CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, üniversite giriş sınavlarında baraj uygulamasının kaldırılmasına, “Saray’da oturup öğrencilere yolunacak kaz muamelesi yapanlar tarafından bu karar alındı. Bir avuç şirkete bütün kamu kaynaklarını aktarıp gençlere gelince verdikleri krediyi iki katıyla geri alanlar tarafından bu karar alındı. Barajın kaldırılmasına dair bu karar, bu iktidar sürdükçe vasatlığın da hüküm süreceğinin açık göstergesidir” tepkisini gösterdi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, üniversite giriş sınavlarında baraj uygulamasının kaldırılması kararını yazılı açıklama ile eleştirdi.
“TEK BİR GENCE SORULMADAN BU KARAR ALINDI”
Gökçen, yeni açılan birçok üniversiteye talep olmadığını ve devamında iş bulma imkanı sağlanamadığını belirterek, “Yine milyonlarca gencin yaşamını etkileyecek bir konuda bir tek gence sormadan bu karar alındı. Hangi gerekçeyle bu kararın alındığı açıklanmıyor” açıklamasını yaptı. Barajın kaldırılması kararına ilişkin Gökçen, “Artık daha fazla makyajlanamayan genç işsizliği rakamlarını bir süre daha az gösterebilmek için bu karar alındı. Saray’da oturup öğrencilere yolunacak kaz muamelesi yapanlar tarafından bu karar alındı. Bir avuç şirkete bütün kamu kaynaklarını aktarıp gençlere gelince verdikleri krediyi iki katıyla geri alanlar tarafından bu karar alındı” değerlendirmesini yaptı.
“VASATLIĞIN DA HÜKÜM SÜRECEĞİNİN AÇIK GÖSTERGESİ”
Gökçen, “Barajın kaldırılmasına dair bu karar, bu iktidar sürdükçe vasatlığın da hüküm süreceğinin açık göstergesidir. Hiçbir plan, hiçbir bilimsel gerekçe olmadan yükseköğretime dair kararların alınması, buradaki eğitimin dünyada hiçbir geçerliliğinin olmamasına sebep oluyor. Türkiye’nin milyonlarca genci, verdiği emeğin bir karşılığının olmasını istiyor” dedi.
Gökçen, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“CHP iktidarında üniversitelerin son dönemde kontrolsüz açılan kontenjanlarını sınırlayacağız, teknoloji liselerini destekleyeceğiz. Bilimsel, mali ve idari açıdan özerk bir üniversiteyi getireceğiz. Bilim üreten, akademik özgürlüklere sahip, rektörünü ve yönetici kadrosunu kendi bileşenleriyle seçen üniversiteler hedefliyoruz. Kararlarında hiçbir bilimsel gerekçe içermeyen, yalnızca iktidarın üniversiteleri partizanlaştırma aracı olan, bu politik ve popülist kararı veren YÖK’ü kaldıracağız.”