Ankara Tabip Odası (ATO) Dr. Şeyhmus Gökalp’in tutuklanması ile ilgili yaptığı açıklamada “Bir itirafçının maddi kanıtlardan uzak ifadelerinin Gökalp’in tutuklanmasında dayanak olarak gösterildiği! ifade edilerek, bu durumun "Anayasa ve Uluslararası sözleşmelere göre suç unsuru olarak kabul edilmeyeceği" hatırlatıldı.
Ankara Tabip Odası’nda gerçekleştirilen açıklamada iki dönem Merkez Konsey Üyeliği yapan ve halen TTB Yüksek Onu Kurul Üyesi olan Şeyhmus Gökalp’in tutuklanmasına tepki gösterildi. Toplantıya Türkiye Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyesi Dr. Sezai Berber, TTB ikinci Başkanı Dr. Ali İhsan Ökten, ATO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Muharrem Baytemür, Dr. Haydar Can Dokuyan katıldı.
TTB’nin daha önce yaptığı açıklamaya göre, Şeyhmus Gökalp’ın tutuklanma gerekçelerinden ilki yapıldığı tarihte hükümet tarafından yasallığı tartışılmayan bir platformun toplantısına katıldığı iddiası. İkincisi ise 2016 yılında teslim olan bir itirafçının Mart 2019’da birçok hekimle beraber Dr. Şeyhmus Gökalp hakkında da soyut beyanlarda bulunması.
“BİR İTİRAFÇININ YALAN BEYANLARIYLA TUTUKLU”
Açıklamada Dr. Ökten söz alarak, “İnsan hakları anıtını gözaltına alan bir ülke, tabi ki kendi vatandaşlarını da hiçbir gerekçe göstermeden gözaltına alabilir. Şeyhmus, sanki yasadışı işler yapmış gibi sorgusuz sualsiz ne olduğu bilinmeyen tanıkların ifadeleri ile uzun süredir gözaltında tutuklanmaktadır” dedi.
TTB Yüksek Onur Kurul Üyesi Berber ise, “Şeyhmus ile zor koşullarda beraberdik. İlkokula başlamamış iki kızı var. Çocuklarından uzak kaldığı dönem onu ve çocuklarını çok etkiliyor. Bir itirafçının yalan beyanla gözaltına aldırdığı Şeyhmus’un bir an öne TTB Onur Kurulu çalışmalarına dönmesini istiyoruz” açıklamasında bulundu.
Diyarbakır Cezaevinde 35 gündür hakkında tutuklanma kararı verilen Gökalp ile ilgili yapılan açıklama şöyle :
“20 Kasım 2020 tarihinde gözaltına alınan Şeyhmus Gökalp 23 Kasım’da çıkarıldığı mahkemece hakkında tutuklanma kararı verildi. 35 gündür Diyarbakır Kapalı Cezaevi’nde bulunan Gökalp bir itirafçının maddi kanıtlardan uzak ifadeleri dayanak olarak kabul edilmiş ve tutuklanmıştır. Bu itirafçı teslim olduğu 2010 tarihinde çok sayıda kişi hakkında ifade verdiği halde Gökalp hakkında hiçbir beyanda bulunmamıştır.
GÖKALP’IN CEZAEVİNDE TUTULMASI ANAYASAYA AYKIRI
Ancak ne hikmetse itirafçı teslim olduktan 3 yıl sonra 26 Mart 2019 tarihinde birçok kişi hakkında olduğu gibi Şeyhmus Gökalp ile ilgili yalan beyanlarda bulunmuştur. Bölgede halk üzerinde baskı olarak kullanılan itirafçı beyanları burada da karşımıza çıkmaktadır. Anayasamızın taraf olduğu Uluslararası sözleşmeler somut delil teşkil etmeyen iddiaların suç unsuru olarak kabul edilmeyeceğinin hükmüne bağlamıştır. Yargıtay Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu yönde verdiği birçok karar mevcuttur. Dolayısıyla kendi hukukuna aykırı somut kanıtlara dayanmayan tanık beyanları gerekçe gösterilerek doktor Şeyhmus Gökalp’in tutuklanmasını kabul etmiyoruz.”