(ANKARA) - YENİ Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, Ankara'da boşanma aşamasındaki eşi ve kayınpederi tarafından öldürülen Başak Gürkan cinayeti ile 2020'de şüpheli şekilde ölü bulunan Aleyna Çakır'ın ölümüne ilişkin davalarla ilgili yaptığı açıklamada, "Şiddetle, vahşetle baş başa bırakılan tüm kadınlar için buradayız. Vahşetin ismi bugün Aleyna ve Başak. Ama geçtiğimiz günlerde, geçtiğimiz haftada her gün, an be an en az bir kadın, iki kadın vahşi şekilde katlediliyor. Kadınların maruz kaldığı şiddetin görünmez kılınmasına, o vahşetin unutulmasına müsaade etmeyeceğiz" dedi.
Ankara'da 9 Eylül 2025'te boşanma aşamasında olduğu Barış Arslan ve kayınpederi Kudret Arslan tarafından, çocuğunun gözü önünde bıçaklanarak öldürülen Yüksek Mühendis Başak Gürkan cinayetinin duruşması, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor. Kamuoyunda "Aleyna Çakır" olarak bilinen Sema Esen'in 2020 yılında ölümüne ilişkin sanık Ümitcan Uygun'un "intihara teşvik etmek, intihar kararını kuvvetlendirme" ve "eziyet etme" suçlarından yargılandığı dava da Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edecek.
Duruşmalar öncesi YENİ Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya ve kadın örgütleri, Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı.
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde okul önünde meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin konuşan Asu Kaya, "Bugün yüreğimiz Turgutlu'da. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, İzmir milletvekilimiz Murat Bakan öncülüğünde bir heyeti Manisa'ya, Turgutlu'ya görevlendirdi. Maalesef ülkemizin her bir yeri yangın yeri" ifadelerini kullandı.
"BİR KADIN HAYATINA DAİR ÖZ KARARINI ALMAK İSTEDİĞİ İÇİN HEDEF HALİNE GELDİ"
Yaşam hakkı katledilmiş iki kadın için adalet talebinde bulunmak üzere Ankara Adliyesi'nde bulunduklarını söyleyen Kaya, önce Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Başak Gürkan davasını ardından da Aleyna Çakır davasını takip edeceklerini belirtti.
Asu Kaya, şöyle konuştu:
"Başak Gürkan bir mühendisti. Kendi ayakları üzerinde duran bir kadındı. Aynı zamanda da 5 yaşında bir kız çocuğunun annesiydi. Başak boşanma protokolünü konuşmak istedi. Barış Arslan ve babası Kudret Arslan tarafından katledildi. Hem de 5 yaşındaki çocuğunun gözleri önünde katledildi. Adli Tıp Raporu'na göre, Başak'ın bedeninde 22 bıçak kesisi vardı. İddianamede iki sanığın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği kaydedildi. Barış Arslan'ın babasını engellemediği belirtildi. Bir kadın, boşanmak istediği için katledildi. Bir kadın hayatına dair kendi öz kararını almak istediği için hedef haline geldi. Savcılık her iki sanık için de canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürme suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteminde bulundu. Hiçbir ceza o 5 yaşındaki çocuğun yaşadığı vahşeti geri döndüremez. O çocuğun gözlerinde kalan vahşeti silemez. Ama adalet ki tüm bugün burada Ankara Adalet Sarayı'nın önündeyiz, adalet bu Adalet Sarayı'nın, toplumun vicdanına vereceği en güçlü, en büyük cevaptır. Toplum vicdanı buradan bir adalet cevabı beklemektedir. Biz bugün Başak için buradayız. Başak'ın adalet talebi için buradayız. 5 yaşında ardında bıraktığı kız çocuğu için, evladı için buradayız. Annesi, ailesi, sevdikleri, sevenleri için buradayız."
"BAŞAK VE ALEYNA İÇİN ADALET İSTİYORUZ"
YENİ Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, 2020'de Keçiören'deki evinde şüpheli şekilde ölü bulunan Aleyna Çakır davasını da takip edeceklerini belirterek, şunları söyledi:
"Ölümünden önce maruz kaldığı o şiddet, o vahşet o dönem kamuoyuna, basına yansıdı. Ümitcan Uygun, Aleyna'nın ölümüne ilişkin intihara teşvik etmek, intihar kararını kuvvetlendirmek ve eziyet etme suçlarından yargılanıyor. Savcılık son duruşmada Uygun'un bu suçlardan 6,5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi. Aleyna için de buradayız elbette. Şiddetle, vahşetle baş başa bırakılan tüm kadınlar için buradayız. Vahşetin ismi bugün Aleyna ve Başak. Ama geçtiğimiz günlerde, geçtiğimiz haftada her gün, anbean en az bir kadın, iki kadın vahşi şekilde katlediliyor. Kadınların maruz kaldığı şiddetin görünmez kırılmasına müsaade etmeyeceğiz. O vahşetin unutulmasına müsaade etmeyeceğiz. Biz burada bugün tüm kadınların ama Türkiye'de milyonlarca kadının yaşam hakkını savunmak için buradayız. Başak için adalet istiyoruz. Aleyna için adalet istiyoruz. En önemlisi de bu toplum, milyonlar bu günlerde bu Adalet Sarayı'ndan vicdanına adaletin tesis edilmesini bekliyor."
"TORUNUMU OKULA ANNESİZ GÖTÜRDÜM"
Başak Gürkan'ın annesi Makbule Gürkan ise "Yavrum için adalet istiyorum savcılarımızdan, hakimlerimizden. Onlar da vicdan sahibi. Onların da evladı var. Diyaliz hastası olarak evlat yetiştirdim, okuttum. Devlete hayırlı bir evlat yetiştirdim. Ama katiller yavrumu katlettiler suçsuz, günahsız yere. Torunuma cevap veremiyorum. Okula annesiz götürdüm kaydettim. 'Anneanne ne olur bir kere annem gibi emeyim' diyor. Hala emiyordu annesi öldüğü zaman. Bu vicdan mıdır?" diye konuştu.
"AİLE YILI DEĞİL MÜCADELE YILI"
Batıkent Kadın Platformu'ndan yapılan ortak açıklamada da şunlar kaydedildi:
"Sadece ağustos ayında en az 22 kadın cinayeti işlendi. 12 kadın evlerinde katledildi. Sözde 'aileyi koruma' adı altında operasyonlar düzenleyenler; kadınları korumayan, failleri cezasız bırakan ve koruma mekanizmalarını işletmeyen politikalar cinayetlerin önünü açıyor. Kadınları yalnızca aile içine hapseden, güvencesiz çalışmaya ve yoksulluğa mahkum eden bu düzen tesadüf değildir: Kadın cinayetleri politiktir. İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılması ve kazanılmış haklarımızın hedef alınması aynı zihniyetin ürünüdür. Kadınları ucuz iş gücü ve güvencesiz yaşama zorlayan iktidara karşı sözümüz net: Aile yılı değil, mücadele yılı. Failler hak ettikleri cezayı alana kadar bu davanın takipçisi olacağız. Biz kadınlar birbirimizin sesiyiz, güvencesiyiz. Başak için, katledilen tüm kadınlar için, eşit ve şiddetsiz bir yaşam kurulana dek vazgeçmeyeceğiz."