(AYDIN) - YENİ Parti Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Kuşadası Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ömer Günel'in 225 gündür tutuklu olduğunu ancak hakkında dava açılamadığını ifade ederek, "Delil yok, hiçbir şey yok. Ne zamana kadar delil arayacaksın?" dedi.
Bülbül, Kuşadası’nda düzenlediği basın toplantısında, Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ömer Günel'in, İstanbul merkezli bir soruşturma kapsamında tutuklandığını hatırlattı.
Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre soruşturmaların suçun işlendiği iddia edilen yerlerde yürütülmesi gerektiğine dikkati çeken Bülbül, Günel'e yöneltilen suçlamalara ilişkin yerin Kuşadası olduğunu, buna karşın soruşturmanın İstanbul'da yürütüldüğünü ifade etti.
Bülbül, "Neden? Güya İBB davasında Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'na mali destek vermiş. Bir tek soru sorulmadı o konuda. Savcılık, polis ve mahkeme aşamasında soru yok" dedi.
Savcılığın bir şey bulamadığını söyleyen Bülbül, Günel'in 225 gündür tutsak olduğunu ancak hakkında halen iddianame düzenlenmediğini anlattı.
Bülbül, şunları kaydetti:
"Açsana davayı. Yok ki bir şey dosyada, açamıyor. HTS kayıtları, baz istasyonu kayıtları MASAK raporları… Şu anda Ömer Günel ve belediye bürokratları ve orada yatan, tutsak olan arkadaşlar hakkında belge, bilgi yok. İddianame yazılsın da belgeleri, bilgileri görelim. Konuşmayla hukuk olmaz. Delille hukuk olur. Gidersin, delili bulursun, ondan sonra davayı açarsın. Delil yok, hiçbir şey yok. Ne zamana kadar delil arayacaksın?"
Bülbül, Günel'in gözaltına alınmasından 8-9 ay önce Kuşadası'na gelen bir aracın kaza yaptığını, bunun üzerine İçişleri Bakanı'nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdiğini ifade etti.
Önergede, "basında yer alan iddialara göre, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'na yakın olduğu iddia edilen bir yapılanma tarafından Aydın'da gayri resmi biçimde, muhalefet belediyelerine yönelik bazı emniyet mensubu ya da polis memurlarının dinleme, teknik ve fiziki takip ve itirafçı bulma iddialarını" sorduğunu anlatan Bülbül, bakanlıktan, "Soru önergesinde bahsedilen hususlara ilişkin Ankara, İstanbul illerinden Aydın iline herhangi bir personel görevlendirmesi yapılmamış olup yürütülen bir soruşturma da bulunmamaktadır" yanıtı geldiğini aktardı.
"HUKUKİ SAİKLERLE DEĞİL, KUMPAS SAİKLERİYLE..."
Bülbül, "Bu operasyonlar çerçevesinde tabii haksız hukuksuz bir yere, hukuki saiklerle değil, kumpas saikleriyle Ömer Günel ve arkadaşlarımız, bürokratlarımız gözaltına alındı" dedi.
Günel'in tutuklanmasının ardından avukat Behçet Alp'in cezaevinde, soruşturmanın diğer tutuklularıyla görüştüğüne yönelik iddiaları dile getiren Bülbül, bu konuda da TBMM'de soru önergesi verdiğini ve konuşma yaptığını bildirdi.
Bülbül, önergesinde, "Kuşadası'nda bir soruşturma kapsamında tutuklu bulunan bazı şüphelilerin müdafiliğini yürüten avukat Behçet Alp'in cezaevindeki tutuklulara etkin pişmanlık veya gizli tanıklık beyanı karşılığında tahliye vaat ettiği, bu doğrultuda menfaat temin etmeye ve siyasi rakibi Ömer Günel aleyhine delil yaratmaya çalıştığı yönündeki iddialar hakkında idari ve adli bir inceleme başlatılıp başlatılmadığını" sorduğunu ifade eden Bülbül, önergede şu soruları yönelttiğini bildirdi:
"Ömer Günel hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma dosyası, mutlak olarak gizli yürütüldüğü ve kısıtlılık kararı bulunduğu hâlde, henüz resmi bir işlem yapılmamışken bu dosya bilgilerinin ve soruşturma numarasının Kuşadası'ndaki başka bir mahkeme dosyasına, Behçet Alp vekili sıfatıyla avukat Işın Simay Parlak aracılığıyla nasıl sunulabildiği hususu araştırılmış mıdır? Soruşturmanın gizliliğini ihlal eden söz konusu şahıslar ve ilgili kamu görevlileri hakkında adli ve idari soruşturma başlatılmış mıdır? Şayet başlatılmamış ise gerekçesi nedir? Son dönemde kamuoyunda ve yerel basında tahliye borsası iddialarıyla anılan yargı mercileri üzerindeki siyasi nüfuz ve kumpas iddialarını içeren bu tür dosyalarla yargı bağımsızlığını ve yargıya olan güveni korumak adına bakanlığınızca somut hangi denetim mekanizmaları işletilmektedir?"
Süleyman Bülbül, açıklamasını, "Biz bunların peşini bırakmayacağız. Bunlarla bağlantılı olarak, bunlarla beraber hareket eden, hukuka aykırı, yasaya aykırı bağlantıları içerisinde olduğu iddia edilen sarı binanın da peşini bırakmayacağız" ifadeleriyle tamamladı.