(MANİSA) - YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa'nın Sarıgöl ilçesinde üzüm üreticisine yönelik çözüm önerilerini sıralayarak, "Bankalara olan borçlarınızın faizlerini sileceğiz, ana parayı faizsiz erteleyeceğiz. Hepinize birden yeni bir dönem için yeni bir nefes kredisi vereceğiz. Mazot, gübre, zirai ilaçta vergiler düşürülmeli, çiftçiye doğrudan üretim desteği verilmelidir" ifadesini kullandı.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa-Denizli programı kapsamında, Sarıgöl Belediyesi hizmet binası önünde üzüm üreticileriyle bir araya geldi. Burada konuşan Özel, Manisalıları selamlayarak üzüm üreticilerinin sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel, şunları kaydetti:
"Alaşehir’de, Sarıgöl’de kim üzüm üretiyorsa evladı gibi baktığı o bağına, diktiği günden ilk salkımı kestiği güne kadar, o günden sonra da önce bebeğe bakar gibi bakar. İlk üzümü alır, ondan sonra artık o evlat büyümüştür. O evlat bu teyzemlere bakar, ondan kazandığı parayla da bu teyzemler, bu dayımlar çoluğuna çocuğuna bakar. Sarıgöl’ün insanı kimseye minnet etmeden, kimseye muhtaç olmadan, borcuna senet sepet yapmadan, borcunu senede sepete bakmadan ödeyen, Atatürk’ün gurur duyduğu, 'Milletin efendisidir' dediği namuslu, çalışkan, borcuna sadık, komşusuna dost, akrabasına kol kanat olan ve birbirini çok seven, ülkesini çok seven insanlardır. Burası üzümün başkentidir. Burada 110 bin dönüm bağ var. Burada başka bir şey yok. Bu topraklarda yaşayan insanlar her zaman ufak tefek sorunları olur ama tarihin en büyük kriziyle karşı karşıyalar. İktidar, iktidarın milletvekilleri, iktidardaki siyasetçiler duymuyor. Tarım Bakanlığı duymuyor. Cumhurbaşkanı duymuyor ve gelip burayla meşgul olmuyorlar. Burayı bir başına bıraktılar. Ben, dedesi Bahçıvan Abdullah Ağa olan Manisa’nın Kuşlu Bahçesi’nde marul üreten, pırasa üreten, havuzu kırıp yıkayan, pazara götüren, her bir parmağı eklem romatizması, mafsal romatizması olmuş, soğuktan 95 yaşına kadar, 96 yaşına kadar pazara çıkmış bir bahçıvanın torunuyum. Hacıhaliller köyünde bir tarafı olan bağın arasında traktörün üstünde büyümüş, bağda ilaç atmış, hasatta, bağ bozumunda üzüm çekmiş, geceleyin başında nöbet tutmuş; yani sizin derdinizi, çilenizi bilen, evlat büyütür gibi bağ büyüttüğünüze ve evladını sever gibi bağınızı, üzümünüzü sevdiğinize şahit olan birisiyim.
"KOLTUKTA KALAYIM DİYE RAKİPLERİNİ HAPSE ATANLAR SİZİ SORMAZ"
Sizin derdinizden foncular anlamaz. Sizin derdinizden biz anlarız. Sizin derdinizden Ankara’da saraylarda oturanlar gelip sizi sormaz. Koltukta kalayım diye rakiplerini hapse atanlar sizi sormaz. Fon vurguncuları sizin derdinizi sormaz. Milletin bankadaki yatırımına çökenler, geri vermemek için 40 takla atanlar sizin derdinizden anlamaz. Onlar kendi derdine düşmüş. Ben sizin derdinizle dertlenmeye geldim. Başkan dedi ki: 'Üzümcü çok zor durumda ve sesini duyuramıyor. Gel genel başkanım, sesimizi duyur.' Sesinizi duyurmak için buradayız. Üretim maliyetleri bu sene geçen yıla göre neredeyse iki kat arttı. Sadece mazotun fiyatı yüzde 100 arttı. 50 liradan 100 lira oldu. Gübre fiyatları yüzde 70 zamlandı. Maliyetler yükseldi, üzümün fiyatı ne oldu? Geçen sene 35-40 lira satılan... Türkiye’nin bir ucuna gidiyorum. Mesela Ardeşen’de pazar gezdim. Bu üzümü gördüm. 'Nerenin üzümü?' dedim. Biri 'Alaşehir' dedi. Öbürüne sordum: Nerenin üzümü bu? dedim. 'Sarıgöl' dedi. Bir başkasına gittim, aynı üzümü gördüm. Sordum: 'Halden aldık. Ama herhâlde Ardahan, Mardahan' diyordu. Babası duydu, 'Yok oğlum' dedi. 'Oradan aldık ama üzüm Sarıgöl’ün üzümü' dedi. Bu üzüm Ardeşen’de 100 liraya satılıyor. Diyarbakır’da 120 liraya satılıyor. Ankara’da 100 liraya satılıyor. Samsun’da 100 liraya satılıyor. Ama bu üzüm geçen sene 40 liraydı, bu sene 10 lira.
