Milletvekilliği düşürülen Leyla Güven, Diyarbakır'da yargılandığı davada dün 22 yıl 6 ay hapis cezası verilmesi üzerine dün gece göz altına alındı. Güven gözaltına alınırken, “Ben kaçacak olsam sizin ruhunuz bile duymazdı. Hiç bir yere gitmiyorum. Bu ülkede siyaset yapmaya devam edeceğim. İçerde ya da dışarda" dedi.
Haziran ayında milletvekilliği düşürülen Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve eski HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, "silahlı terör örgütüne üye olmak" ve "terör örgütü propagandası yapmak" suçlaması ile Diyarbakır'da yargılandığı davada dün 22,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
"HİÇBİR YERE GİTMİYORUM BU ÜLKEDE SİYASET YAPMAYA DEVAM EDECEĞİM"
Güven, HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel'in evinde olduğu dün gece saatlerinde gözaltına alındı. Gözaltına alındığı sırada Güven, "Ben kaçmak isteseydim bin kere kaçardım ve sizin ruhunuz duymazdı. Ama ben bunu kendime yakıştırmıyorum. Hiçbir yere gitmiyorum. Bu ülkede siyaset yapmaya devam edeceğim. İçerde ya da dışarda. Ama sizin bu yaptığınız sanki ben kaçmışım. Ben vekilimin evindeyim hiçbir yere gitmemişim” dedi.
Güven, dün gece adliyeye götürülmesinin ardından Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi'ne gönderildi.
HDP: KARAR DÜŞMANCADIR
HDP Yürütme Kurulu da yazılı açıklama yaparak mahkeme kararının "düşmanca" olduğunu öne sürdü. HDP açıklaması şöyle:
Bu kararla yargı organları bir kez daha iktidarın çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini göstermiştir. Bu düşmanca karar sadece Leyla Güven'e, sadece DTK'ye değil tüm Kürtlere ve tüm muhalefete yöneliktir. Leyla Güven, hayatını barışa adamış bir mücadele insanıdır, onur abidesidir. Cezalarla, tutuklamalarla ne Leyla Güven ne de biz mücadeleden vazgeçmeyiz. Leyla Güven'in eşbaşkanlığını yürüttüğü Demokratik Toplum Kongresi, bu toprakların barışa kavuşması için en kritik dönemlerde rol almış; sivil, demokratik bir kurumdur. DTK demokratik müzakere, çözüm ve barış girişimlerinin muhatabıdır. İktidar bu kararla çözümsüzlükte ısrar edeceğini bir kez daha göstermiştir. DTK gibi bir kurumu böylesi yöntemlerle kriminalize etmek boşa kürek çekmektir. Bu, yakın tarihte de onlarca kez denenmiş, sonuç hep aynı olmuştur. Kürtlerin hak ve barış mücadelesine her saldırı halk nezdinde cevabını almıştır.”