Anka Haber Ajansı

Ankara Kalesi, tarihi dokusuna yeniden kavuştu

Mahreç: ANKA HABER
19.12.2025 12:17
Güncelleme: 03.06.2026 16:42

Gürsel Tekin: "Gidin, arının, aklanın gelin başımızın üstünde yeriniz var"

Gürsel Tekin, CHP'deki ihraçlara ilişkin "Partimizin kurumsal kimliğine uygun davranmadıkları için ilişkileri kesilmiş. Belediye başkanları siyaseti yönlendiremez. Siyaseti yönetemez. Siz genel başkanınızı, sizi var eden Sayın Kılıçdaroğlu'na en ağır lafları söyleyeceksiniz sonra da 'Biz niye disipline verildik' diye şikâyetçi olacaksınız. Bir iş insanı çıkıp partinin yöneticilerinin gözlerinin içine bakarak 'Size rüşvet verdim', Sayın Özel'e de çağrı yaparak, 'Bunların telefonları da benim telefonumda şu anda' diyebiliyorsa siz de bir suç duyurusunda bulunmuyorsanız elbette kusura bakmayın kardeşim ilişkiniz kesilir. Gidin, arının, aklanın, gelin başımızın üstünde yeriniz var" dedi.

13 Haziran 2026 15:20

Güncelleme: 13 Haziran 2026 15:29

Aa

(İSTANBUL) - CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, CHP'deki ihraçlara ilişkin "Partimizin kurumsal kimliğine uygun davranmadıkları için ilişkileri kesilmiş. Belediye başkanları siyaseti yönlendiremez. Siyaseti yönetemez. Siz genel başkanınızı, sizi var eden Sayın Kılıçdaroğlu'na en ağır lafları söyleyeceksiniz sonra da 'Biz niye disipline verildik' diye şikâyetçi olacaksınız. Bir iş insanı çıkıp partinin yöneticilerinin gözlerinin içine bakarak 'Size rüşvet verdim', Sayın Özel'e de çağrı yaparak, 'Bunların telefonları da benim telefonumda şu anda' diyebiliyorsa siz de bir suç duyurusunda bulunmuyorsanız elbette kusura bakmayın kardeşim ilişkiniz kesilir. Gidin, arının, aklanın, gelin başımızın üstünde yeriniz var" dedi.

CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, İstanbul İl Başkanlığı'nda gerçekleştirdiği basın toplantısında partisinde son dönemde yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazeteci Fatih Altaylı'nın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na ilişkin iddialarına tepki gösteren Tekin, şunları söyledi:

"Önce Sayın Genel Başkanı'mızın lüks ofislerinin hesabını sordu Altaylı. Lüks ofislere bak. O lüks ofisin bir tanesi senin çok yakinen tanıdığın, bizim de çok sevdiğimiz bir ağabeyimiz, hatta zaman zaman hediye saatlerin orada alındığını da sana hatırlatayım. İkincisi Sayın Kılıçdaroğlu'nun zaten avukatının ofisi vardı. Lüks, neresi lüks bilmiyorum, iki neresi büyük paralar harcanmış onu da çok merak ediyorum. Şunları hiçbir gazeteci yazamadı, mesela şu uçağa binenleri sorabildin mi Fatih efendi? Sor. Milyar dolarları, rantları kim bunlara tahsis etti? Burada da garip bir şey var. Bu zatımuhteremler geçmiş dönemde, çünkü o toprak dökümünün olduğu yerde üç kez eylem yapan İstanbul'un milletvekili olarak soruyorum, dönemin Çevre Şehircilik Bakanı, dönemin Orman bakanı nasıl izin verdiniz? Şimdi bu soru size. İlişki soruyorsunuz ya CHP belediyesi, AKP bakanlıkları bu ilişkiler içinde olacaksınız, soruyu da bize soracaksınız.

