Büyükçekmece'de, geçen yıl eylül ayında meydana gelen 5.8'lik Silivri depreminde hasar gören 8 binanın yıkımı yapıldı. 8 bina ve 100 bağımsız bölümün yıkımını yerinde inceleyen Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi'ni depremle ilgili sorumluluklarını yerine getirmemekle eleştirerek, “İBB Meclisi büyük bir vebal ve sorumluluk altındadır” dedi.
İzmir depreminin ardından Büyükçekmece'de devam eden kentsel dönüşüm çalışmaları bir kez daha dikkat çekti. 19 Mayıs Mahallesi'nde 4, Atatürk, Ulus, Kamiloba, ve Bahçelievler mahallerinde birer olmak üzere toplam 8 bina eş zamanlı olarak yıkımı gerçekleştirildi. Sözkonusu binaların, geçen yıl eylül ayında Silivri açıklarında meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki depremde hasar gören ve boşaltılan 30-40 yıllık binalar olduğu belirtildi. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün de yıkım çalışmalarını yerinde inceledi.
“BİNALARDA ÇIKMA OLMASI RİSKİ ARTIRIYOR”
Başkan Akgün, binaların yapımı sırasında dışarıya sarkan çıkmaların da büyük risk oluşturduğunu ve bu riskin İzmir depreminde de görüldüğünü belirtti. Akgün, "Binanın altında 80'lik bir çıkma var. Bu binaların altındaki çıkmaları 11 sene önce kaldırarak binaların mukavemetini artırdık. Türkiye'nin tamamında bizim 11 sene önce başlattığımız bina çıkmalarını ortadan kaldırarak binalara az veya çok zarar veren bu çıkma meselesinin halletmemiz lazım. Çıkması olan binalara ruhsat vermiyoruz” dedi.
İzmir'deki depremde hasar alan binaların birçoğunda çıkma tabanlar olduğunu hatırlan Akgün, “Binanın yıkılmasına sebebiyet veriyor bu çıkmalar. Binaların ayakta durması daha zor oluyor. Aşağısı dar yukarısı geniş oluyor. Yükler deprem hareketi ile sağa sola basmaya başladığında bu çıkmalar binaların aleyhine oluyor. Türkiye'de bu sistemin oluşturulması şart” diye konuştu.
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI'NA 'SÜREÇ HIZLANSIN' ÇAĞRISI
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hasarlı binaların ivedilikle yıkılıp yenilenmesi için süreci hızlandıracak önlemler almasının hayati önem taşıdığını belirten Akgün, “Hem yıkmla ilgili tebligatların hızlanması için elektronik tebligatı hem de yıkımdan sonra yapımı için de 1 kişinin müracaatıyla veya maksimum yüzde 50’nin imzasıyla ruhsatların verilebilmesi için düzenleme yapılması gerekiyor. En önemli sorunlardan bir tanesi de bu ruhsatlandırma ve yıkım işinde içerinin boşaltılması. Çürük raporunu alıyorsunuz, tebligatı yapıyorsunuz, içerisindeki vatandaşın direnmesi sonucu belediye yer bulacak, malı taşıyacak bir sürü zaman geçiyor. Bu tahliye işlemlerine de büyük bir hız kazandırılması lazım. Çürük raporu alındıktan sonra öyle keskin bir karar ve kanuni düzenleme olmalıdır ki elimizde, vatandaş bunun içerisinde en çok 7 gün veya 15 gün kalabilsin” dedi.
“İBB MECLİSİ BÜYÜK BİR VEBAL ALTINDADIR”
Başkan Akgün, deprem riski bulunan mahallerinin planlarını İBB Meclisi'nden geçiremediklerini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz yüksek kat ya da gökdelen istemiyoruz. Yatay yapılaşmayı sürdüren bir belediye olarak İBB Meclisi'ni göreve davet ediyorum. İBB Meclisi büyük bir vebal ve sorumluluk altındadır. Bize İstanbullu, 'İstanbul'u depreme hazırlayın trafiğe hazırlayın' diye oy vermiştir. Ama İBB Meclisi üyeleri 600 saat konuştuysa bunun 595 saati kendi siyasi menfaati ve karşılıklı horoz dalaşı şeklinde geçmiştir. Mecliste İstanbul depremiyle ilgili herhangi bir faaliyet bugüne kadar olmamıştır. Ancak plan ve büro çalışmaları devam ediyor; meclisin en önemli görevi alabildiğine hızlı davranarak plan sorunu olan yerlerde planları bitirmeli ve halkın önünü açmalıdır. Örneğin Büyükçekmece Kumburgaz sahilinde vatandaşlarımız öldüğü zaman bunun direkt sorumlusu İBB Meclisi olacaktır. Horoz dövüşünden başka bir şey yapmayan İBB Meclisi'nin bu tutumundan vazgeçmesi ve İstanbul halkının beklentilerine cevap vermesi gerekmektedir."