ANKARA (ANKA)
TBMM Sağlık Aile Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu CHP Sözcüsü, Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, sağlık hizmetlerinin birinci basamağında yer alan aile hekimleri ile aile sağlığı çalışanlarının Covid-19 sürecinin başından beri aktif bir şekilde ve fedakarca çalışmalarına rağmen, Sağlık Bakanlığı tarafından ek ödeme kapsamı dışında bırakılmasına karşı harekete geçti.
Aile hekimleri ile aile sağlık merkezlerinde görev alan çalışanların, eşitlik ilkesi doğrultusunda ve çalışma barışının sağlanabilmesi için ek ödeme kapsamına alınması için TBMM Başkanlığı’na kanun teklifi veren Demirtaş, şunları söyledi:
“Covid-19 salgının ülkemizde görülmeye başladığı ilk andan itibaren, aile hekimleri ile aile sağlığı çalışanları en yoğun şekilde salgına karşı mücadele ederek, tüm zorlu koşullara rağmen ikinci ve üçüncü basamak hastanelerin yükünü hafifletmişlerdir. Her zaman verdikleri sağlık hizmetinin yanı sıra, Covid-19’a ilişkin bilgilendirme, takip, gözlem ve veri toplama ile filyasyon görevlerini de başarıyla yürütmüşlerdir.
KAPSAM DIŞI KALMALARI ADALETSİZLİK
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından yapılan açıklamalarda “Söz konusu hassas dönemde özveriyle görev yapan sağlık çalışanlarının herhangi bir maddi kayba uğramalarının önlenmesi, motivasyon ve teşvik” ifadeleri sıkça kullanılmıştır.
Covid-19 sürecindeki doğrudan riskli ilk grup arasında yer alan, özverili şekilde çalışmalarına ara vermeksizin devam eden aile hekimleri ile aile sağlık çalışanları bu ödeme kapsamına maalesef dahil edilmemiştir. Son derece önemli bir sağlık hizmeti veren, salgın öncesindeki hizmetlerini de aksatmadan yürüten, aile hekimleri ile aile sağlık merkezi çalışanları açısından bu uygulama adaletsiz ve haksız bir sonucu ortaya çıkarmıştır.”
54 BİN SAĞLIK ÇALIŞANI MAĞDUR
Salgının başladığı ilk dönemlerde kişisel koruyucu ekipmanlarda yaşanan ciddi eksikliklere rağmen, aile sağlığı hekimleri ve çalışanlarının hizmetlerini aksatmadan sürdürdüklerine dikkat çeken Ünal Demirtaş, “Taşıdıkları mesleki risklerin büyüklüğüne rağmen sağlık hizmetlerine devam eden 2 aile hekimi bu süreçte maalesef Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Çok sayıda aile sağlığı çalışanın da Covid-19’a yakalandığı ifade edilmektedir. Bugün ülkemizin dört bir yanında canları pahasına görev yapan 27 bin aile hekim ile en az 27 bin aile sağlığı çalışanının bu özverileri görmezden gelinmiştir. Aile hekimliği çalışanları, COVİD-19 sürecinin başından bu yana, toplum sağlığını korumak, vatandaşlar açısından riski azaltmak amacıyla çalışmış, her koşulda sağlık hizmetinin alınabilmesi için olağanüstü bir çaba göstermiştir. Bunun karşılığında beraber çalıştıkları, toplum sağlığı merkezi doktorları, sağlık memurları, hemşireleri COVİD-19 yardımı alırken, çalışma barışını bozacak şekilde aile hekimleri ile aile sağlığı çalışanları bu kapsama alınmamıştır” sözleri ile Sağlık Bakanlığı’nın kararına tepki gösterdi.
KARAR ANAYASA’YA AYKIRI
Anayasa’nın 49’uncu maddesinde yer alan,“Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek , işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır” düzenlemesine işaret eden Ünal Demirtaş, Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan ayırımın çalışma hayatını zedeleyici ve Anayasa’ya aykırı olduğunu da vurguladı.