CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu DİSK’e bağlı Dev-Yapı-İş Sendikası Genel Başkanı Özgür Karabulut ile video konferans yöntemiyle görüştü. İnşaat işçilerinin sorunlarını ve taleplerini dinleyen Kaftancıoğlu, “Haklarımız var” adıyla gerçekleştirdiği video konferans toplantılarının çalışma hayatında güvencesizliğe mahkum edilen diğer meslek gruplarıyla devam edeceğini söyledi.
“İSTANBUL SALGININ MERKEZİ OLMUŞ DURUMDA”
25 dakika süren toplantıda şantiyelerdeki işçi ve toplum sağlığını tehdit eden fiziksel koşullar ile birlikte ekonomik sorunların ele alındı. “Evde Kal” demenin şartları oluşturulmadan anlamsız bir söylem olduğunu ve öncelikle işçilerin ekonomik güvencelerinin sağlanması gerektiğini belirten Kaftancıoğlu, şunları söyledi:
“İstanbul salgının merkezi olmuş durumda. Türkiye’de yaklaşık 1 milyon inşaat işçisinin 300 binden fazlası İstanbul’da. Salgın dönemlerinde bütün meslek kesimleri ile merkezi yönetimlerin, yerel yönetimlerin, sendikaların ve konuyla alakalı herkesin hep bir arada ve örgütlü hareket etme gibi bir sorumluluğu var. Vatandaşlarımıza evde kal çağrısı yapılırken bir yandan da inşaatlarda çok kötü şartlarda çalışmak zorunda olan işçilerimiz var. O zaman evde kal demenin hiçbir anlamı kalmıyor. Bir inşaat işçisinin evde kalabilmesi için ücretli izin şart. Kısa çalışma ödeneğinden faydalanabiliyor olması da gerekiyor. ‘Eğer işe gelmezsen seni işten çıkartırım’ tehdidinin inşaat işçisinin başında bir sopa gibi dayatılıyor olmaması lazım.”
“SALGIN DÖNEMİNDE İŞTEN ÇIKARMALAR YASAKLANSIN”
Kaftancıoğlu, inşaat sektöründe çalışan işçilerin büyük oranda ücretsiz bir şekilde izne çıkartıldığını veya işten atıldığını belirterek siyasi iktidara çağrıda bulundu:
“Koronavirüs salgını döneminde işten çıkarmalar tamamen yasaklansın. İşten çıkarmaların yasaklandığı bir döneme şu ana kadar çoktan girmiş olmamız lazımdı. Anadolu’nun çeşitli illerinden İstanbul’da çalışmaya gelen inşaat işçilerinin büyük bir kısmı ücretsiz izne zorlanıyor. Bu durum ne yazık ki inşaat işçilerinin güvencesizliğini arttırmakla da kalmayıp Koronavirüs salgınının İstanbul’dan Anadolu’ya başka illere yayılmasında önemli bir etken oldu.”
“ZORUNLU OLANLAR DIŞINDA ÜRETİMLER ASKIYA ALINMALI”
Kaftancıoğlu, salgının önüne geçilebilmesi için yaygın testin zorunlu olduğunu ve vurgulayarak şunları söyledi:
“Her yerde, her meslek grubunda, ulaşılabilen her riskli durumda yaygın test yapılması gerektiğini ısrarla söylüyoruz. Bu da tek başına yeterli değil. Zorunlu olan üretimler dışında diğer üretimler askıya alınmalı veya ertelenmeli. Kısa çalışma ödeneğinden yararlanmanın koşulları esnetilmeli. Bizim aslında yasalarımızda umumi hıfzıssıhha kanununda da tarif edildiği gibi işsizlerin, gelir kaybına uğrayanların ya da evde kalmak zorunda kalanların geçimini sağlayacak kanallar ve kaynaklar devlet tarafından yaratılmalı.
Genel başkanımızın geçtiğimiz günlerde açıkladığı özellikle salgın günlerinde önerdiği 13 maddelik öneri paketinde de bu vardı. Sosyal devlet olmanın gereğinin yanında bu bir zorunluluk ve sorumluluktur. Devletin bugüne kadar vatandaştan toplamış olduğu vergi, işsizlik ödeneği ve bu güne kadar bu anlamıyla yaptığı çalışmaların ya da oluşturulan kaynakların tam da kullanılması gereken, asıl sahiplerine aktarılması gereken bir dönemdeyiz. Bunları hep birlikte yüksek sesle dillendirmek durumundayız.”
“MESELE EVDE TUTMANIN YOLUNU OLUŞTURABİLMEK”
Devletin bağış kampanyası değil halka eşit ve hızlı bir şekilde yardım ulaştırması gerektiğini söyleyen Kaftancıoğlu, “Evde kal demek kolay ancak asıl mesele genel başkanımızın da ifade ettiği gibi bütün emekçileri evde tutmanın yolunu oluşturabilmektir. Sosyal devletin görevi böyle bir salgında vatandaşı evde tutabilmenin yolunu oluşturmaktır. Geçmişte milyonlarca lira vergi borcunu silerken, sermayeyi güçlendirirken; bugün bağış kampanyası adı altında vatandaşımıza IBAN veriyorsanız bu durum çıkış noktasının ne kadar sorunlu olduğunun bir göstergesidir” dedi.
İSTANBUL’DA 15 BİN İNŞAAT İŞÇİSİ İŞSİZ KALDI
Dev-Yapı-İş Sendikası Genel Başkanı Özgür Karabulut da inşaat işçilerinin sorunlarını şu sözlerle anlattı: “Şantiyeler çok kötü durumda. Biz 50 ve üzeri çalışanı olan 726 firmayı inceledik. Elde ettiğimiz sonuçlara göre sadece İstanbul’da Mart ayında en az 15 bin işçi işsiz kaldı. İktidar bizi koronadan ölmezsek açlıktan ve yoksulluktan ölmeye mahkum ediyor. Güvencesizdik zaten şimdi açlığa mahkum edildik. Ücretli izne çıkaran inşaat firması taşeronda yok denecek kadar az. Büyük şantiyelerin hemen hemen hepsi ilk başta işçi çıkarttılar”