"EVLADINI KENDİ ELLERİNLE TOPRAĞA VEREN BABA NE HİSSEDİYORSA ÜZÜMCÜ DE ONU HİSSEDİYOR"
Buradan bütün Türkiye bu feryadı duysun. Nasıl Rize’deki çaycının, Ordu’daki, Giresun’daki fındıkçının, Hayrabolu'daki buğdaycının, Trakya’daki ayçiçeğinin, Çukurova’daki pamuğun sesini hep duyurmaya çalışıyorsak kendi memleketimin üzümü geçen sene 40 lira, bu sene pazarda 100 lira ama bu üzüm 10 lira. Bu üzümü 10 liraya satamazsınız. İnsanlar önce bu üzümleri kestiler. Gittiler, bir, iki gün alım yerlerinin önünde beklediler. Alım olmayınca geldiler, emek emek yetiştirdikleri üzümü bağın arasına, derelere döktüler. Şimdi bu üzümü dibine kesiyorlar. Ne demek biliyor musun dibine kesmek? Önce bu bağı oraya ekti. Bebek büyütür gibi büyüttü. Direklerini dikti, tellerini gerdi. Her sene bekledi ki bu filiz versin. Filiz verdi, onu aldı, bir bağladı. Baktı, uğraştı, bağı büyüttü. Artık üzüm vermeye başladı. Bebek, çocuk büyüdü. Bu üzümü alıp yetiştirerek kendini geçindirecek ya buna geçen sene 40 lira verenler, 10 lira verince bu üzümü böyle dibine kesiyor. Kesiyor, dibe düşüyor, orada çürüyor. Dibine dibine kesiyor bunu. Evladını eliyle toprağa veren bir baba ne hissediyorsa Sarıgöllü üzümcü dibine keserken onu hissediyor.
"ANKARA’DAKİ BEYLERİN, ERDOĞAN’IN RUHU BİLE BUNU DUYMUYOR"
Ankara’da oturan foncular, dibine üzüm kesen bağcının ne acı çektiğini bilmez. Dibine kesen ağlıyor. Bu üzümü dibine keserken yıllarca emek vermiş, yıllarca bu noktaya getirmiş, bütün bir sene masraf etmiş. Gün olmuş evladına ilaç alamamış, gitmiş bağa ilaç almış. Gün olmuş evladının karnını doyuramamış, buna gübre almış. Demiş ki: 'Bağ giderse hepimiz gideriz. Bunu ayakta tutayım'. Bu bağlar sökülüyor. Bu bağlar dibine kesiliyor. Bu üzümler derelere dökülüyor. Ankara’daki beylerin, Erdoğan’ın ruhu bile duymuyor. Buradan Recep Tayyip Erdoğan’a gösteriyorum. Sen bu insanların derdini dinlemezsin ama geleceğim, ben bu insanların yüzünü güldüreceğim. 'Hadi bu üzüm 30, 40 lira olmadı, o oldu, bu oldu' diyor ya… Suma ne demek? Alkolün ham maddesi, alkolün ara mamulü. 'Hiç olmazsa üzümümü vereyim fabrikaya, alkol yapılsın' diyor. Bu sumalık üzüm geçen sene 20 lirayken, bu sene 5 lira. Onda bile ayrımcılık yapıyorlar. 5 lira fiyat koymuş, 'Vereceğim' diyor, alan yok. Kimden alıyorlar? O Alaşehir’de Tayyip Erdoğan’ın üzüm fiyatı açıklarken, 3-4 sene oluyor, dönüp soruyor ya, 'Kaç para tüccar?' diye. Tüccara üzüm fiyatı soran adam… O sorduğu adam yok mu? Hepiniz tanıyorsunuz. MHP’nin MKYK yöneticisi. Geçen seçimlerde Alaşehir’e bunu koyalım, belediye başkanı olsun, dediler. Alaşehirli, 'Hadi oradan, Ahmet Öküzcüoğlu varken biz seni mi seçtireceğiz?' dedi. O adamın bütün üzümünü almışlar, suma fabrikasını dolduruyorlar. Sizin üzümünüzü 5 liraya bile almıyorlar. Hani foncular var ya, foncular… Bunlar nasıl birbirlerini zengin ettiler? Alaşehir’deki, Sarıgöl’deki, Alaşehir’deki çiftçinin üzümünü almayan, onu donda bırakan, parayı fonda bırakanlar kendi kendilerini zengin ediyorlar. Yazıklar olsun.
