İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, üç ay sonra ilk kez grup toplantısında kürsüye çıktı. Ayasofya’nın ibadete açılmasına ilişkin verdikleri araştırma önergenin reddedildiğini anımsatan Akşener, “Bu arkadaşlar 18 yıldır sıkıştıklarında Ayasofya’yı gündeme alırlar. Önerilerinde samimiler mi merak ettik. AK Parti ret oyu verdi. Bu utanç size bir süre yeter. Yaşadığınızdan ders alın. Ülkenin önemli meselelerini gündemden çıkarıp suni krizlerle gündemi değiştirmeyi bırakın, milletimizin gündemini meşgul etmeyin” dedi.
Akşener, İYİ Parti Parti Grup toplantısında yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:
BİLİM KURULU KARARLARINA UYUN: Salgın başladığından beri devlet ciddiyetine çağırdık. Kimisi yarım kimisi geç kimisi hiç uygulanmadı. Sürecin tamamına baktığımızda sağlık çalışanları ve vatandaşlarımız büyük başarı gösterirken siyasi irade sınıfta kaldı. Salgında yeni bir döneme girdik. Normalleşmeye dönük adımlar atıldı ama Sayın Erdoğan ve ekibi ders almıyor. Geçen hafta sokağa çıkma, çıkamama komedisine tekrar şahit olduk. Bir akşam açıklama yapıyor, sokağa çıkmaya gerek yok diyor, diğeri sokağa çıkma yasağı getiriyor, Erdoğan gönlünün rahat olmamasından dolayı iptal ediyor. Krizi yönetemiyorlar, olan da milletimize oluyor. Normale dönüş süreci hastalığa dönüş sürecine dönmesin. Bilim Kurulu kararlarına harfiyen uyun.
TERÖR ÖRGÜTLERİNİ SEVİNDİRİRSİNİZ: Milletimiz bir yandan salgınla uğraşırken iktidar ve ortağı suni gündem yaratma çabasında. Ortak akılla zor günlerden çıkalım diyoruz. Onlar darbe diyor. Üç ayda hane başına bin lira para ödedikleriyle övünüyorlar. Gündem yaratmak için her türlü haksızlığı ve hukuksuzluğu yapmaktan geri durmuyorlar. Vatan millet sevgisinden kimsenin şüphe duymayacağı gazeteci Müyesser Yıldız ve İsmail Dükel gözaltına alındı. Terörle ilgisi olmayanları gözaltına alırsanız terör örgütlerini sevindirirsiniz.
BU UTANÇ SİZE YETER: Bu arkadaşlar 18 yıldır sıkıştıklarında Ayasofya’yı gündeme alırlar. Önerilerinde samimiler mi merak ettik. Dün Ayasofya’nın cami olarak ibadete açılmasıyla ilgili bir araştırma önergesi verdik. Bilin bakalım ne oldu? Ak Parti ret oyu verdi. MHP ve HDP çekimser kaldı. Ve önergemiz reddedildi. Milletimizin maneviyatı oyuncağınız değil, öneriyi getiriyorsanız gerekeni yapacaksınız. Bu utanç size bir süre yeter. Yaşadığınızdan ders alın. Ülkenin önemli meselelerini gündemden çıkarıp suni krizlerle gündemi değiştirmeyi bırakın, milletimizin gündemini meşgul etmeyin.
VERECEK CEVAPLARI YOK: Sayın Erdoğan ve damadının derdi ‘aman ekonomi’ konuşmayalım. Verecek cevapları üretebilecek çözümleri yok. Bunların ülkeye verdiği hiçbir şey yok. Siz bu ülkeye başkan yaptınız o eşini dostunu seçti. Türkiye bu anlayışla yönetildikçe normale dönebilir mi? Mesele refah içinde yaşayacak. İktidar yarı yolda bıraksa da biz milletle el ele verip bu zorluğu yeneriz.
NE DİYEM MAHMUT MU DİYEM DAMAT: Tarımdan ekonomiye sağlıktan milli güvenliğe kadar birçok alanda öneriler sunuyoruz. Yol gösteriyoruz. Bazılarının bir kulağından giriyor, bir kulağından çıkıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı’na damat dediğim akıllarında kalıyor. Kendisi itiraf etmiş. En önemli meziyeti damat olmakmış. Çiçek Abbas’ta İlyas Salman’ın dediği gibi... Ne diyem Mahmut mu diyem damat!
