Çağdaş Hukukçular Derneği Ankara Şubesi, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Ankara Şubesi, Toplumsal Hukuk, Hukukçu Dayanışması, Demokrasi İçin Hukukçular ve Adalet İçin Mücadele isimli avukat örgütleri, Yargıçlar Sendikası Başkanı Yargıç Ayşe Sarısu Pehlivan’ın ve Demokrat Yargı Derneği Eşbaşkanı Yargıç Orhan Gazi Ertekin’in, Grup Yorum Üyesi İbrahim Gökçek’in ölümüne dair yaptıkları paylaşımlar nedeniyle soruşturma başlatılmasına ortak açıklamayla tepki gösterdi. Açıklama Ankara Barosu’nun toplantı salonunda gerçekleşti.
Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından başlatılan soruşturma nedeniyle Pehlivan’ın 3 ay görevinden uzaklaştırıldığı hatırlatılan açıklamada, "Soruşturma konusu olan sosyal medya paylaşımlarında yargıçlar yaşam hakkına sahip çıkmışlardır. Yaşam hakkı, en üst insan hakkıdır. Devletin Yaşam hakkını pozitif koruma yükümü vardır. Türkiye’de siyasal iktidar bu pozitif yükümünü açıkça terk etmiştir. HSK da siyasal iktidara paralel olarak bu pozisyonu yargıya dayatmaktadır” denildi.
‘YARGILAMALAR BAĞIMSIZ MAKAMLARCA YAPILMIYOR’
Pehlivan ve Ertekin'in yaşam hakkını savunduğuna dikkat çekilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Gerçeklerin perdelenmesine izin vermeyen gazetecilerin, insan hakları savunucularının, her türlü hak gaspının karşısında duran avukatların, sosyal medyada iktidarı eleştiren yurttaşların ‘terör’ soruşturmaları ve yargılamalarıyla bastırılmak istendiği bilinmektedir. Bu soruşturma ve yargılama süreçlerinin ‘bağımsız’ yargı makamlarınca yürütüldüğünü söylemek ise, mümkün değildir.”
‘TECAVÜZ LİSTELERİNE İŞLEM YOK’
“Hangi ifadelerin ‘terör’ suçu kapsamında yargılandığı kadar, hangi ifade ve eylemlerin yargılamaya konu yapılmadığı da, yargının bağımsızlığına ilişkin bir ölçüdür. Ayşe Sarısu Pehlivan’ın, yaşamı savunan ifadeleri ‘terör’ soruşturmalarıyla bastırılmak istenirken, bir cenazeyi mezardan çıkartıp yakmakla tehdit edenler, tecavüz ve ölüm listeleri hazırlayanlar hakkında hiçbir işlem yapılmaması, yargının iktidardan yana aldığı pozisyonun açık bir göstergesidir.”
‘GÖZDAĞI VERİRCESİNE SUSTURULMAK İSTENİYOR’
“Tüm bu soruşturmalar, bağımlı yargıda fikirlerini özgürce ifade edebilen tek bir yargıç kalmaması ve tam bir bağımlılaştırma amacındadır. Pehlivan ve Ertekin ‘hala’ konuşabilen, ‘hala’ bağımsız örgütlü mücadele yürütebilen yargıçlar olarak, diğer yargıç ve savcılara gözdağı da verircesine, susturulmak istenmekte; tutuklama, sürgün, görevden uzaklaştırma ve ihraç tehditleri ile onurlu yargıç ve savcıları inandıkları hukuksal değerlerden geri adım atmaya zorlamaktadır.”
‘HSK KARARINDAN GERİ DÖNMELİ’
“HSK, hakimlik teminatına ve sendikal teminatlara da aykırı bu kararından geri dönmelidir. HSK’yı, hak ve özgürlüklere siyasal iktidarın gözüyle değil, düşünce ve ifade özgürlüğünü gözeten bağımsız yargı perspektifiyle bakmaya çağırıyoruz. Ayrıca Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Hâkimlerin Bağımsızlığı, Etkinliği ve Sorumlulukları hakkında üye devletlere yönelik 2010/12 sayılı Kararını hatırlatıyoruz: Hâkimler, resmi görevleri dışında faaliyetlerde de yer alabilir. Hâkimlerin katılabileceği faaliyetler, (ancak) tarafsızlık ve bağımsızlıklarına ters düşmeyecek faaliyetlerle sınırlandırılmalıdır (21. madde). Hâkimler, bağımsızlıklarını güvence altına almayı, menfaatlerini korumayı ve hukukun üstünlüğünü teşvik etmeyi amaçlayan meslek kuruluşları kurmakta ve bu kuruluşlara üye olmakta serbest olmalıdır. (25. madde).”