(TBMM) - Eski rektör AK Parti Kocaeli Milletvekili Sadettin Hülagü, "Üniversite hastaneleri binaları eskidi, cihazları eskidi. Şehir hastaneleri mükemmel bir otel konseptinde, cihazlar son teknolojik cihazlar. Üniversiteler onlarla yarışamaz hale geldi. Öğretim üyesi maaşlarının, gerçekten tıp dışındakilerinki çok zor durumda olduğunu biliyorum. Yine tıpçılar 4'ten sonra özel hasta bakabiliyor, farklı paylı işlemler yapabiliyor, bir miktar gelir getirici işlemler oluşturabiliyor ama tıp dışındaki o arkadaşların, akademisyenlerin zorluklar içerisinde olduklarını biliyoruz" dedi.
Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan başkanlığında toplandı. Komisyonda Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine devam ediliyor. Komisyonda, kanun teklifinin tümü üzerine görüşmeler tamamlandı.
Kanun teklifinin ilk imzacılarından AK Parti Kocaeli Milletvekili Sadettin Hülagü, teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından söz aldı. Muhalefet milletvekillerinin eleştirilerine yanıt veren Hülagü, "Bence konuşabiliyoruz. Eskilerin bir sözü var, 'Lisan-ı ayn ile insan.' Çok yüksek sesle konuşmak her zaman haklılık göstergesi olmuyor. Hafif sesle de söylenecek, kulaklarımızdaki reseptörler duyuyor. Yani duyuyoruz sizi" dedi.
Yabancı uyruklu uzmanlık öğrencilerine ilişkin eleştirilerin dikkate alındığını belirten Hülagü, "Mesela yabancı asistanlarla ilgili öğrencilerin alt kısmındaki eksiklikleri duyduk. Bununla ilgili muhtemelen gerekli girişimler yapılacaktır" diye konuştu.
"TIPTA HOCALAR 45-50 YAŞINI GEÇTİKTEN SONRA DAHA TECRÜBELİ"
Akademisyenlerin yaş sınırına ilişkin düzenlemeyi değerlendiren Hülagü, tıp alanında akademisyen yetiştirmenin uzun bir süreç olduğunu belirterek, "Tıpta temininde zor meslekler var. Bunlardan bir tanesi doktor akademisyenler. Okulu bitiriyor, mecburiyet; uzmanlık yapıyor, mecburiyet; yan dalı bitiriyor, mecburiyet. Uzun süreçli bir görevlendirmeden geçen insanlar kolay yetişmiyor. Tıpta özellikle 45-50'yi geçtikten sonra hocalar daha tecrübeli. Buradaki hocanın pratik genç uzmanlar gibi girsin, her ameliyatı yapsın değil; mentörlük yapması çok önemli" ifadelerini kullandı.
Emekli olan akademisyenlerin tecrübelerini gençlere aktarmasının önemine dikkati çeken Hülagü, "Bizde çok kıymetli hocalarımız var. Öyle ayrılmış olan hocalarımızın hiç olmazsa kanun çıktıktan sonra sağlık durumları müsait olanlar gelsin, hiç olmazsa yeni teknikleri, tecrübeleri genç arkadaşlara aktarsınlar istiyoruz. Tabii bunlara mutlaka kriterler getirilecek. İlk başta o üniversitenin ihtiyacının olması çok önemli" dedi.
"17 GÜN YURT DIŞINDA OLUP DENKLİK ALMAYA ÇALIŞANLAR VARDI"
Yurt dışında doktora yapanların denklik süreçlerine ilişkin geçmişte yaşanan sorunlara değinen Hülagü, şunları söyledi:
"Yurt dışı doktorasını yapanların 230 gün, 250 gün yurt dışında çalışması gerekiyor. Adam üniversiteden, Maryland Üniversitesi'nden diploma getirmiş. 'Aldım' diyor. Soruyorsunuz, 'Evet, diploma bizim' diyor. Ama yasaya uymuyor. Biz dedik ki, 'O zaman Emniyet Genel Müdürlüğü'ne yazı yazalım. Kişilerin pasaportundan bu yurt dışına kaç kere gitmiş.' İnanın 17 gün var. 23 gün olup da denklik almaya çalışan arkadaşlar vardı. Bunların hepsini iptal ettik. Hiçbir şekilde de bir kavga gürültü çıkmadı."