GAZETECİ FATİH ALTAYLI'YA TEPKİ

Altaylı ve şurakası ve kirli medya benim servetimle ilgili bir türlü karar veremediler. Kardeşim karar verin, ona göre cevap vereceğim. Haberlerine bak. Aynı gazeteler. 'Gürsel Tekin'in mal varlığı. 286 daire. 9 villa, 7 benzin istasyonu, 11 temizlik şirketi'. Sonra dün Gürsel Tekin Bodrum'da villasının kirasını ödemediği için mahkemelik oldu. Ocağınız sönsün. Ya buna evet deyin ya buna. Fatih ve şurakası, Hüseyin Gün'ün askerleri. Çok şükür bizimle ilgili bakın şurada hiç toz olmadı. 43 yıl buraya toz konmadı. Birincisi bir villa değil. İkincisi 52 metrekarelik bir tane minik daire. Üçüncüsü 33 gün orada pandemi döneminde kiraladık, aldık. Sonra da vazgeçtim, dedim ki gidip gelemiyoruz, ayrılacağım ama içindeki eşyaları da biz satın almıştık. Sonra tabii adamın büyük olasılıkla kudretli avukatları var. Bizim arkadaşlarımız bu konuda zayıf kaldılar. Bizim eşyalarımızla ilgili faturaları ibraz edememişler. Şimdi biz üst mahkemeye başvuru yaptık. Ama bütün buna rağmen arkadaşlarıma dedim ki adamın anahtarını verin. Biz bu işten vazgeçtik. Önümüzdeki süreçte yargıda hangimizle ilgili karar verirse verir. Hiç kimsenin bir lirası bizde kalmaz, olmaz da. Ama bununla ilgili şimdi bu çok ayıp olur, adamın ne olduğunu adamın nasıl bir nitelikte olduğunu, kimlerle ilişkilerde olduğunu önümüzdeki günlerde onlar da sizi göreceksiniz.

Ama şimdi ben size sorayım Fatih Bey, Fatih efendi. Ne zamandan beri garsonluk, ne zamandan beri pazarcılık, ne zamandan beri çaycılık böyle insanların, sizin gibi kalitesiz insanların, küçültebileceği bir duruma gelebilir? Çok şerefli bir iştir. Bütün bu şerefli işlerde namusumuzla da elbette yaptık. Yarın da ihtiyaç duyarsak yarın da yaparız. Ama bizim sponsorlarımız yok. Sen bu sponsorun bir cevabını ver bakayım kardeşim. Niye bu sana milyonları veriyor kardeşim bir söyle bakayım. Sizin özelliğiniz ne? Sponsorun kim? Desteklediğiniz, ısrarla kendinizi hedef haline getirdiğiniz, savunma yaptığınız bu arkadaşların ortakları ile ilgili bir kelamınız yok mu? Daha ağır şeyler var. İkili şeyler de bana yakışmadığı için onları söylemeyeceğim. Senin çaycı dediğin, küçümsediğin Gürsel Tekin'in ayağına geldin ne rica ettin? Onu da kamuoyuna sen açıkla."

"FABRİKA AYARLARINA DÖNECEĞİZ"

Açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tekin, "Fethullah Gülen'in CHP'ye son oyunu mu?" sorusuna "Tarihimizin kuruluşundan itibaren CHP çok sorunlarla karşı karşıya kaldı. Kapatıldı. Mal varlıklarına el konuldu. Liderleri tutuklandı. İkinci Kahraman Genel Başkanımız kurşunlandı. Üçüncü Genel Başkanımız Sarıkamış'ta kurşunlandı. Tabii bu tarihi kaç kişi bilir. Hangi CHP'liler bilir onu bilmiyorum. Ve aynı zamanda 397 tane şehidi olan tek siyasi partiyiz. O FETÖ'ymuş, FUTO'ymuş, PUTO'ymuş. Bunların hepsi hikaye. Yedi düvelle mücadele etmiş bir siyasi partinin mensuplarıyız. Fabrika ayarlarına döneceğiz. Her şeyin üstesinde geleceğiz" yanıtını verdi.

