CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, infaz yasa teklifi görüşmeleri sırasında Meclis Genel Kurulu’nda konuştu. Erkek tutuklu gazeteciler ve insan hakları savunucularını hatırlatarak, şunları söyledi: “Ceza Muhakemesi Kanunu'na eklenecek geçici bir düzenlemeyle de belli suçlar ayrı tutularak geçici tahliye ya da adli kontrol getirmelisiniz. Başka türlü bu düzenleme kamuoyunun vicdanında yer bulmaz. Tutuklu gazeteciler var, avukatlar var, sosyal medyada düşüncelerini, eleştiri amaçlı düşüncelerini sert bir şekilde paylaştığı için cezaevinde olan insanlar var.”
‘BAKARA MAKARA’ DİYEN BÜYÜKELÇİ YAPILDI’
Erkek konuşmasında gazeteciler Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Murat Ağırel’in neden cezaevinde olduğunu sordu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın FOX TV sunucusu Fatih Portakala açtığı davayı hatırlattı: “Fatih Portakal? Fatih Portakal bir ‘twit’ atıyor, Sayın Cumhurbaşkanı suç duyurusunda bulunuyor hem de Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu. Ona da talimat veriliyor; talimatla bağış toplanıyor, talimatla suç duyurusu yaptırılıyor, bunlar doğru değil. Bakın, bir gazeteci, kutsal din duygularını istismar ettiği için iki hafta önce tutuklandı ama ‘Bakara makara’ diyen biri, büyükelçi yapıldı.”
‘YARGI SİLAH OLAMAZ’
İş insanı Osman Kavala’nın 2.5 yıldır tutuklu olduğunu belirten Erkek, “Siz yargıyı silah olarak kullanıp özel bir husumetle birine karşı kullanırsanız adaleti yok edersiniz, infaz rejimini de düzeltemezsiniz. Onun için nasıl açıktaki hükümlülerle ilgili geçici bir düzenlemeyle, geçici bir tahliye getiriliyorsa Ceza Muhakemesi Kanunu'na eklenecek geçici bir düzenlemeyle de belli suçlar ayrı tutularak geçici tahliye ya da adli kontrol getirmelisiniz” diye konuştu.
‘ÖRTÜLÜ AF’ NİTELEMESİ YAPTI
Teklifi “örtülü af” diye nitelendiren Erkek, şunları söyledi: “2018 yılında yine infaz kanunu değişiklikleri gündeme geldiğinde, AK PARTİ Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan ‘Benim bir ilkem var, ilkem de şudur: Devlet ancak kendisine karşı işlenen suçlarda affedici olabilir. Kişilere karşı işlenen suçları bizim af yetkimiz yoktur’ demişti. O zaman da infaz kanunu görüşülüyordu. Bu bir örtülü aftır ama bir taraftan da şu da bir gerçek, suçluyu kazıyınca altından insan çıkar. Bu dengeyi çok iyi kurmak zorundayız.”