CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun hazırladığı Roboski katliamı kronolojisine göre medya 12 saat katliam haberini geçemedi, AKP’li siyasetçiler “Kasıt yok, kaza” dediler, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ise katliamı gündemde tutanların ‘terör örgütü ve uzantıları’ olduğunu söyledi. Adalet arayan Roboskili ailelerin dernekleri kapatıldı, ödünç aldıkları yazıcıya bile el konuldu.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 28 Aralık 2011 tarihinde gerçekleşen Roboski (Uludere) katliamının yıl dönümünde 9 yılda yaşananları anlatan bir kronoloji yayımladı. Tanrıkulu, yaptığı yazılı açıklamada, “Roboski Katliamının sorumluları kaybolmayacak kadar açıktadır, belirgindir. Aradan dokuz değil doksan yıl bile geçse, biz değil çocuklarımız, çocuklarımız değil torunlarımız, mutlaka Roboski Katliamının sorumlularını tarih önünde mahkum edecektir” dedi.
12 SAAT SONRA HABER VERİLEBİLDİ
Tanrıkulu’nun aktarımına göre katliamın ardından 9 yılda yaşananlar şöyle:
28 Aralık 2011: Televizyonlar, olayın üzerinden ancak 12 saat geçtikten sonra TSK'dan yapılan açıklamanın ardından haberi verebildi.
29 Aralık: Cenazeler defnedilirken dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, “40 kişilik bir grubun olması daha önce Gediktepe ve Hantepe baskınlarında silahların katırlarla taşınmasını hatırlatıyor. O zaman da niye bunlara müdahale edilmemişti denmişti” diye konuşurken, dönemin AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ise “Uludere bir operasyon kazasıdır” dedi.
30 Aralık: Dönemin Başbakanı Erdoğan, “Genelkurmay Başkanı ve komuta kademesine bu konudaki hassasiyeti nedeniyle medyaya rağmen teşekkür ediyorum” dedi.
9 Ocak 2012: Katliama ilişkin soruşturmada Gülyazı Sınır Alay Komutan Vekili görevinden alındı. 17 muvazzaf askere de sınır kaçakçılığına göz yumdukları gerekçesiyle “görevi ihmal”den soruşturma açıldı.
4-6 Şubat: TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde kurulan Uludere Alt Komisyonu Komisyon üyeleri Roboski'de incelemeler yaptı.
16 Şubat: Katliam öncesinde çekilen Heron görüntülerini izleyen komisyon üyeleri “Görüntüler çok net. Göz göre göre ölmüşler” dediler.
‘ULUDERE’DE KASIT YOK’
1 Mart 2012: Dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “Uludere'de kasıt yok” dedi.
30 Nisan: İçişleri Bakanlığı Raporunda “Ya ikinci bir Heron var ya F-16'lardan verilen koordinatlar girildi, ya da başka bir ülkeden görüntü desteği alındı” değerlendirmesini yaptı.
16 Mayıs: Wall Street Journal (WSJ) Roboski Katliamındaki hava bombardımanı öncesinde insansız hava aracı Predator'dan görüntü alındığını yazdı.
18 Mayıs: Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamasında ise “Grubun ilk görüntü tespiti Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait insansız hava aracı tarafından yapılmıştır” denildi, haberin gerçeği yansıtmadığı iddia edildi. Başbakanın da haberi yalanmasının ardından WSJ ikinci bir haberle, haberlerinin doğru olduğunu ve kaynaklarının ABD Savunma Bakanlığı olduğunu vurguladı.
EMRİ KOMUTANLAR VERDİ
23 Mayıs 2012: İçişleri Bakanı bombardımanın emrini, “Ankara'da Hava Kuvvetleri'nde görüntüleri analiz eden komutanların verdiğini” söyledi.
25 Mayıs: Başbakan Erdoğan, Roboski katliamını gündemde tutanların “terör örgütü ve uzantıları olduğunu” söyledi.
27 Mayıs: Milli Savunma Bakanı konuyla ilgili ilk kez konuştu. Yargı sürecinin devam ettiğini söyleyen Bakan, sürecin etkilememesi veya bu yönde bir algı doğurmaması için bugüne kadar “Uludere olayı” konusunda Bakanlık tarafından herhangi bir açıklama yapılmadığını ifade etti.
28 Haziran: Sivil toplum örgütleri ile Roboski Katliamı'nın yaşandığı yere yürümek isteyen ailelere polis tazyikli suyla müdahale etti.
5 Ağustos: Roboski Katliamını araştıran Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı, Wall Street Journal'ın haberini doğruladı, Predator'ların da olaydan önce görüntü aldığını ve görüntülerde köylülerin seçildiğini açıkladı.
‘ZİNCİRLEME HATA’
26 Aralık 2012: Meclis Uludere Alt Komisyon Başkanı AKP Ordu Milletvekili İhsan Şener, 34 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayda Genelkurmay'ın talimat vermiş olabileceğini açıkladı. Şener, olayda kasıt bulunmadığını ancak zincirleme hata olduğunu açıkladı. Şener, soruşturma sırasında Genelkurmay'ın olayla ilgili tüm belgeleri komisyonla paylaşmadığını da belirtti.
