende böyle bir olay var diye köpürtüyorsun. Sen tecavüzcü dedin ama çocuk elinde kapı gibi mahkeme kararı var. Şimdi ne diyeceksin çocuğa. Bu anlayış sakat bir anlayış" diye tepki gösterdi.
BİNAYI DEVLETE VERİYORUZ ALMIYORLAR!
İsmail Uygur, önceki dönemden yarım kalan yeni belediye binasını tamamlamadığı belirtilerek "israf yapıyor" eleştirilerinin yöneltilmesine de şu yanıtı verdi: "Daha uçaklarınızın sayısını bilmiyoruz. Kalkmış yarım kalan belediye binasını tamamlamadı diye, israf misraf diyorsunuz. Torbalı çıkışına belediye binası mı olur? Kaldı ki tamamlamamıza mevzuat da müsaade etmiyor. Devasa binanın yüzde 70 hakedişi ödenmiş. Ama gerçekleşme yüzde 40.. Müteahhit de kaçmış, kayıp... Fiilen, yasal olarak belediyenin bunu ödeyip bitirme şansı yok. Gayri yasal işlerle finanse edilebilir belki ama biz de öyle işlere girmeyiz. Bir de malzemeleri çalınmasın diye başında bekçi tutuyoruz. Yazıktır! En pratik çözüm; mülkiyetiyle birlikte bu binayı devlete vermek. Ederi olarak yarı fiyatında olan hükümet konağıyla burasını takas edelim dedik. Burası kaymakamlık binası olsun dedik. Emniyeti, il milli eğitimi, mal müdürlüğü hepsi burada toplansın dedik. Zaten mevcut olan hükümet konağı da küçük geliyor, yetmiyor. Kaymakam bey sevindi. Bakan yardımcılarıyla istişare yürütüyor. Ama bu sevgili vekilimiz Mahmut Atilla Kaya bu işi de engelledi. Yani normalde 30- 40 milyon liraya arsasını alacağınız yeri, yarı ederine takasla devlete veriyoruz almıyorlar. Veriyoruz almıyorlar! Bir de bunlar yerli, milli, devletçi..."
HERŞEYİ KÜÇÜK ADNAN İMZALAMIŞ!
Yarım kalan binayla ilgili suç duyurusunda bulunup bulunmayacağına ilişkin soruya Başkan Uygur, "Kardeşim gidip mahkemeye şikayet etsem ne olur? Adnan Yaşar Görmez (eski AKP'li Başkan) bu icraatların hiçbirinde imza bile atmamış. Hatta imzasını belediyede bile bulamadık. Aileden biraz zengin tabi, zengin her yere imza atmaz. Ben fakirim ama her yere imzamı atıyorum. Adnan bey, bir özel kalem müdürü bulmuş. Onun adı da Adnan. Bütün imzaları ona attırmış. İmza işini küçük Adnan'a devretmiş. Her şeyi küçük Adnan imzalamış. Bunları nasıl yakalayacağım. Bir toplu iğne kadar açıklarını bulsam dava açardım. Onlar öyle her şeyi imzalamıyor ama biz havada imzalıyoruz" dedi.
İSRAFI BEN DEĞİL VEKİL HAZRETLERİ YAPIYOR
Uygur şöyle devam etti:
"Bütün kamu binaları sıkış tepiş. Tapu yıllardır çile çekiyor. Bütün kamu binaları bir arada olsa hizmet etse, otopark sorunu kalmasa fena mı olur. İsrafı ben değil bu haberleri yaptıran vekil hazretleri yapıyor. Bu hizmeti sen sahiplen. Bir kere ben sahiplenmek ister de açıklama yaparsam adam değilim. Ben şov peşinde değilim, iş görülsün isterim. Bu konu ile ilgili 3-4 ay daha kaymakam beyi bekleyeceğiz. Bakanlık düzeyinde irtibatlar kurmuş. Kaymakamlık ile takas yaparsak şu anki kaymakamlık binası kötü bir yerde… Yeşil alan yapıp, park yapıp vatandaşa kazandıracağız. Siyasi açıdan bu devir enayilik gibi gözükse de bu devlet bizim devletimiz, binayı ve arazisini veririz. Eğer devir olmaz ise başka bir yöntem bulacağız.”
TORBALI YA DA BUCA'DAN ADAY GÖSTERİLECEK
AKP'li Kaya'yla ilgili bir iddiayı da gündeme getiren Başkan Uygur, “Şimdi ilçede ben aday olmazsam seçimi her türlü alacaklarını hesaplıyorlar. Bir de vekil hazretlerinin 2024 de Torbalı’dan aday gösterilme durumu var. Torbalı’ya dönmeden önce beni ve partiyi bir şekle sokmak istiyor. Bu kadar ucuz politika yapıyor. Buca’dan aday olmak istiyor. Ya Buca’dan aday olacak ya da Torbalı’dan… Eğer Torbalı’dan aday olursa iki kez mağlup oldu, üçleriz. Hodri meydan!” dedi.
ELEKTRİK DİREKLERİNDE MÜTHİŞ VURGUN!
