AKP, YÖK Kanunu’nda akademisyenlerin meslekten ihracını düzenleyen maddede değişiklik öngören teklifini komisyondan geçirdi. Teklifte “terör propagandası yapmak” meslekten ihraç nedeni olarak düzenlendi. CHP’li Utku Çakırözer teklifin Meclis’te kabul edilmesi halinde ‘akademisyenlerin düşüncelerini söyleyemez, gerçekleri açıklayamaz ve halkı bilgilendiremez hale geleceğini’ söyledi.
TBMM Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Komisyonu’ndan AKP, akademisyenlerin meslekten ihracını düzenleyen YÖK Kanunu’ndaki maddeleri değiştiren teklifi kabul edildi. Teklifte “Kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller” kapsamı genişletildi. Mevcut kanundaki, “Terör niteliğinde eylemlerde bulunmak veya bu eylemleri desteklemek” maddesinin, “Terör örgütlerinin propagandasını yapmak, bu örgütlerle eylem birliği içerisinde olmak veya yardım etmek, kamu imkan ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak” olarak değiştirilmesi önerildi. Teklifin infaz indirim yasa teklifinin ardından Meclis Genel Kurulu’na gelmesi bekleniyor.
Anayasa Mahkemesi (AYM) AKP’nin tekliftekine benzer bir düzenlemeyi “Anayasa’da bu kişiler için öngörülen güvencelerle örtüşmediği” ve “bilimsel özerkliğe aykırı olduğu” gerekçeleriyle iptal etmişti.
Komisyonda kabul edilen düzenlemeye CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’den tepki geldi. Çakırözer, “Bu düzenleme üniversitede akademisyenler için yeni bir kıyımın önünü açar. YÖK ve atanmış rektörlerin insafına bırakılan akademisyenlerimiz için bilimsel özerklik tamamen sona erer” dedi.
‘AKADEMİSYENLER DÜŞÜNCELERİNİ SÖYLEYEMEZ HALE GELİR’
AYM’nin iptal kararına hatırlatan Çakırözer, şunları söyledi: “Bu karara karşın disiplin cezaları içine yine ‘terör propagandası’ eklenerek kapsam genişletiliyor. Maddeye eklenen ‘terör örgütü propagandası’ kavramı Türkiye’de yargı sistemi içinde düşünce özgürlüğünün yargılanmasında en çok kullanılan unsurdur. Çünkü propaganda kavramı ve değerlendirmesinin çerçevesi çok geniştir. Gazeteciler başta olmak üzere iktidarı eleştirenlerin de terörist gibi muamele gördüğü ülkemizde Türkiye’de ciddi mağduriyetlerin önü açılır. Akademisyenlerimiz düşüncelerini söyleyemez, gerçekleri açıklayamaz ve halkı bilgilendiremez hale gelir.”