MÜTEAHİTLER KAZANDI, BİZ KAYBETTİK: Damat bakan yeni bir paket açıkladı. Bu sefer ne çıkmış? İşsizim diyen vatandaşa uygun kredili ev alan diyen bu kafa ne yapmış? Enflasyonun altındaki faizlerle inşaat şirketleri kurtarılıyor. Konut fiyatları yüzde 10 arttı. Müteahhit kazandı, biz kaybettik. Bu ülkelerin kamu bankaları hepimizdir, vatandaşın ödediği vergiler hepimizin cebinden çıkıyor. Vatandaş geçim derdi çekerken harcama yapabilir mi? Damat bey biraz zaman ayırıp dinleseydi inanın bugün çok daha iyi yerde olurdu.
SALGINDAN ÖNCE DE KRİZ VARDI: Bu ülkenin varlıklarını har vurup harman savurmayın demişiz. Biz hangi konuda uyardıysak, damat bey tersini yapmış. Yüzde dört buçuk büyüdük dediği yatırımlara bakalım. Azalmış olduğunu göreceksiniz. Salgından önce de işleri iyi gitmiyordu, damat aynı damat, kriz ayrı krizdi. Salgın daha derinleştirdi. Kimse kimseyi kandırmasın.
İŞLENMEDİK BİR KARIŞ TOPRAK BIRAKMAYACAĞIZ: Salgın süreci bir kez daha tarım politikalarının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Zaman zaman ağır eleştiri aldığı tarım konusu ne kadar önemli hale geldi, herkes anladı. Türkiye ne durumda? Tarımda kendine yeter durumdayken son 18 yılda her şeyi ithal eden bir hale geldik. Geçen dönemde İYİ Partinin önerilerine bakınız. Teşviklerin tasarlanması gerektiğini söyledik. İşlerin iyiye gitmediğini söyledik. Şimdi bakın 1 milyon vatandaşımız işsiz kalmış. Bize göre tarım Türkiye’nin en büyük genişleme alanlarından biridir. Türkiye’de tarım dönüşüyor. Biz tarımı tüm paydaşlarıyla birlikte ele alacağız. Gıda tedarik zincirinin güçlendirilmesinde bütün imkanları çiftçimize kazandıracağız. Dünya çapında tohum merkezleri kuracağız. Biz bu topraklar için on binlerce şehit verdik. Bunları gerçekleştirmek bizim borcumuzdur. İşlenmedik bir karış toprak bırakmayacağız.
SAYIN ERDOĞAN KENDİNE GEL: Bu düzenle memleketin uçuruma sürüklendiğini anla artık. Demokrasi olmadan ekonomik kalkınma olmayacağını anla artık. Hukuk olmadan Türkiye’nin uçmayacağını anla artık. Milletin sesini duymadan hizmet olmayacağını anla artık. Ama anlamıyorsun... Dün akşamki konuşmanda hala çıkmış diyorsun ki; 'İstiklal harbimiz sonrasında, dünyadaki büyük dönüşümleri gerçekleştirmekte yeterince başarılı olamamıştık.' Bu ne demek Sayın Erdoğan? Atatürk’le hesaplaşmaktan kurtul artık... Atatürk kompleksinden bir sıyrıl, bir rahatla artık. O beğenmediğin Atatürk, savaştan çıkmış, yanmış yıkılmış bir Türkiye’de, Cumhuriyeti kurdu. 1929 büyük dünya buhranına rağmen, fabrikası yaptı. Vagon fabrikası yaptı. Kağıt fabrikası yaptı. Sümerbank bez fabrikalarını yaptı. Şeker fabrikalarını yaptı. İş Bankası’nı kurdu. Ve, o beğenmediğin insan, bunların hepsini 15 yılda yaptı
MEMLEKET MASASINDA BULUŞALIM: Türkiye’nin yeni bir umuda ihtiyacı var, gençlerin hayal kurmaya ihtiyacı var. Gelin memleket masasında buluşalım. Milletimiz kavga edelim diye değil çözüm bulalım. İnsanların hak ettiği yaşamı verelim.