(TBMM) - YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, CHP'den partisine 5 milyon 100 bin liralık aktarım yapıldığı iddialarına ilişkin, "Söz konusu paranın iddia ettikleri gibi partinin kurumsal yapısıyla, hesabıyla, partinin Sayıştay denetimine giren Anayasa Mahkemesi'nce ibra edilen hesaplarıyla hiçbir ilgisi yoktur" dedi.
YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, CHP'nin banka hesabındaki 5 milyon 100 bin TL'nin YENİ Parti'ye aktarıldığı iddialarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Emir, Türkiye'nin birçok sıcak gündemi varken bu konunun ısrarla gündemde tutulmaya çalışıldığını belirterek, YENİ Parti'nin CHP'den ayrılma sürecini hatırlattı. YENİ Parti'ye yöneltilen iddiaların "anlamsız" olduğunu söyleyen Emir, şunları kaydetti:
"Bugünden geriye dönüp olmayacak iddialarla ‘Bizim 5 milyon liramızı geri verin, bu 5 milyon liranın üstüne çökmeyin’ demeyi absürt, anlamsız ve yersiz buluyoruz. Biz onların asıl hedefinin vurgun konuşulmasın, fonlar konuşulmasın, 450 bin mağdur konuşulmasın; 2 milyar lira götürenler, 20 milyar lira götürüp kaçanlar, milyarlarca lirayı vurgun vuranlar konuşulmasın ama bir şekilde YENİ Parti kadrolarıyla tartışalım ve yandaş medyaya da bir sermaye çıkaralım derdinde olduklarını çok iyi biliyoruz.
Açıklıkla söylemek lazım; bir defa bu para ne? Bu para milletvekillerinden, Grup Genel Kurulu kararı ile milletvekillerinin kararlaştırdığı bir miktarın, ortak kesilmesiyle oluşturulan bir havuz. Dolayısıyla bu paranın siyasi partinin kurumsal kimliği ile ve hesapları ile hiçbir ilgisi yok. Ben size daha önce alınmış kararlardan bir tanesini göstereyim. Grup Genel Kurulu toplanır, karar alır, der ki: ‘Şu dönemlerde milletvekillerinden şu kadar para ödenti alınması konusunun Grup Genel Kurulunun onayına sunulması’ der. Mesela elimdeki 2022 tarihli bir yazı. Bir grup kararı alınıyor ve gruptaki milletvekilleri diyorlar ki ‘Biz kendi aramızda şu kadar parayı toplayalım.’
"HAZİNE'NİN OARASI OLMADIĞI İÇİN SAYIŞTAY DENETİMİNDEN DE GEÇMEZ"
Peki, bu parayı ne yapacaksınız? Ne için toplanıyor bu para? Bu para, grubun giderlerini karşılamak üzere toplanıyor. Daha önce yaptığımız ödemelere baktık. Grup personeline çok çalıştığı için bazen ek ödemeler yapmak gerekir. Bazen bayramlarda, yılbaşlarında bazı ödemeler yapmak ihtiyacı olur. Onlar karşılanır. Araştırma ve yayınla ilgili giderler karşılanır, grubun yemek ve çay giderleri karşılanır, genel başkanlarla ilgili hukuki sorumluluk doğduğunda tazminat paraları ödenir, grubun kırtasiye giderleri karşılanır. Bu hesaplar iddia edildiği gibi hiçbir zaman Hazine'nin parası olmadığı için, hiçbir zaman siyasi partinin kurumsal hesabına dahil olmadığı için iddia edildiği gibi Sayıştay denetiminden de geçmez. Kendi arasında milletvekilleri para toplar, Grup Başkanlığı ona uygun bir şekilde harcama yapar, milletvekilleri bunu takip ederler ve bu böyle olur, böyle gider. Diğer siyasi partilerde de böyle.
Şöyle bir algı yaratılıyor: ‘Efendim bunlar milletvekili aidatıdır. Milletvekili aidatı olduğu için de Siyasi Partiler Yasası'nın ilgili maddesine göre siyasi partinin malı sayılır, siyasi partinin parası sayılır. Sayıştay denetler, Anayasa Mahkemesi de zaten bunu bizden ister.’ Bu asla olabilecek bir şey değil. Tekrar ediyorum: Siyasi partinin hesabı olmadığı için, siyasi partinin hesabına girmiş bir para olmadığı için bugüne kadar hiçbir şekilde Sayıştay tarafından denetlenmemiştir.
"BANKA HUKUKÇULARDAN GÖRÜŞ ALDI VE TAHDİDİ KALDIRDI"
İlk dayandıkları Siyasi Partiler Yasası'nın maddeleriyle anlattıkları şeyin hiçbir ilgisi yoktur. Sonrasında bakın bir örnek daha vereyim. Bu para birikmiş, daha doğrusu orada bir para var. Butlan kararı geldikten sonra butlan yönetimi partinin paralarına tedbir koyuyorlar, tahdit koyuyorlar. İlgili banka da bu paraya tahdit koyuyor ve biz iki gün boyunca bu paraya dokunamadık Grup Yönetimi olarak. Banka dedi ki bize: ‘Bu hesabın üzerinde tahdit var’ Biz dedik ki: ‘Hayır bu hesap siyasi partinin hesabı değil, bu milletvekillerinin kendi arasında topladığı bir para. Dolayısıyla yaptığınız uygulama yanlış’. Nitekim banka hukukçularından görüş aldı ve iki gün sonra tahdidi kaldırdı.