"AK PARTİ’NİN 200 MİLYONA SATTIĞI FABRİKAYI 2,5 MİLYAR DOLARA, YANİ 12,5-13 KATI FİYATA EL DEĞİŞTİRDİLER"
110 bin dönüm bağ var. Bağların 70-80 bininde üzüm duruyor. Daha gelirken gördük. Normalde ne olması lazım? Bu üzümlerin yüzde 80’inin şimdiye kadar kesilmiş olması lazım, doğru mu? Ama yüzde 80’i duruyor, artık yavaş yavaş çürümeye başladı. Öyle ki burada, Sarıgöl’de artık herkesin üzümü az çok çürümeye başladı. Bir an önce buraya müdahale edilmesi lazım. Toprak Mahsulleri Ofisi geçen yıl 9 numara kuru üzümün kilosuna 120 lira vermişken bu sene 95 lira açıkladı. Geçen senenin yarı fiyatına üzüm topluyorlar. Zaten en büyük hatayı da üzüm fiyatında avansı 80 lira açıklayıp yukarıda tutmaya çalışarak yaptılar. Ama o zamana kadar TMO’ya fiyat açıklatmadılar. Tariş’in eski gücü yok. Tariş’in gücü olmadığı için yeterince alım yapamıyor. İyi bir fiyat ilan edip piyasayı düzenleyemiyor. Bu yüzden birilerinin elinde bağcı, üzümcü, Sarıgöllü, Alaşehirli oyuncak oluyor. Biz YENİ Parti olarak muhalefet partisi değiliz. Biz YENİ Parti’yi muhalefet olsun diye değil, 'İktidar olsun, sorunları çözsün' diye kurduk. Bugün Türkiye’nin her yerinde YENİ Parti’nin 1. olağan kongreleri tamamlanıyor ama YENİ Parti’nin 1. kurultayı, muhalefetteki tek kurultayıdır. YENİ Parti iktidar partisidir. Buradaki suma fabrikasını 200 milyon dolara özelleştirdiler. 'Yapmayın, ayıptır! Babanın malı olsa satar mısın bunu?' dedik. 200 milyon dolara alanlar, iki sene geçti geçmedi, 800 milyon dolara yabancıya sattılar. Orada el değiştirdi, bu sefer 2,5 milyar dolar… Bunlar, AK Parti’nin 200 milyona sattığı fabrikayı 2,5 milyar dolara, yani 12,5-13 katı fiyata el değiştirdi. Şimdi yabancılar parasına para katıyorlar. Burada da iktidarın adamlarından suma fabrikası üzüm topluyor, sizin malınızı meydanda bırakıyorlar. Bu fabrika devlette olsa, ayakta olsa, eşit davransa, adam kayırmasa, hiç olmazsa bu zor günlerde uygun bir fiyattan buraya bu üzümler verilirdi. Devletin malını böyle çarçur edenlerden inşallah siz sandıkta, biz kanun önünde hesap soracağız. Siz Özgür Özel’in, Sarıgöl’e gelip, ‘bir şey yapacağım’ deyip, sonra yapmadığını hiç gördünüz mü? Ne dediysek hep yaptık. Çok zor günde de geldik, en iyi günde de geldik. Şimdi size söz olsun, iktidarımızın ilk iki yılı içinde bir devlete ait suma fabrikasını Sarıgöl’e kurmayan namerttir.
