Başkent Ankara'da, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yanındaki Ahmet Hamdi Akseki Camii'nde kısıtlı sayıda cemaatin katılımıyla Ramazan Bayramı namazı kılındı.
İçişleri Bakanlığının Kovid-19 tedbirleri kapsamında yayınladığı, “Cami ve Mescitlerde Cemaatle İbadet Edilmesi” hakkındaki genelgeye göre tedbirlerin alınarak kılınan bayram namazına, sokağa çıkma kısıtlamasında görevli olan emniyet, jandarma ve UMKE ekipleri, sağlık personeli, temizlik işçileri ile güvenlik görevlileri de katıldı.
Kılınan bayram namazı sonrası Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Ramazan Bayramı hutbesini okudu.
Erbaş, hutbesinde bayramların dilleri, ırkları, kültürleri farklı olsa da inancı bir olan müslümanların aynı hissiyatı yaşadığı günler olduğunu söyleyerek " İyilik ve mutluluğun, sevgi ve esenliğin dalga dalga yayıldığı, dayanışma ruhunun güçlendiği, kardeşlik bağlarının kuvvetlendiği nadide vakitlerdir. Geçen ömrümüzü muhasebe etmeyi, özümüze ve fıtratımıza yeniden yönelmeyi hatırlatan müstesna zamanlardır" dedi.
"BURUK BİR BAYRAM SABAHINA UYANDIK"
Koronavirüs salgını nedeniyle buruk bir bayram sabahına uyanıldığını ifade eden Erbaş hutbede şunları söyledi:
"Geçmiş yıllarda olduğu gibi millet olarak coşkuyla camilere koşup saf tutamadık. Sosyal mesafeyi korumak, virüs bulaştırıp kul hakkına girmemek için bayram ziyaretleri yapamayacağız. Musafaha edip birbirimizle kucaklaşamayacağız. Çocuk, yaşlı, genç bütün yakınlarımızla aynı sofra etrafında toplanamayacağız. Ancak şu hususa inancımız tamdır ki kalplerimiz aynı heyecanla attığı müddetçe mesafelerin hiçbir önemi yoktur. Aynı duyguları yaşadığımız, aynı hisleri paylaştığımız sürece uzakta olmak yârenliğimize engel değildir. Yeter ki gönül hanemizde sevdiklerimizi ağırlayalım. Onlara sevgimizi, şefkatimizi, muhabbetimizi ikram edelim. Cenâb-ı Hakkın şu tavsiyesine uygun nezih bir hayat sürelim. Rabbimiz buyuruyor ki; “Müminlerin erkekleri de kadınları da birbirlerinin velîleridir; iyiliği teşvik eder, kötülükten alıkoyarlar, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah ve rasülüne itaat ederler. İşte onları Allah merhameti ile kuşatacaktır. Şüphesiz Allah mutlak güç ve hikmet sahibidir."
"KÜSKÜNLÜKLERİ SONLANDIRALIM"
Bir milletin en büyük zenginliğinin farklı etnik köken, inanç, mezhepten gelen insanların huzur içinde bir arada yaşama anlayışına sahip olduğunu vurgulayan Erbaş, "Bayramlar, hürmete layık günlerdir. O halde bu günler hürmetine küskünlükleri ve dargınlıkları sonlandıralım. Kardeşliğimizi zedeleyecek davranışlardan ve ahlaki zaaflardan uzak duralım. Bir milletin, toplumun en önemli zenginliklerinden birisi farklı inançtan, farklı etnik kökenden, farklı mezhep ve meşrepten insanların barış ve huzur içerisinde bir arada yaşama anlayışına sahip olmasıdır. Farklılıklarını zenginlik kabul ederek birlik ve beraberliğe zarar verecek her türlü davranıştan uzak durmasıdır. Ötekinin farklılığına saygı göstermesi, özellikle inanç değerlerine saygıda zerrece kusur etmemesidir. Bu vesileyle Peygamber Efendimizin şu uyarısını bayram günü yeniden hatırlayalım: 'Birbirinizin eksiğini bulmaya çalışmayın, özel ve mahrem hayatını araştırmayın. Birbirinize haset etmeyin, küsüp de sırtınızı dönmeyin, kin ve nefret beslemeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun!” diye konuştu.
"CEMAATLE NAMAZ KILACAĞIMIZ GÜNLER YAKLAŞTI"
Erbaş, 29 Mayıs günü Cuma namazı ile camilerin kademeli olarak ibadete açılacağını hatırlatarak "Salgın hastalıkla mücadele tedbirleri kapsamında bir süredir camilerimizde cemaatle ibadete ara vermiştik. İnşallah 29 Mayıs günü, Cuma namazıyla birlikte camilerimiz kademeli olarak cemaatle ibadete açılacaktır. Camilerimizde ve cemaatle namaz kılacağımız günler yaklaştı. Bizleri bu günlere kavuşturan Rabbimize sonsuz hamd ü senalar olsun" dedi.
"CAMİLERE GELİRKEN MASKEMİZİ TAKALIM"
Camilerimiz cemaatle ibadete açıldıktan sonra da alınacak tedbirleri de hatırlatan Erbaş, hutbesinde şu uyarılarda bulundu:
"Aynı kararlılıkla, aynı titizlikle salgın hastalıkla mücadele tedbirlerine uymak öncelikli görevimizdir. Bu süreçte, sadece öğle ve ikindi vakitlerinde, camilerimizde cemaatle namazlarımızı eda edeceğiz. Cuma namazlarını ise risk azalıncaya kadar camilerimizin avlularında ve açık alanlarda kılacağız. Ancak kronik hasta, 65 yaş üzeri büyüklerimiz ve 20 yaş altı kardeşlerimiz ile hastalık belirtisi taşıyanlar biraz daha sabredecekler ve namazlarını evlerinde kılmaya devam edecekler. Cami şadırvanları kapalı olacağından, öncesinde abdestimizi alarak camiye gelelim. Kişisel seccadelerimizi yanımızda getirelim. Cami içinde işaretle belirlenmiş yerlere seccademizi serip namazımızı orada kılalım. Camiye gelirken maskemizi takalım ve evlerimize dönünceye kadar çıkarmayalım. Her yönden sosyal mesafe kuralına riayet edelim. Musafahalarımızı belli bir mesafeden gönül selamıyla yapalım. Cami görevlilerimizin uyarı ve yönlendirmelerine sabırla ve hassasiyetle riayet edelim. Ta ki özlem duyduğumuz, hasretini çektiğimiz günlere bir an evvel kavuşalım inşallah."