CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde İzmir’de düzenlenen etkinlikte “Bizler barışı yeniden tanımlamak sorumluluğu taşıyoruz. Savaşın olmadığı, silahların sustuğu sözde barış zamanlarında gerçekten toplumda kalıcı bir barış havası hakim midir?” dedi. Karaca, İzmir’i insan haklarının başkenti yapacaklarını da açıkladı.
CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, 1 Eylül Dünya Barış Günü’de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile birlikte "Barış, Demokrasi, İnsan Hakları Buluşması"nda toplumsal barışı konuştu. Milletvekilleri, ilçe belediye başkanları ve CHP İzmir İl Başkanlığı üyelerinin katıldığı toplantıda Türkiye’nin geldiği durum hakkında değerlendirmelerde bulunan Karaca, “Tek adam rejimiyle yönetildiği bir ortamda ne demokrasiden, ne insan haklarından bahsetmek mümkün görünmüyor. İnsan hakları ve demokrasi ekonomik sorunların çözümü konusunda da ana akslardan birisi” dedi.
AKP’nin 18 yıl boyunca ‘demokrasi ve insan hakları’ diyerek ülkeyi uçuruma sürüklediğini kaydeden Karaca, “Toplumun yüzde 50’sinden fazlası yargının kişiye göre karar verdiğini düşünüyor, mahkemeye düşen her 10 kişiden 3’ü yargının doğru karar vereceğine inanmıyor. Toplumun yüzde 50’sinden fazlası yargının siyasallaştığını ve yargıçların saray iktidarının baskısı altında olduğunu, hukuka göre karar verme yetilerinin olmadığına inanıyor. Toplumda her 5 kişiden birisi kanunların kendisini koruyamayacağına inanıyor” diye konuştu.
‘SÖZDE BARIŞ ZAMANLARINDAN GEÇEN TOPLUM’
Barışın yeniden tanımlanması gerektiğini vurgulayan Karaca, Türkiye’de barışın olduğunu söylemenin mümkün olmadığını kaydederek, “Bizler barışı yeniden tanımlamak sorumluluğu taşıyoruz. Savaşın olmadığı, silahların sustuğu sözde barış zamanlarında gerçekten toplumda kalıcı bir barış havası hakim midir? Özgürlüklerden, toplumsal huzurdan, insan haklarından söz edebilmek ne yazık ki mümkün değil. 5 temel sorunumuzdan biri toplumsal barış, toplumsal barışın tesisi için demokrasi ve insan hakları olmazsa olmazımızdır. Hiç kimse CHP anlayışında, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, dini, inancı, kimliği, cinsiyeti her ne olursa olsun ötekileştirilmeden bir olabileceğimiz bir Türkiye için yola çıktık” ifadelerini kullandı.
Karaca, Türkiye’de toplumsal barışın olmadığını örnekler üzerinden şöyle anlattı:
“Parasızlık yüzünden eğitim hakkı yok. Parasızlık yüzünden okulda servis aracına binemeyen, yemek yiyemeyen çocuklarımızın, bir eli yağda bir eli balda sarayın çocuklarıyla eşit haklara sahip olmadığı bir ortamda toplumsal barıştan söz edemeyiz. Kanser hastası bir vatandaşın tedavi hakkına sosyal medya paylaşımlarıyla erişmeye çalıştığı bir ülkede toplumsal barıştan söz edemeyiz.”
‘KADINLARIN EN ÖNEMLİ KAZANIMI TARTIŞMAYA AÇILDI’
“Kadınların en önemli kazanımı olan İstanbul Sözleşmesi’nin saray iktidarı tarafından tartışmaya açıldığı bir ortamda kadınların yaşam hakkından ve eşit birey olma mücadelesinden söz edemeyiz. 10 milyonu aşan işsiz varken, 3-4-5 kurumdan yağlı ballı maaşlar alındığı bir Türkiye’de toplumsal barıştan söz edemeyiz.”
‘İZMİR’İ İNSAN HAKLARININ BAŞKENTİ YAPACAĞIZ’
Karaca, eğitim, sağlık hakları ve basın özgürlüğü gibi toplumun birçok hakkı için mücadele edeceklerini vurgulayarak, “Vatandaşlarımızın haklarının bilincine varması ve bu hakların gereğinin yerine getirilmesi için insan hakları kenti projemizi İzmir’de bir adım daha öteye götürdük. İzmir’i insan haklarının başkenti yapacağımız inancıyla, İzmir’in tüm ülkeye büyük bir ışık ve aydınlanma yolu açacağına inanıyoruz” dedi.