İsmail Uygur, 23 bin metrekare araziyi yaklaşık 17 milyon TL'ye satmasını eleştirenlere de şunları söyledi:
"5 yıllık AKP döneminde 150 bin metrekare yer sattılar, 50 milyon liraya... Yani metrekaresi 333 lira. 22 katlı binanın dikildiği gökdelen arsası da var bunların içinde. Biz şu pandemi ve ekonomik krizde boş yeri sattık, 20 milyona yakın para girdi kasamıza. Üstelik metrekaresi 720 liraya. Bunda eleştirilecek ne var. Yıkılan belediye binamızın yerine yeraltı otoparkı ve projelerimizi yapacağız. Cebimize atacak değiliz parayı... Bir dönün bakın, biz ne yaptık diye.. Koskoca 5 yılda 2 düğün salonu,2 muhtarlık binası. 5'ncisini söyleyemezler. Sattınız da ne yaptınız. Bir de elektrik direkleri meselesi var. Piyasa fiyatının 3-4 katına ihale yapmışlar, kılıf tamam. Aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen elektrik direkleri o para değil. Müthiş bir vurgun. Bu AKP Genel Merkezi'nin işi. Al demişlerdir almıştır, Adnan beyin kabahati olduğunu düşünmüyorum. Adnan'ı çok kötü kullandılar, ona üzülüyorum. Çarşıda pazarda onu gören yok. Sokağa çıkamıyor. Önüne gelen ‘okey’ demiş. 170 milyon borç bıraktı, 150 bin metrekare arsa yok. Sattılar, talan ettiler. İşte böyle bir yönetim tarzı..."
'DAVANIZA SAHİP ÇIKIN' DİYE SALA VERDİRDİLER, VALİ ÖZEL HAREKAT TİMİ YOLLADI
Çakırbeyli Mahallesi’nde muhtarlık binası ile ilgili yaşananları da anlatan Başkan Uygun, şaşırtıcı ifadelere de yer verdiği konuşması şöyle:
“Özbey’de taziye evi yapacağız dedik. Dört köyün kesişme noktası olan Çakırbeyli’de taziye evini yapmak istediğimizi gerekli makamlara ilettik. Orada da muhtarlık binası var. Alanı büyük ve eski bir bina… Bizim için de uygun. Mülkiyet hazinenin, ancak bina belediyenin… Muhtarlığı boşaltmak istedik. Orada AKP'li bir muhtar var. Kolluk kuvvetleri ona bağlı olduğu için Kaymakam Bey’e ilettik. Ama bina boşaltılmadı. Ben de Kaymakam beye ‘siyasi baskı sebebiyle zor durumda kaldığını biliyorum. Sen bu işe karışma, ben bu işi çözerim’ dedim. O da ‘tamam’ dedi. ‘Zabıtalara gidin, binayı boşaltın’ talimatını verdim. Arkadaşlarımız oraya bir gitti, muhtar 80-90 yaşında ihtiyarları binanı önüne toplamış. AKP'yi de devreye sokmuş. Sokağa çıkma yasağı olduğu halde AKP ilçe yönetimi de orada toplandı. Yetmedi, AKP İlçe Başkanı bütün üyelere mesaj çekiyor, 'gelin davanıza, sahip çıkın' diye… Bir grup insan da öyle geliyor. O da yetmiyor, camiden gece vakti sala okutuyorlar. Hoca, 'çabuk gelin davanıza sahip çıkın' diye bağırıyor. Allah’ın evini bile siyaset alet ediyorlar, dini böyle kötüye kullanıyorlar. Bu çok tehlikeli bir şey… Davan ne senin? Ya birinin burnu kanasaydı, çok mu iyi olacaktı. Ama bunlar da yetmiyor, Vali bey İzmir'den Özel Harekat Timi gönderiyor. Var mı böyle bir şey? Üç gün boyunca orada beklediler. Vali bey sana ne? Sana ne oluyor da koca özel harekatı oraya gönderiyorsun. Bizi arayıp müsaade edin 3-4 gün desen çekiliriz zaten. Kaldı ki 1 yıl müsaade etmişiz zaten o muhtara. Sonra gitti kaymakam el koydu oraya, boşaltmak zorunda kaldılar.”
KOCA DEVLET BU DURUMA DÜŞÜRÜLÜR MÜ?
Belediyenin bir binasını tahliye için İzmir'de özel harekatçı gelirken, 2015 yılında evinin önünde kendisine ve ailesine küfürler eden madde bağımlısı için defalarca şikayet etmesine rağmen jandarmanın müdahale etmediğini aktaran Uygur, "Bana, eşime, tüm aileme küfürler ediyor. Hatta içeri girmeye yelteniyor. Jandarmayı arıyorum, gelmiyor. Mecburen tüfeğimi alıp çıkıyorum. Ama özel harekat AKP'li muhtar için Çakırbeyli köyüne geliyor. Allah belanızı versin. Koca devlet bu duruma düşürülür mü" diye isyan etti.
CUMHURBAŞKANINA HAKARET İDDİASI
Başkan Uygur, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret iddiasıyla hakkında açılan davada verilen beraat kararına ilişkin ise “Mazbata sonrası yaptığım konuşmada hakaret davası açıldı. Ben sayın Cumhurbaşkanına hakaret etmedim ve mahkeme beraat kararı verdi. Cumhurbaşkanlığı hukuk bürosu da zaten karara itiraz etmedi. Bu suçtan yargılanmam kalmadı” ifadelerini kullandı.