CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç,Hatay'da 4 gündür süren orman yangınının halen kontrol altına alınamadığına dikkat çekerek orman yangınları ile etkili mücadele çağrısı yaptı. Öztunç, yangınlar nedeniyle her sene binlerce herktarlık alanlık ormanların yok olduğunu belirterek, 'Buna rağmen, orman yangınları etkin olarak soruşturulmamakta, faili meçhul denilerek geçiştirilmektedir' dedi.
CHP’nin doğa hakları ve çevreden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç, 5 Eylül’de Hatay’ın Samandağ ilçesinde başlayan yangınla ilgili değerlendirmelerini paylaştı. Yangının hâlâ devam ettiğini belirten Öztunç, “4 gündür süren yangının halen kontrol altına alınamamış olmasını kaygıyla izliyoruz” dedi. Orman yangınlarının faillerinin bulunamadığını, bunu bakanlık istatistiklerinin de doğruladığını belirten Öztunç, orman yangınları ile etkili mücadele edilmesi gerektiğini ifade etti.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin dün (7 Eylül) olay yerinde yaptığı incelemeler sonrası yaptığı açıklamaları ile ilgili konuşan Öztunç, “(Pakdemirli’nin) açıklamalarının aksine yangının 4. Güne rağmen halen söndürülememiş olması, yangın yönetim planlarının eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Orman yangınları nedeniyle her sene binlerce herktarlık alanlık ormanlarımız yok olmaktadır. Buna rağmen, orman yangınları etkin olarak soruşturulmamakta, faili meçhul denilerek geçiştirilmektedir” değerlendirmesi yaptı.
‘YANGIN YÖNETİM SÜREÇLERİ ŞEFFAF DEĞİL’
Yangın yönetim süreçlerinin şeffaf olarak yönetilmediğini ifade eden Öztunç, “Resmi internet sitesinde sürekli yangın sayısı 200 olarak gösterilmektedir. Yangın yönetiminin kamu eliyle yürütülmesi, denetimlerin sıklaştırılması, yangın sebeplerinin etkin olarak araştırılması gerekirken; yangın söndürme işleri özelleştirilmeye çalışılmaktadır. Türk Hava Kurumu, kayyum eliyle etkisiz hale getirilmekte, orman yangın söndürme ihaleleri mimarlık ofislerine verilebilmektedir. Ormanlardaki yabani hayatı sonlandırılmakta, av turizmi vb. isimler altında katledilmektedir. Islah çalışmaları adı altında ormanlarda kaçak kesimler yapılmaktadır” ifadelerini kullandı.
Orman yangınları ile mücadelede şeffaflık vurgusu yapan Öztunç ayrıca, Bakanlığa ait internet sitesinde, Hatay ilini de içine alan Kahramanmaraş Orman Bölge Müdürlüğü’nün “orman yangını yönetim planınına” erişilemediğini belirterek “Kamuoyu nezdinde, büyük güvensizlik oluşturan, imara açılacak, orman vasfı değiştirilecek, tekrar ormanlaştırılmayacak gibi kaygılara neden olan, ki resmi istatistiklerde büyük çoğunluğu faili meçhul olarak nitelendirilen orman yangınlarına ait yangın yönetim planlarının internet sitesinde olmaması, öncelikle gerçekten böyle bir planları yok mu sorusunu ortaya çıkarmaktadır. İkinci olarak da, kurumun orman yönetimini, orman yangınları ile mücadeleyi şeffaf olarak yürütmediğini ortaya koymaktadır” tespiti yaptı.
‘SORUMLULAR BİR AN ÖNCE BULUNMALI’
Orman idaresi ve yönetimindeki yanlış ve kötü niyetli politikalar ile denetimsizliğin çıkan yangınların boyutunu artırdığını öne süren Öztunç şunları ekledi: “Yangın sonrasında, kontrol altına alındığı yönünde açıklamalarda bulunan, sorunu yurttaşta arayan yönetim anlayışı, Hatay’daki yangının önüne geçememektedir. Bu nedenle, Bakan’ın sağduyu çağrılarına değil, orman yangınları üzerinde yoğunlaşmasına ve bu süreçleri kontrol altına almasına ihtiyacımız var.
“Bakanın açıklamalarının aksine, kontrol altına alınamayan yangın Hatay merkezinin kapısına dayanmış haldedir. Söndürülemeyen yangın, daha şimdiden o bölgedeki ormanlık alanın 1/5’ini yok etti. Yangının söndürülmesi için gereken tüm müdahaleler yapılmalı ve sorumlular bir an önce bulunmalıdır.
“Gösterilen bu ihmal, yurttaşların ve orman canlılarının sağlık, can ve mal güvenliği açısından korku ve endişe duymalarına neden olmaktadır. Yangın ile etrafa dağılan zararlı gazların bölgenin ikliminde yaratacağı değişiklik, bölgede yaratacağı kirlilik bölgenin sağlık ve ekonomik koşullarını da olumsuz yönde etkileyecektir.”
CHP'DEN ORMAN YANGINLARI İLE MÜCADELE İÇİN 5 ÖNERİ
Öztunç, Orman yangınları ile etkili mücadele edilebilmesi için önerilerini şöyle sıraladı:
“- Anayasanın 169. Maddesi gereğince, yanan orman yerlerinde, yeni orman yetiştirilmeli, bu alanlarda kesinlikle başka bir faaliyete izin verilmemeli, imara açılmamalı, yapılaşmaya izin verilmemelidir.
- Yangının sorumluları etkin bir biçimde araştırılmalı, yargı makamları önüne çıkarılmalıdır.
- Orman alanlarındaki denetimler arttırılmalıdır.
- Orman yangınını engelleyici bir öntedbir olarak, ormanlık alanlarda insan eli ile oluşabilecek yangın ve diğer zararlara karşı önleyici denetim mekanizmaları güçlendirilmelidir. Orman yangınlarında görev yapacak personellere yangınla mücadele konusunda gerekli eğitimler verilmeli, ormanlara yangın gözetleme kuleleri yapılmalı, yangın riskinin yükseldiği kurak mevsimler de koruyucu tedbirlere özen gösterilmelidir.
- Orman yangınlarının makul sürede kontrol altına alınmasını sağlayacak ve daha geniş alanlara yayılmasını önleyecek stratejiler oluşturularak, buna yeterli ekipman ve personel bulundurulmalıdır. Bu yeterliliğe sahip olmayan özel firma ile yapılan sözleşme feshedilmeli ve orman denetimleri kamu eliyle yürütülmelidir.”