(TBMM) - Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Bekin,"Türkiye’de son dönemde vücut bulan istikrarın kalıcı hale gelebilmesi için öncelikle iş birliği temelinde, tüm etnisiteler arasındaki gerginliklerin azaltılması, ortak politikaların geliştirilmesi ve çözüm bekleyen kaotik sorunların ortak akılla çözüme kavuşturulması seksen yedi milyonun ortak beklentisidir"
Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Orta Doğu’da yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bekin, "Küresel güç odaklarının, Siyonist İsrail’in arkasında kayıtsız bir şekilde yer alarak içinde bulunduğumuz çalkantılı coğrafyada dayatmacı politikalarla yeni bir korku duvarı olarak ‘Sevr sendromu’nu, ‘Yinon Planı’ formunda yeniden egemen kılmaya çalıştıklarını görmek mümkündür" dedi.
İsrail’in yayılmacı ve saldırgan politikalarına karşı bölge ülkelerinin yalnızca meydan okuma politikalarını tercih etmesinin çözüm beklentilerini sekteye uğratacağını belirten Bekin, uzlaşmacı ve yapıcı politikaların geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Bekin, bölge ülkelerinin farklı etnisiteleri kucaklayan ve birleştiren politikalar geliştirmesi gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Bu gelişmelerden büyük cesaret alarak güç devşirmeye çalışan Siyonist İsrail’in yayılmacı ve Orta Doğu’yu alev topuna dönüştürmeye yönelik tehditkar ve saldırgan politikaları karşısında bölge ülkelerinin salt meydan okuma politikalarını tercih etmesi, çözüm yolundaki beklentileri akamete uğratacağı gibi hiçbir sonuca götürmesi de mümkün görülmemektedir. Bu bağlamda, bölge ülkelerinin uzlaşmacı ve yapıcı bir jargonla yeni bir politik anlayış ortaya koyarak ve tüm farklı etnisitelere yönelik kucaklayıcı, birleştirici politikalarla bir arada var olma yolunda güçlü bir politik iradeyle daha geniş perspektifli politikalar ortaya koyması, nitel anlamda yeni bir momentum özelliğinin ortaya çıkmasına zemin sağlayacaktır."
"BİR ARADA VAR OLMA KÜLTÜRÜMÜZÜ TAHKİM ETMELİYİZ"
Türkiye’de ortaya çıkan huzur ve istikrarın bozulmasının kimseye fayda getirmeyeceğini ifade eden Bekin, toplumsal barış ve kardeşlik ruhunun korunması gerektiğini vurguladı. Bekin, "Son dönemde Türkiye’de ortaya çıkan huzur ve istikrarın bozulmasının hiç kimseye fayda getirmeyeceği gayet aşikârdır. Ülkemizin zenginliğini oluşturan tüm farklı etnisitelerin birbirlerinin hak ve hukuklarına riayet ederek, toplumsal dokumuza zarar verebilecek her türlü olumsuz söz, güç ve şiddet politikalarından uzak durarak ve daha da önemlisi toplumsal barış ve kardeşlik ruhunu önceleyerek Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Laz'ıyla ve Çerkez'iyle bir arada var olma kültürümüzü tahkim etmemiz kaçınılmazdır" dedi.
Türkiye’nin hassas bir dönemden geçtiğini ifade eden Bekin, istikrarı sağlayacak güçlü adımlar atılması yerine belirli kesimlerin kişiliklerine yatırım yapılmasının sorunları ağırlaştıracağını söyledi. Bekin "Türkiye’de son dönemde vücut bulan istikrarın kalıcı hale gelebilmesi için öncelikle iş birliği temelinde, tüm etnisiteler arasındaki gerginliklerin azaltılması, ortak politikaların geliştirilmesi ve çözüm bekleyen kaotik sorunların ortak akılla çözüme kavuşturulması seksen yedi milyonun ortak beklentisidir" dedi.
Türk, Kürt, Arap ve Acem kardeşliğine zarar verebilecek adımların yalnızca Türkiye’yi değil, tüm bölgeyi kaosa sürükleyebileceğini kaydeden Bekin, "Bu amaç doğrultusunda, bizi daha sıkı bağlarla geçmişe bağlayan manevi duyguları gevşetmeye yönelik siyonist güçlerin dolaylı hamlelerine karşı daha duyarlı hareket etmememiz durumunda, bölgenin tamamen Amerikan ve İsrail hakimiyeti altına girmesi söz konusu olacaktır. Amerika’nın bölgede üstünlüğünü şimdiye kadar görülmemiş boyutta tesis etmeye çalıştığı gözlerden kaçmamaktadır" ifadelerini kullandı.