Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN
(İSTANBUL) - CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün’ün "siyasal casusluk" iddiasıyla tutuklu yargılandığı davanın ikinci duruşması, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde bulunan 4 No’lu duruşma salonunda yapılıyor.
Silivri'de bugün aynı zamanda 1 no’lu salonda İBB, 2 no’lu salonda ise Diploma davası görüldü. İmamoğlu, bu davaların hepsinde sanık olarak yer alıyor.
İmamoğlu, bu sabah ilk olarak 10.30’da casusluk davasının görüldüğü salonda yerini aldı. Bu davada, Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün ile birlikte yargılanan İmamoğlu, diploma davasında beyanda bulunmak üzere yaklaşık 15 dakika sonra salondan ayrıldı.
Duruşmada ilk olarak Yanardağ’ın asistanı Lale Uğuzay dinlendi. Uğuzay, Yanardağ’ın Seher Alaçam’ın şoföründen para aldığına dair iddiaları "Sizin yanınıza giremez şöfor zaten. Benim bilgim olmadan sizin yanınıza giremez" diyerek yalanladı.
Tanığın ardından, celse arasında değişen duruşma savcısı, tutukluklara ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcı, Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün’ün tutukluluklarının devamını talep etti.
"İDDİANAMEDE İMZASI BULUNAN CAN TUNCAY, ADALET BAKAN YARDIMCISI OLDU"
Ardından Merdan Yanardağ, söz aldı. Yanardağ, "NATO haydut ve emperyalist bir örgüttür. Hayatını NATO'ya karşı mücadele ile geçirmiş insanları siyasi casusluk ile suçlanıyor. Bu dava, Ekrem İmamoğlu davası... Muhalefeti susturmak, bizi susturmak amacıyla açılan siyasi dava. Bu mantığa göre bütün siyasi partilerin casusluk suçu ile yargılanması gerekir. Savcı, Hüseyin Gün'ün ifadesinde, ‘Merdan Yanardağ'ın bu çalışmaların basın ayağında görev aldığını’ söylediğini ileri sürüyor. Hüseyin Gün'ün ifadesinde böyle bir şey yok" dedi. Ardından Gün’e dönerek, "Böyle bir ifadeniz var mı?" diye soran Yanardağ, Gün'den "yok" yanıtını aldı.
Yanardağ daha sonra "Bizden korkuyorlar. Siyasal şiddet sürecinin bir parçası olarak karşısınızdayız. Gerçek bir siyasal casusluk davası ile karşı karşıya değiliz" ifadelerini kullandı.
Başsavcı Vekili olduğu dönemde "casusluk" davasının iddianamesini hazırlayan Can Tuncay’ın daha sonraki süreçte Adalet Bakan Yardımcısı olarak göreve getirilmesini eleştiren Merdan Yanardağ, "Bu iddianamede imzası olan Can Tuncay bugün Adalet Bakan Yardımcısıdır. Bu makam siyasi makamdır. Bu makamdaki kişi siyasi toplantılara katılıyor. AKP iktidarının imzası bu iddianamenin altında var" dedi.
Yanardağ’ın savunmasını tamamlamasının ardından avukatının beyanlarına geçildi.
İMAMOĞLU DİPLOMA DAVASININ ARDINDAN CASUSLUK DAVASINA GELDİ
"Diploma" davasında yaklaşık 2.30 saat savunma yapan İmamoğlu, bir üst katta devam eden "Casusluk" davasına da katıldı.
Eski SHP Genel Başkanlarından Murat Karayalçın, CHP Grup Başkanı Özgür Özel, eski İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve İBB aşkan Vekili Nuri Aslan da duruşmaya katıldı. İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu ve oğlu Selim İmamoğlu da duruşmayı takip eden isimler arasında.
"BU DAVADA CASUSLUĞUN ADI VAR AMA CASUSLUK YOK"
Yanardağ’ın avukatlarının ardından, hem İBB hem de Casusluk davası kapsamında tutuklu yargılanan Necati Özkan, savunma yapmak üzere söz aldı. Özkan, yaklaşık 500 gündür tutuklu olduğunu belirterek, "Bu davada casusluğun adı var ama casusluk yok. Devletin güvenliği için gizli kalması gereken hangi bilginin temin edildiğine ilişkin tek bir iz yok" dedi.
