Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Başkanı Recep Şalcı, '12 Kasım Afet Eğitimi ve Hazırlık Günü' nedeniyle yaptığı açıklamada, özellikle büyük kentlerdeki yapı stoklarının depreme dayanıklılık durumu ile afet anında gösterilen ilk kitlesel tepki ve aksiyonlarda ciddi eksiklerin olduğunu belirterek, Türkiye'nin hızla afet kültürünü geliştirmesi gerektiğini söyledi.
1999 Büyük Marmara Depremi’ndeki rolüyle ülke gündemine giren ve İzmir’de meydana gelen son depremdeki hızlı müdahalesi, kullandığı teknoloji, gönüllü sayısı ve eğitimli köpekleriyle dikkat çeken AKUT'un Başkanı Recep Şalcı, “12 Kasım Afet Eğitimi ve Hazırlık Günü’ dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Türkiye’nin hızla afet kültürünü geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Şalcı, özellikle büyük kentlerdeki yapı stoklarının depreme dayanıklılık durumu ile afet anında gösterilen ilk kitlesel tepki ve aksiyonlarda ciddi eksiklerin olduğunun altını çizdi. Şalcı; “Son yaşanan İzmir depreminde her iki eksiğimiz de maalesef can kaybına neden oldu” dedi.
DEPREM SONRASI ALTIN SAATLER
1999 Düzce Depremi sonrası ilan edilen 12 Kasım Afet Eğitimi ve Hazırlık Günü’nün özellikle ‘hazırlık’ vurgusuna dikkat çeken Şalcı, sözlerine şöyle devam etti:
“İzmir Depremin ilk saatlerinde insanlar, binaları hiç hasar görmemiş bile olsa, panikle kendilerini sokaklara attılar ve otomobilleriyle maalesef trafiğin tamamen felç olmasına neden oldular. Oysa 'Altın Saatler' olarak adlandırdığımız ilk saatler, afet arama kurtarma için gerçekten hayati önem taşıyor. Sadece arama kurtarmanın kendisi için de değil; ambulans ve itfaiye araçlarının olay yerlerine ulaşması için de hayati… Bunların hepsi etkili bir afet kültürünü ulusal bazda oluşturamamamızla ilgili.”
"AFETE HAZIRLIK İHMAL EDİLDİ"
Ülke olarak Büyük Marmara Depremi sonrası stratejik bir hata yapıldığını, müdahale kısmına önem verirken, özellikle afetlere hazır olma kısmını nihmal edildiğini vurgulayan Recep Şalcı, şunları söyledi:
“Müdahale kapasitesi ve kalitesi tartışılmaz bir öneme sahip ve Türkiye arama kurtarma ekipleri dünyanın en iyileri arasında… Ama önlem kısmında daha hazırlıklı olmamız gerekiyordu. Keşke arama kurtarma ekiplerimizin dünya standardı yerine, yapılarımızın deprem dayanıklılığı konusundaki dünya standardı ile gurur duysaydık. Örneğin yapılarımız depreme karşı dayanıklı olsa bu kadar başarılı arama kurtarma ekiplerine ihtiyacımız almayacak. Bizim hâlâ yapı stokları açısından, kentsel dönüşüm açısından hızla yapmamız gereken çok şey var. İzmir’de bu büyüklükte bir depremde bina yıkılması normal bir durum değil. Yapılarınızın durumu her şeyden önemli. Binanız sağlam değilse, deprem anında yapacaklarınız daha ikinci planda kalıyor maalesef.”
“AFET ANLARINDA PANDEMİ GÖRÜNMEYEN TEHLİKEDİR”
Pandemi süreci ve afet anlarıyla ilgili de düşüncelerini paylaşan AKUT Başkanı Recep Şalcı, “Afet anlarında pandemi, görünmeyen tehlikedir. Buna çok ama çok dikkat etmek gerekiyor. Depremin ilk saatlerinde vatandaşlarımız deprem paniğiyle, sosyal mesafe, maske kullanımı, hijyen kurallarını adeta yok saydı maalesef. Bu çok tehlikeli” dedi.