"GİDİN, ARININ, AKLANIN, GELİN BAŞIMIZIN ÜSTÜNDE YERİNİZ VAR"

Tekin, "CHP'deki mutlak butlan kararının ardından çok sayıda isim de ihraç istemiyle bu süreçte sevk edildi. 9 isim var. Sonrasında iki belediye başkanı ile ilgili de bir ihraç süreci söz konusu. Bu yaşanan ihraçlarla alakalı ne söylemek istersiniz?" sorusuna da şu yanıtı verdi:

"Bir kere bu arkadaşlarımızın söylemlerinden dolayı disipline verilmiş değil, eylemlerinden dolayı. Bizim genel merkez yöneticisi arkadaşlarımız çok kibar davranıyorlar. Disiplin deyince sanki kırmızı ışıktan geçmiş gibi. Hayır. Partimizin kurumsal kimliğine uygun davranmadıkları için ilişkileri kesilmiş. İki belediye başkanı arkadaşımıza gelince şimdi size soruyorum: Dünyanın herhangi bir ülkesinde, nerede olursa olsun, belediye başkanları kamu görevlisidir. Belediye başkanları siyaseti yönlendiremez. Siyaseti yönetemez. Bir gün belediye başkanlığını bırakırlar, elbette genel başkan olur, yönetici olur, onu yönlendirir. Siz genel başkanınızı, sizi var eden Sayın Kılıçdaroğlu'na en ağır lafları söyleyeceksiniz sonra da 'Biz niye disipline verildik' diye şikâyetçi olacaksınız. Bir iş insanı çıkıp partinin yöneticilerinin gözlerinin içine bakarak 'Size rüşvet verdim', Sayın Özel'e de çağrı yaparak, 'Bunların telefonları da benim telefonumda şu anda' diyebiliyorsa siz de bir suç duyurusunda bulunmuyorsanız elbette kusura bakmayın kardeşim ilişkiniz kesilir. Gidin, arının, aklanın, gelin başımızın üstünde yeriniz var."

"BAHÇELİ'Yİ KUTLUYORUM"

Gürsel Tekin, "Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu'nun kulislerde şu anda partide kalıp kalmamasıyla ile ilgili bir kaos yaşadığı, bir ayrışma yaşadığı konuşuluyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Özgür Özer'in partide kalmak için direnmesinin sebebini neye bağlıyorsunuz?" sorusuna da şu yanıtı verdi:

"Sayın Özgür Özer'e ve CHP'lilere şunu söyleyebilirim, bir ağabeyleri olarak, bu limanı terk etmeyin kardeşim. Oturun haklıysanız sonuna kadar muhalefetinizi yapın. Hiçbir arkadaşımızın gitmesini arzu etmem. Ama biraz önce anlattığım kurallara, CHP'nin kültürüne uygun davranmayan arkadaşlarımızla elbette ilişkilerimiz kesilecek. Çünkü Sayın Genel Başkanımız öyle bir çıta koydu ki sabah akşam korkuyoruz yani bakkala bile selam veremiyoruz ne olur ne olmaz. 'Arınma' dedi. Türkiye'nin arınmaya ihtiyacı var. Yanlış anlamayın. Bakanlıklardan arınacağız, kurumlardan arınacağız. Devletin en önemli kurumlarında arınmalar başlayacak. Biz şimdi görevimizi yapıyoruz. Sıra sizde siyasi partiler. Ama görüyorum mesela Milliyetçi Hareket Partisi. Bahçeli'yi kutluyorum. 'Git aklan gel' diyor kardeşim. Öbür siyasi partiler bir merak edip araştırmayacak mı? Kim nereye gitti, hangi uçaklarla ne geldi? Devletin kurumlarına bir bakın diyecekler. Türkiye'yi arındırmadığımız sürece bizim yoksulluktan kurtulmamız mümkün değil."


En çok okunanlar