Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü'ne AKP'li Melih Bulu'nun atanmasına yönelik protesto eylemleri sürüyor. Öğretim üyeleri bugün de Güney Kampüs'te bir araya gelerek rektörlük binasına arkalarını döndü. Öğretim üyelerinin yaptığı açıklamada, Boğaziçi Üniversitesi'nin akademik performansının gerilediği iddiasını kabul etmenin mümkün olmadığı belirtilerek, YÖK Başkanlığı’na gönderilen detaylı bilgi ve info-grafiklerle bu iddianın çürütüldüğü belirtildi.
Boğaziçi Üniversitesi'nin öğrencileri gibi öğretim üyeleri de Rektör Bulu'nun atanmasına ilişkin eylemlerini sürdürüyor. Öğretim üyeleri bugün de cübbelerini giyip rektörlük binasına arkalarını döndü. Öğretim üyeleri ayrıca ortak bir açıklama yaparak, özellikle Boğaziçi Üniversitesi'nin akademik başarısının düştüğü yolundaki eleştirilere tepkilerini dile getirdi. Açıklamada, rektör değişiminin sebebi olarak sunulan Boğaziçi Üniversitesi'nin akademik performansının gerilediği iddiasına ilişkin öğretim üyelerinin YÖK Başkanlığı’na da bilgi notu gönderdiği, iddianın detaylı bilgi ve info-grafikler ile çürütüldüğü belirtildi.
Öğretim üyelerinin, her hafta rektörlük atama süreci ve bu atamaya yönelttikleri itirazlarla ilgili açıklama yapacağı bildirildi.
Bu kapsamda hafta boyunca atılan adımlar şu şekilde sıralandı:
- "Bildiğiniz gibi 8 Ocak 2021 Cuma günü, yani tam bir hafta önce bu basamaklarda Boğaziçi Üniversitesi Senatosunun oybirliğiyle kabul ettiği etik ilke ve prensipler etrafında oluşturulmuş olan “Kabul Etmiyoruz/ Vazgeçmiyoruz” metni 250’yi aşkın öğretim üyesinin katılımıyla okundu. Rektörlük atamasının kabul edilemez olduğu toplu halde vurgulandı.
-10 Ocak 2021 Pazar gecesi 400’e yakın Boğaziçi hocasının katılımıyla rektör ataması krizinin ele alındığı çevrimiçi bir forum gerçekleştirildi. Bu forum, üniversitenin temel bileşenlerinden olan hocaların köklü kurumsal geçmişlerindeki ilk buluşmaları değil. Son da olmayacak. Yıldırma çabalarına kulak asmayacağız.
-12 Ocak 2021 günü İktisadi İdari Bilimler, Fen-Edebiyat ve Eğitim Fakülteleri olağanüstü olarak fakülte genel kurullarını topladılar. (Mühendislik fakültesi bu tarz bir toplantıyı bir önceki hafta gerçekleştirmişti.) Aynı gün Yabancı Diller Yüksek Okulu birimi de olağanüstü olarak toplandı. Toplantılarda rektör atamasıyla ortaya çıkan ve gündelik kurumsal hayatımızı sekteye uğratan kriz süreci değerlendirildi.
-Prof. Dr. Mehmed Özkan’ın Rektör olarak görev yaptığı dönemde yönetimde kendisiyle çalışan öğretim üyeleri 13 Ocak 2021 tarihinde bir bilgi notu yayınladılar. YÖK Başkanlığı’na da gönderilen bu bilgi notu, rektör değişiminin sebebi olarak sunulan Boğaziçi’nin akademik performansının gerilediği iddiasını, detaylı bilgi ve info-grafikler ile açıkça çürütüyor.
-Boğaziçi Üniversitesi Senatosu tarafından 2016’da oluşturulan “Yükseköğretimde Yönetim Yapılanması” komisyonu Melih Bulu’nun atanmasından sonra yeniden göreve çağrıldı ve 12 Ocak 2021 tarihinde çalışmalarına başladı. Komisyon dünyadaki örnekleri ve Türkiye’deki uygulamanın tarihsel gelişimini göz önünde bulundurarak, özerk ve demokratik bir üniversite modeline dair önerileri oluşturmayı ve bu önerileri yurt çapında tartışmaya sunmayı hedefliyor.
-Çok çeşitli medya mecralarında hocalarımız ve öğrencilerimiz neden bu rektör atamasına karşı olduklarını bu hafta da açıklamaya devam ettiler. Özellikle, kamu yararı için akademik özgürlüklerin ve demokratik üniversite yönetiminin önemini vurguladılar. Bu rektör atamasının akademik hayatı ve öğrencilerin eğitimlerini nasıl olumsuz yönde etkilediğinin altını çizdiler. Bu açıklamaların kronolojik olarak listelendiği ve internet bağlantılarının belirtildiği bir web sitesi oluşturma aşamasındayız. Bu site faal olduğu anda Üniversite bileşenleri ve kamuoyuyla paylaşacağız.
-Son olarak, tüm hafta boyunca her gün (bugün de olduğu gibi) saat 12de güney meydanda hocalar cübbeli olarak rektörlük önünde nöbetlerini gerçekleştirdiler. Öğrencilerimiz bizimle birlikte her gün nöbet tuttular; içinde şarkı kliplerinin de olduğu birçok yaratıcı eylem ortaya koydular. Boğaziçi hoca ve öğrencilerinin yanı sıra ülke sınırları içinde ve dışında dayanışma ağları oluşturuldu ve özellikle diğer üniversitelerden yoğun destek girişimleri başlatıldı. Dayanışma gösteren tüm hoca ve öğrenci arkadaşlarımıza müteşekkiriz."