"8 SENE BOYUNCA BEN HİÇBİR İTİRAZLA KARŞILAŞMADIM"
Araştırma görevlilerinin işe alım süreçlerine de değinen Hülagü, rektörlük yaptığı dönemde mülakat uygulanmadığını belirterek, "Benim rektörlük dönemimde de mülakat diye bir şey yapmıyorduk. Araştırma görevlisi kadrosu ilan ettiğimiz zaman ALES'in yüzde 60'ı, İngilizcenin yüzde 40'ı... Bir kadroya 10 kişi çağırılmak şarttı. Bir sıralama yapılıyordu. İkinci elemede de öğrencinin okulu bitirme not ortalamasının yüzde 30'u, ALES'in yüzde 40'ı, İngilizce yüzde 15, yanlış hatırlamıyorsam yüzde 15 mülakat kısmı... Orada yazılı. Hatta yazılı yaparken isimleri kapalı. Değerlendirme yapılıp tutanak altına alınarak, 8 sene boyunca ben hiçbir itirazla karşılaşmadım" diye konuştu.
"ÜNİVERSİTE HASTANELERİ ŞEHİR HASTANELERİYLE YARIŞAMAZ HALE GELDİ"
Üniversite hastanelerinin durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hülagü, "Bizim üniversitelerdeki en önemli sorunlarından bir tanesi; üniversite hastaneleri binaları eskidi, cihazları eskidi. Şehir hastaneleri mükemmel bir otel konseptinde, cihazlar son teknolojik cihazlar. Üniversiteler onlarla yarışamaz hale geldi. Mutlaka bunların sistemin bir tarafından entegre edilmesi gerektiği konusu..." ifadelerini kullandı.
Üniversite hastaneleri ile şehir hastanelerindeki akademisyen ve asistan dağılımına dikkati çeken Hülagü, "Üniversitelerde hoca çok, asistan yok. Şehir hastanesinde görevlendirilmiş, alınan hocalar az, asistan çok. Asistan nihayetinde bizim ülkemizin değerleri bunlar. Hiçbir kimsenin malı değil. Ülkemize ait değerler. Ülke sisteminin birbiriyle entegre edilmesi" dedi.
"TIP DIŞINDAKİ AKADEMİSYENLERİN ZORLUKLAR İÇERİSİNDE OLDUKLARINI BİLİYORUZ"
Akademisyenlerin ekonomik koşullarına ilişkin de konuşan Hülagü, "Öğretim üyesi maaşlarının, gerçekten tıp dışındakilerinki çok zor durumda olduğunu biliyorum. Yine tıpçılar 4'ten sonra özel hasta bakabiliyor, farklı paylı işlemler yapabiliyor, bir miktar gelir getirici işlemler oluşturabiliyor ama tıp dışındaki o arkadaşların, akademisyenlerin zorluklar içerisinde olduklarını biliyoruz. Bunlarla ilgili de inşallah önümüzdeki günlerde bir hazırlık yapılacağı kanaatindeyim. En azından konuşmamızda öyle izlenimler aldığımı vurgulamak isterim" diye konuştu.
Hülagü, kanun teklifindeki eksikliklerin görüşmeler yoluyla giderilebileceğini belirterek, "Genelinde hazırlanmış olan bu yasada eğer eksik şeyler varsa bunu konuşarak, vekillerimiz de belirtti, ortak bir konsensüsle çözülebilecek sorunlar" dedi.