"SORUNLARI ÇÖZECEK YEDİ ÖNERİMİZİ KAYDA GEÇİRİYORUM"
Çiftçinin kooperatiflerini, Tariş gibi kurumlarını sonuna kadar destekleyeceğiz. Bugün tabii ki hızlı alınması gereken pansuman tedbirler var. Yeniden 25 gramlık okul üzümü paketleri derhal yapılmalıdır. Türk Hava Yolları’nda fındığın yanında üzüm dağıtılmalıdır. Askeriyeye mutlaka üzüm hem de böyle yapma şeker yerine üzüm, sağlıklı şeker üzüm askeriyedeki öğünlere girmelidir. TARİŞ güçlendirilmelidir, lisanslı depocululuk için yüreklendirilmeli, desteklenmeli, kredilendirilmelidir. Kesinlikle Allah’ın cezaları yurt dışından buraya kuru üzüm getirmek yasak, hayvan yemi adı altında kuru üzüm getirip suma yapıyorlar. Bu şarlatanlığa son verilmelidir. Ayrıca bunlar pansuman, hızlı, kanamayı bu sene kesmek için okul üzümü de öyledir, askeriyeye dağıtmak da öyledir. Bunun yanında hayvan yemini durdurmak da. Ama dedim ya, YENİ Parti muhalefet partisi değil. Muhalefet sorunu söyler. İktidar çözümü söyler. YENİ Parti’nin üzümcünün sorunlarını çözecek yedi önerisini Sarıgöl’den kayda geçiriyorum, iktidar olunca bunları yapmaya söz veriyorum, ‘Yapmayandan hesap sorun’ diyorum. Birincisi, üzüm alımları artırılmalı, Toprak Mahsulleri Ofisi, TARİŞ’in alım politikaları yeniden değerlendirilmeli. Çiftçinin elinde kalan ürün için üreticiyi koruyan fiyatlar uygulanmalı, TARİŞ ve TMO üzerinden hızlı bir doğru bir fiyat sistemi kurulmalıdır. İki; bankalara olan borçlarınızın faizlerini sileceğiz, ana parayı faizsiz erteleyeceğiz. Birkaç taksite böleceğiz. Hepinize birden yeni bir dönem için yeni bir nefes kredisi vereceğiz. İkinci bahar kredisini çiftçimize biz vereceğiz, borçları da sileceğiz. Ana parayı da erteleyeceğiz.
"KAYBEDİLEN İHRACAT PAZARLARI YENİDEN KAZANILMALI, NAKLİYE MALİYETLERİNİ DÜŞÜRECEK DESTEKLER SAĞLANMALI"
Üç; tarım sigortası primleri büyük dert. Bunlar yeniden hesaplanmalıdır. Geçen yılın 30 liralık fiyatından poliçe yaptılar, bunu kimsenin ödemesi mümkün değildir. Bugünkü 10 liralık fiyatlar esas alınmalı, primler düşürülmeli, ödemeler mutlaka ertelenmelidir.. Dördüncüsü; mazot, gübre, zirai ilaçta vergiler düşürülmeli, çiftçiye doğrudan üretim desteği verilmelidir. Beş; yerli üreticinin üzümü değerlendirilmeden ithalat yasağı getirilmelidir. Bunun adı salkım. Bunun adı çilkim. Son çilkim yerli üreticinin üzümü alınana kadar ithalata izin veren namussuzdur. Fabrikaların alım şartları şeffaflaştırılmalı, siyasetten uzak tutulmalı, kayırmacılık yaptırılmamalı, üreticinin fabrikaya doğrudan ürün satmasının önündeki engeller kaldırılmalı, çiftçi ile tüccar ayrımı ortadan kaldırılmalı, çiftçi tüccara mecbur edilmemelidir. Altıncısı; Sarıgöl’e sumalık ve iskarta üzümü değerlendirecek tesisler kazandırılmalıdır. Bu tesisleri kuracak girişimcilere yüksek oranda hibe ve teşvik verilmelidir. Üzüm dalında çürümek yerine işlenerek ekonomiye kazandırılmalıdır. İlk fabrika Özgür Özel’den Sarıgöl’e hediye, yenisini açmak isteyene kredi, teşvik, hepsi birden önümüzdeki dönemde. Son olarak yedincisi; kaybedilen ihracat pazarları yeniden kazanılmalı, nakliye maliyetlerini düşürecek destekler sağlanmalı, Sarıgöl üzümünün, Alaşehir üzümünün dış pazardaki rekabet gücü artırılmalı. Yani nasıl Tayyip Bey kendisine yakın firmaları alıp alıp, gezip gezip dünyada onları destekleyen anlaşmalar yapmayı biliyorsa, gelecek dönem Özgür Özel üzümcünün koluna girecek, dünya piyasasına Sarıgöl üzümünü tanıtacaktır, sattıracaktır.
