Anka Haber

Bornova Belediyesi'nden öğrencilere Kış Bilim Kampı

Mahreç: BULTEN
16.01.2025 10:52
Güncelleme: 01.06.2026 23:17
Bornova Belediyesi'nden öğrencilere Kış Bilim Kampı

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri'nden İzmir Barosu yönetimine soruşturmaya tepki: “İzmir Barosu cezalandırılmak isteniyor”

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında başlatılan soruşturmaya tepki gösterdi. Bileşenler adına ortak açıklamayı yapan İzmir Tabip Odası Başkanı Gül Ergör, “İzmir Barosu, cezaevlerindeki hak ihlallerini raporladığı ve bu konuda kamuoyu oluşturduğu, ayrıca 19 Mart protestolarına katıldığı için cezalandırılmak istenmektedir” dedi.

16 Haziran 2026 15:19

Aa

(İZMİR) - İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında başlatılan soruşturmaya tepki gösterdi. Bileşenler adına ortak açıklamayı yapan İzmir Tabip Odası Başkanı Gül Ergör, “İzmir Barosu, cezaevlerindeki hak ihlallerini raporladığı ve bu konuda kamuoyu oluşturduğu, ayrıca 19 Mart protestolarına katıldığı için cezalandırılmak istenmektedir” dedi.

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri bileşenleri, İzmir Barosu başkanı ve yönetimi hakkında soruşturma başlatılmasına ilişkin baro basın toplantısı düzenledi.

İzmir Barosu binasında düzenlenen toplantıya Baro Başkanı Sefa Yılmaz, TMMOB İKK Sekreteri Aykut Akdemir, DİSK Ege Bölge Temsilcisi Deniz Şahin Gümüştekin, İzmir Tabip Odası Başkanı Gül Ergör ve İzmir Demokrasi Güçleri bileşenleri katıldı.

YILMAZ’DAN ATAMA TEPKİSİ

Son yapılan hakim ve savcı atamalarına tepki gösteren Baro Başkanı Sefa Yılmaz, “Ne yazık ki süreç, toplum açısından son derece olumsuz bir şekilde devam ediyor. Hakkımızdaki soruşturmanın hemen akabinde bir kararname düzenlendi ve hakimler ile savcıların bir çoğunun ataması gerçekleştirildi. Daha doğrusu bazı hakim ve savcılar sürgün edildi, bazıları da liyakat olmadan çok önemli görevlere getirildi. Yeni Adalet Bakanı’nın ilk yaptığı işlerden biri daire başkanlarının tamamını değiştirmek olmuştu. Şimdi de İzmir ile ilgili bazı tasarrufları var. Bize yapılan bu hukuki şiddetin bir yönüyle artarak devam edeceğinin göstergesi bunlar. Sadece Baro'ya değil, bütün muhalif kesime karşı bir gözdağının ötesine geçen hukuki davranışı gerçekleştirmeye başladılar. Gündem, hukukun bir sopa olarak bu ülkenin devrimcilerine, sosyalistlerine bir tehdit olarak kullanılıyor. Baro da yeniden dizayn edilmeye çalışılan bir kamu kurumu. Özgür ve adil bir düzen istiyoruz ama bu yaşadıklarımız, karanlığın daha da artacağı bir sürece evriliyor. Ama biz mücadelemizi devam ettireceğiz” dedi.

ERGÖR: “CEZALANDIRILMAK İSTENİYORLAR”

Emek ve Demokrasi Güçleri adına ortak açıklamayı okuyan Gül Ergör ise Baro üyeleri hakkında başlatılan soruşturmanın ‘gözdağı ve cezalandırma’ amacı taşıdığı ifade ederek şunları söyledi:

“Toplumun tüm kesimleri üzerinde büyük bir soruşturma, kovuşturma, tutuklama politikası yürütülmekte, hak, özgürlük, adalet, demokrasi, emek gibi en temel talepler dahi çeşitli yaptırımlarla cezalandırılmak istenmektedir. Bugün de İzmir Barosu, cezaevlerindeki hak ihlallerini raporladığı ve bu konuda kamuoyu oluşturduğu, ayrıca 19 Mart protestolarına katıldığı için cezalandırılmak istenmektedir. İzmir Barosu bugün avukatlık yaptığı, baro olmanın gereğini yerine getirdiği için, Avukatlık Kanunu’nun barolara vermiş olduğu insan haklarını, özgürlükleri ve demokrasiyi ilerletme ve koruma görevini ifa ettiği için sanık kürsüsüne çıkartılmak istenmektedir.

“HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE MÜDAHALEDİR”

İzmir Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında başlatılan soruşturmanın özü tamamen kanunu, hukuku uygulamak ve bu konuda cesaret göstermektir. Demokratik bir toplumda barolar; hukukun üstünlüğünün, savunma hakkının, insan haklarının ve yargı bağımsızlığının güvenceleri arasında yer alır. Baroların görevi salt avukatların mesleki sorunlarıyla ilgilenmek değildir. Barolar aynı zamanda hukuksuzluklara karşı toplumu uyarmak, temel hak ve özgürlükleri savunmak ve kamu yararını gözetmektir. Bu görev, hem anayasal hem de yasal bir sorumluluktur. Baroların ve meslek örgütlerinin açıklamalarını, eleştirilerini ve demokratik tutumlarını soruşturma konusu haline getirmek; ifade özgürlüğüne, örgütlenme özgürlüğüne ve savunma mesleğinin bağımsızlığına yönelik ciddi bir müdahaledir. Hukukun, eleştirel düşünceyi ve demokratik muhalefeti bastırmanın aracı haline getirilmesi kabul edilemez. Savunmanın susturulmaya çalışıldığı, meslek örgütlerinin baskı altına alındığı bir ortamda hukuk devletinden, adil yargıdan ve demokratik toplum düzeninden söz etmek mümkün değildir. Çünkü savunma makamı ve barolar avukatlarla birlikte, tüm toplumun güvencesidir. Barolara yönelik her türlü baskı girişimi, yurttaşların hak arama özgürlüğüne yönelmiş bir müdahale niteliği taşımaktadır.

“HİÇ KİMSE YALNIZ DEĞİLDİR”

Bizler, İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri olarak; İzmir Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında başlatılan soruşturmanın karşısında olduğumuzu, hukuki dayanaktan yoksun bu girişimin derhal sonlandırılması gerektiğini ifade ediyor, İzmir Barosu’nun yanında olduğumuzu, savunmanın bağımsızlığını, hukuk devletini ve demokratik hakları savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz. Hiç kimse yalnız değildir. Savunma susmayacak, demokrasi ve adalet mücadelesi devam edecektir. Ne mutlu Türkiye’ye ki İzmir Barosu vardır ve daima var olacaktır” ifadelerini kullandı.


Anka Haber | Bornova Belediyesi'nden öğrencilere Kış Bilim Kampı