Özkan, davanın 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından muhalefeti dağıtmak ve Ekrem İmamoğlu’nun itibarını zedelemek amacıyla açıldığını savunarak, "Muhalefet dağılmadı, Ekrem İmamoğlu’nun itibarı da yerle bir olmadı; tam tersine daha da güçlendi" diye konuştu. Özkan, dosyanın "hakikat dışı bir iddianameye" dayandığını söyledi. Hüseyin Gün ile yalnızca 2019 yerel seçimleri öncesinde ve daha sonra bir iş sunumu için görüştüğünü anlatan Özkan, "3 Eylül 2019’dan sonra sıfır ilişkim var. Bu nasıl casusluk? Nasıl casusluk ki iş pazarlaması sonuç vermeyince ilişki bitiyor?" ifadelerini kullandı.
Özkan, İBB’de, iştiraklerde ya da Beylikdüzü Belediyesi’nde hiçbir yetkisi, imzası, sorumluluğu ve veriye erişimi olmadığını belirterek, "Yetki yoksa, sorumluluk yoksa, veriye erişim yoksa buradan nasıl casusluk iddianamesi çıkarılabilir?" diye sordu.
Dosyada devlet sırrı ya da veri sızıntısı bulunmadığını savunan Özkan, 17 İBB uzantılı e-posta iddiasına ilişkin, "Bunların sadece ikisi gerçek, 15’i gerçek değil. İBB Bilgi İşlem Dairesi’nin cevabi yazısında da bu şifrelerin İBB sistemiyle ilgisi olmadığı görülüyor" dedi.
Dijital manipülasyon iddialarını da reddeden Özkan, dijital alanda uzmanlığı olmadığını, seçim kampanyalarının iki video ya da birkaç e-posta ile yönlendirilemeyeceğini söyledi. Özkan, "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının iki dijital animasyonla karar değiştireceğini mi düşünüyorsunuz? Bu kadar kolaysa siyasi partiler otursun, iki dijitalci gelsin seçimi kazansın" dedi.
Kendisinin 42 yıllık iletişimci olduğunu, farklı ülkelerde kampanyalar yürüttüğünü ve Türkiye’de de yasal bir partinin adayının seçim kampanyasını yaptığını vurgulayan Özkan, "Kendi ülkemde, bu ülkeyi kurmuş olan partinin adayının kampanyasını yaptım. Bunun neresi suç? Bana ‘casussun’ deniliyor. İnanamıyorum" ifadelerini kullandı.
Medya haberleriyle kamuoyunda hedef gösterildiğini söyleyen Özkan, "On binlerce saat bize ‘casus’ dediler. Hiçbir cevap hakkımız yokken bunu hakikat gibi anlattılar. Ben bu zihinleri milyarlarca liralık bütçe kullansam temizleyemem" dedi.
Özkan, savunmasının sonunda yargı heyetine seslenerek, "Hakikat yoksa hukuk yok, hukuk yoksa adalet de yok. Lütfen bu ülkede hürriyetin daim olmasını ve devletin payidar kalmasını sağlamak için hukukla, adaletle karar verin" diye konuştu.
DURUŞMAYA ARA VERİLDİ
Necati Özkan’ın avukatı Kazım Yiğit Akalın, Merdan Yanardağ’ın ve avukatlarının savunmasını tamamlamasının ardından söz alarak Mahkeme Başkanından duruşmaya ara verilmesini ya da ara verilecek saati kendilerine söylemesini talep etti. Akalın, Özkan’ın İBB Davasında da tutuklu yargılandığını anımsatarak, o duruşmaya katılımlarını da koordine etmek istediklerini söyledi.
Celse arasında değişen Mahkeme Heyeti Başkanı, "savunma bütünlüğünün" bozulmaması amacıyla Özkan’ın savunmasına devam etmesini istedi.
Avukat Akalın, Özkan’ın savunmasını tamamlamasının ardından bir kez daha söz alarak duruşmaya ara verilmesi talebini yineledi. Hakim aynı gerekçeyle ara vermek istemediğini belirtince Akalın, "Acıktık Başkanım. Kan şekerim düştü" dedi.
İmamoğlu da duruşmanın sabah saatlerinden beri devam ettiğini ve kendisinin de acıktığını belirterek ara verilmesini istedi.
Avukatlar ve Mahkeme Başkanı arasındaki kısa polemikten sonra duruşmaya ara verildi