"HERKESİN YÜZÜ GÜLECEK"
Biz bu Sarıgöl’e çocuk yaştan beri gidip geliyoruz. Sarıgöl’e ilk 23 yaşında geldim, üstünden 28 sene geçti, gelip gidiyorum. Buraya gelip de güler yüz görmedim, buraya gelip de sadece o günkü CHP, bugünkü YENİ Partililerden güler yüz görmenin yanında MHP’lisinden, AKP’lisinden güler yüz görmediğim bir gün olmadı. Buraya gelip de söz verip de tutmadığımız olmadı. Muhalefette geldik, sabrettik. ‘Kazanacağız’ dedik, kazandık. Büyükşehri aldık ve hizmet sözü verdik, geldik çalıştık. Ferdi Başkan’ı sevdiniz, evladınız bildiniz, yasımızı hep birlikte paylaştınız. Besim Başkanımız geldi, onu da bağrınıza bastınız, o da sizin için çalışıyor. Sarıgöl’e ben Eczacı Odası’ndan geldim, milletvekili geldim, grup başkanvekili geldim, grup başkanı geldim. Önceki partide Genel Başkan geldim, bugün YENİ Parti’nin Genel Başkanı olarak geliyorum ve size söz veriyorum ki buraya iktidar partisinin Genel Başkanı olarak geleceğim. MHP’liler, AK Partililer de şunu bilsin. Gelip de sadece YENİ Partili’nin yüzünü güldürmeyeceğiz. Üzümcünün yüzü güldü mü hepinizin bağı var, herkesin yüzü gülecek.
"BEN BAĞIN ARASINDAN, TRAKTÖRÜN ÜSTÜNDEN GELİYORUM"
Faizler bir bizim partiye silinmeyecek, herkesin partisine silinecek. Para ileriye doğru ötelenirken parti ayrımı yapılmayacak. Onun için düğününde - cenazesinde bir olan Sarıgöllü komşulara söylüyorum. Üzümcünün çıkarı için, yarınları için düğünde-cenazede bir olduğunuz gibi sandık başında da bir olun ve hakkınızı yiyenleri artık yollayın. Manisa’nın bir evladını iktidara getirin. Bizim iktidarımız üzümcünün iktidarıdır, Akhisar’daki zeytincinin iktidarıdır. Kulalı leblebiciyi de biz düşünürüz, pamuk üreticisini de biz düşünürüz. Domatesten geçimini sağlayanı, meyvecilik yapanı, kirazcıyı da biz düşünürüz. Emekliyi de biz düşünürüz. Biz bağın arasından geliyoruz, traktörün üstünden geliyoruz. Ara çapadan geliyoruz, potasaya üzüm banmaktan geliyoruz. Aranızdan geliyoruz, Allah’ın izniyle iktidara geliyoruz. Bütün dertlerinizi bitiriyoruz. Ellerinden öpemediğim analarıma ve dedelerime selamlarımı yollayın. Köydeki güzelim çocukları gözlerinden öpüyorum, selamlarımı yollayın. Dualarınızı eksik etmeyin. Zor günleri geride bırakacağız, hep beraber düze çıkacağız Allah’ın izniyle."