‘KASIT YOK KOORDİNASYONSUZLUK VAR’
6 Mart 2013: Uludere Alt Komisyonunun hazırladığı rapor taslağı, üç muhalefet oyuna karşı AKP’li beş üyenin oylarıyla kabul edildi. Gizlilik kararı alınan raporu milletvekillerinin sadece okumasına izin verildi. Raporda, “Kasıt yok, sivil irade ile yetkililer arasında koordinasyonsuzluk var” denildi.
29 Nisan: Alt komisyonun raporuna karşı CHP’li üyelerin hazırladığı muhalefet şerhi kitapçık haline getirildi.
11 Haziran: “Taksirle ölüme sebebiyet vermek” gerekçesiyle açılan soruşturmayı 1,5 yıldır yürüten Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, görevsizlik kararı verdi, dosyayı Genelkurmay Askeri Savcılığı'na gönderdi.
GENELKURMAY SAVCILIĞI'NDAN TAKİPSİZLİK KARARI
7 Ocak 2014: Genelkurmay Askeri Savcılığı, “takipsizlik” kararı verdi.
20 Haziran: Askeri Savcılığın 7 Ocak 2014 tarihli takipsizlik kararına avukatların itirazı reddedildi.
8 Temmuz: Genelkurmay Başkanı'nın bir basın açıklamasında “ölenlerin arasında terör örgütü mensupları olduğunu” söylemesi nedeniyle yapılan suç duyurusu da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “kovuşturmaya yer olmadığı” kararıyla sonuçlandırıldı.
18 Temmuz: Avukatların karara itirazının reddedilmesi üzerine dosya Anayasa Mahkemesi'ne taşındı.
16 Şubat 2015: Milliyet gazetesi muhabiri Kemal Göktaş’ın haberi… 2013 yılında Askeri Savcı tarafından ifadesi alınan 2. Ordu Komutanlığı İstihbarat Dairesi Başkanı Albay Aygün Eker, “Roboski’de sınırı geçen grubun kaçakçı olduğunu üstlerine bildirdiklerini ama dikkate almadığını söylediği” ortaya çıktı. Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı’nın Uludere’ye ilişkin takipsizlik kararında olayın “kaçınılmaz bir hata” olduğu savunulmuştu.
24 Şubat: Anayasa Mahkemesi, başvuru dilekçesi ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde eksiklikler tespit etti. Başvuru, “eksikliğin süresinde giderilmemesi” nedeniyle reddedildi.
AYM KARARININ GEREKÇESİNİ AÇIKLADI
23 Mart 2016: Anayasa Mahkemesi'nin 24 Şubat 2015 tarihli kararının gerekçesi Resmi Gazetede yayınlandı. Gerekçede gecikmeyle ilgili bölüm şöyle açıklandı: “… uygun bir başvuru olup olmadığının değerlendirilebilmesi için zorunlu başvuru yollarının tüketildiğine dair Askeri Savcılık ve Mahkeme kararları ile başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığının tespiti için kararların öğrenme tarihlerinin başvuru formu ve eklerinde olmadığı bildirilmiş ve eksikliklerin giderilmesi istenilmiştir.”
Mahkeme üyesi Osman Paksüt ise karara şerh düştü: “Anayasa Mahkemesi'nin İkinci Bölümü tarafından 24 Şubat 2016’da yapılan toplantıda, dosyanın incelenebilmesi için gerekli ve temel nitelikteki belgelerin süresinde verilmediği ve geçerli bir mazeret de sunulmadığı gerekçesiyle başvurunun, diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin reddine oyçokluğuyla karar verilmiştir."
23 Ağustos: İç hukuk yollarının tükenmesi üzerine Roboski’de öldürülen 34 kişinin yakını 281 kişi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) bireysel başvuru yaptı.
DERNEKLERİ MÜHÜRLENDİ
31 Aralık: 34 kişinin ailelerinin kurduğu “Roboski İçin Adalet Yeryüzü İçin Barış Derneği (Roboski-Der)”, İçişleri Bakanlığı kararıyla mühürlendi.
10 Ocak 2017: Roboski-Der’e jandarma eşliğinde giden Dernekler Şırnak İl Müdürlüğü görevlilerince, derneğin malvarlığına el konuldu. Ödünç olarak alınan yazıcı bile el konulanlar arasında yer aldı.
12 Ocak: Faaliyeti durdurulan Roboski İçin Adalet Yeryüzü İçin Barış Derneği, 679 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatıldı.
15 Kasım: 2015 yılında gerçekleştirilen katır katliamlarında emir veren ve katliamı gerçekleştiren askerlerin tespit edilerek cezalandırılması için Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) tarafından yapılan suç duyurusu “görevsizlik” kararıyla askeri savcılığa gönderildi.
17 Mayıs 2018: AİHM, 'avukatların eksik belgeleri iki gün geç yollaması nedeniyle kabul edilemez bularak', Roboskili ailelerin başvurusunu reddetti.