Şunu ifade etmek istiyorum değerli arkadaşlar: Söz konusu paranın iddia ettikleri gibi partinin kurumsal yapısıyla, hesabıyla, partinin Sayıştay denetimine giren Anayasa Mahkemesi’nce ibra edilen hesapları ile hiçbir ilgisi yoktur, uzak yakın ilgisi yoktur. Zaten bir siyasi partinin resmi parasını, mesela bir genel başkanın -daha önceki genel başkana defalarca yapıldığı gibi- tazminat bedellerinin ödenmesinde kullanamazsınız. Dolayısıyla tam da bu nedenle milletvekilleri kendi arasında imece yapmıştır. Anımsayacaksınız, daha önce tazminat davaları çıktığında milletvekilleri kendi aramızda toplanmış, bu parayı artırmış ve buna da ‘imece parası’ demiş ve bu paralardan da o tazminat yükümlülükleri karşılanmıştı. Ne Sayıştay'ı ne Anayasa Mahkemesi ne iddia ettikleri Siyasi Partiler Yasası'nın 61'inci, 69'uncu maddesiyle ilgisi yok. Kendi aramızda toplamışız, partinin kurumsal kimliği bize göre işgal edilince de herkese topladığı parayı geri göndermişiz Grup Genel Kurulu kararıyla. Bundan ibaret... Bunun dışında oradan buradan saçma sapan kanun maddeleri bulup; Sayıştay denetimi, bilmem ne, partinin kurumsal kimliği... Hiç ilgisi yok.
"AMAÇLARININ SARAYIN DEĞİRMENİNE SU TAŞIMAK OLDUĞUNU BİLİYORUZ"
Şimdi buradaki mesele şu: Fon konuşulmasın, 900 milyarlık hortumlama konuşulmasın, Cumhurbaşkanı'nın bu olaya etkisizliği, hâlâ müdahale etmeyişi, hâlâ bir 'tövbe hesabı' üzerinden kişilerin yatırabildiklerini yatırdıklarında hukuki ve cezai takipten kurtulmaları, milyonlarca vatandaşımızın mağdur edilmesi konuşulmasın, milletvekillerinin kendi aralarında çay, kahve, kırtasiye, ikramlar vesaire için topladığı parayı sabahtan akşama kadar konuşsunlar. Amaçlarının her defasında Saray'ın değirmenine su taşımak olduğunu biliyoruz.
"FAİK BEY’İN ÇAY PARASINA İHTİYACI VARSA SÖYLESİN"
Bize tebligat gönderiyorlar. Olacak iş midir? Meclis Başkanlığı'na da söyledik: Bir partinin Grubu, Grup Başkanlığı milletvekillerine yazı gönderebilir mi? Gördünüz mü böyle bir şeyi Meclis’te, hiç tanık oldunuz mu? Böyle bir hakkı, böyle bir haddi olur mu bir siyasi partinin? Yaptılar... Şimdi bir noter bildirimi yolluyorlar. Yollasınlar. Biz haklılığımızı zaten biliyoruz, apaçık ortada. Ya bizim grupta çay parası, kahve parası, ağırlama parası veya oluşursa tazminat parası toplansın ödensin diye topladığımız parayı, neden topladığımız arkadaşlarımıza dağıtamayacağız? Açıkça söyleyelim: Faik Bey'in çay parasına ihtiyacı varsa açıkça söylesin, açıkça söylesinler. ‘Sizin paranızla biz çay kahve ısmarlayacağız’ diyorlarsa tamam ama buradaki paranın siyasi partiyle ilgisi olmadığını açıklıkla ifade ediyoruz.
"KASA İŞİNİ SİZ BİLİYORSUNUZ"
Biz o gün yasaya uygun, kurallara uygun bir Grup Yönetim Kurulu kararı daha aldık. O Grup Genel Kurulu kararınca da herkesin hakkını kendisine yolladık. ‘Kasayı aldı, gittiler.’ Kasayı almadık. Orada bir kasa falan yoktu. Kasa işini siz biliyorsunuz ama biz milletvekillerinden kendi iradeleriyle günlük harcamalar için toplanan paraları artık o partide günlük harcama herkes açısından olmayacağı için hakkaniyet adına, adalet adına herkese geri gönderdik. Durum bundan ibarettir. Bu konuyu tartışıyor olmaktan bile çok üzgünüz. Bu konuyu buraya kadar getiren, içinde bir şey varmış gibi, altında bir şey varmış gibi bu noktaya kadar taşıyanları da biliyoruz, niyetlerini de görüyoruz."