CHP Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel, 31 Ağustos’ta başlayacak uzaktan eğitime ilişkin altyapı sorunlarını gündeme taşıdı. Adıgüzel, “1,5 milyon öğrencinin internet erişimi olan cihaza, 1 milyon öğrencinin ise internete erişimi yok. Bırakın internete erişimi öğrencilerin yüzde 5’inin evinde televizyon yok. Önümüzdeki eğitim sürecinin belirsizliğini göz önünde bulundurduğumuzda, eğitimdeki eşitsizliğin daha da derinleşmesi riskine karşın cihaz ya da internete erişimi olmayan öğrencilere yönelik acil bir eylem planının hazırlanması, somut adımların atılması gerekmektedir” dedi.
“UZAKTAN EĞİTİMDEKİ ERİŞİM SORUNLARI DEVAM EDİYOR”
Adıgüzel yaptığı açıklamada Türkiye’nin gelişmişlik sıralamasında en sonda yer alan 110 ilçede öğrencilerin yüzde 82’sinin uzaktan eğitim dönemi boyunca EBA’ ya erişemediğine, yüzde 49’unun ise uzaktan eğitim sürecinde cihaz ya da internet problemiyle karşılaştığına, Türkiye genelinde ise EBA’ ya erişemeyenlerin oranının yüzde 54 olduğuna dikkat çekti. Adıgüzel, şu görüşlere yer verdi:
“Geçtiğimiz uzaktan eğitim dönemi bize Türkiye’nin uzaktan eğitim konusunda iyi bir sınav veremediğini gösterdi. Bilgisayar, tablet ya da televizyona, internete erişimi olmayan milyonlarca öğrenci için geçtiğimiz dönem ‘kayıp dönem’ olarak kayıtlara geçti. Öte yandan bu kayıp dönemin nasıl telafi edileceği ya da telafi edilip edilemeyeceği konusunda iç açıcı bir tablo yok önümüzde. Geçtiğimiz dönem tablete, bilgisayara, internete ya da televizyona erişimi olmayan öğrencilerin erişim sorunları bu dönem de devam ediyor. Bu sorunların nasıl çözüme kavuşturulacağına dair ise ortada henüz bir eylem planı ya da atılan somut adımlar yok. Önümüzdeki dönemin de milyonlarca öğrenci için ‘kayıp’ dönem olmaması için gerekli adımların bir an evvel atılması gerekmektedir. Gerekirse tüm kaynaklar bunun için seferber edilmelidir.”
“ÖZEL VE DEVLET OKULLARI ARASINDAKİ EŞİTSİZLİK DERİNLEŞİYOR”
Özel ve devlet okullarının arasındaki farkın gittikçe büyüdüğü ve bu uçuruma bir de dijital farklılıkların eklendiğini belirten Adıgüzel şöyle dedi:
“Özel ve devlet okulları, diğer bir deyişle yoksul ve zengin kesim arasındaki derin uçurumun en büyük hissedildiği alanlardan biri de gittikçe derinleşen dijital uçurum. Türkiye’de bir tarafta hem tablete, hem bilgisayara hem de akıllı telefona erişen öğrenciler, diğer tarafta herhangi bir cihaza sahip olmadığı için akşam babasının ya da annesinin eve gelmesini bekleyen ve onun cep telefonundan internete girmeye çalışan hatta evinde televizyonu olmayan olsa dahi kalabalık hanede yaşadığı için televizyon önceliği olmayan öğrenciler. TUİK verilerine göre Türkiye’de 2 buçuk milyondan fazla hanede, hane halkı sayısı 6’nın üzerinde. Kalabalık hanelerde yaşayan çocukların ne kadarının televizyona erişebildiği ise başka bir muamma. Özellikle yoksul ve kırsal bölgelerden iletişime geçtiğimiz öğretmenlerin birçoğu sınıflarındaki öğrencilerin yarısından fazlasının EBA’ ya erişemediğini ifade ediyor ve ne yazık ki bu durumun yeni dönemde iyileştirileceğine dair de umutlu değiller.”
“EVRENSEL HİZMET FONU DEVREYE ALINMALI”
“Evrensel Hizmet Fonu "nda 2006 – 2018 yılları arasında toplanan 10 milyar TL’ye yakın para toplandığını, Fatih Projesi değerlendirildiğinde Aralık 2019 tarihi itibariyle sadece 1 milyar 729 milyon 793 bin lirasının eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması amacıyla harcandığına dikkat çeken Adıgüzel, Fon’un devreye sokulması gerektiğini vurguladı.