(ANKARA) - ÜNİPERSEN'den TÜİK'in açıkladığı ekim ayı enflasyon verilerine ilişkin yapılan açıklamada, "Enflasyon memur ve memur emeklilerinin maaşlarına doğrudan yansıtılmalı, gerçek zam pazarlığı enflasyonun üzerindeki artış ve refah payı için yapılmalıdır" denildi.
Üniversite İdari Personel Sendikası'nın (ÜNİPERSEN), TÜİK'in açıkladığı ekim ayı enflasyon verilerine ilişkin sosyal medya hesabından "Memurun maaşı enflasyonu takip etmiyor, geriden izliyor" başlığıyla açıklama yapıldı.
Açıklamada, TÜİK'in ekim ayı enflasyonunu yüzde 2,58, yıllık enflasyonu ise yüzde 29,77 olarak açıkladığı hatırlatılarak, temmuz-ekim dönemindeki enflasyon verileri sonucunda memur ve memur emeklileri için yüzde 1,20 oranında enflasyon farkı oluştuğuna dikkati çekildi. Temmuz, ağustos, eylül ve ekim aylarında gerçekleşen fiyat artışlarının, kamu çalışanlarının maaşlarında yılın ikinci yarısı tamamlanmadan yeniden kayba yol açtığı ifade edilen paylaşımda, şöyle devam edildi:
"Ocak 2027 için belirlenen yüzde 5’lik toplu sözleşme artışıyla birlikte dört aylık verilere göre hesaplanan maaş artışı yüzde 6,26’ya ulaştı. Ancak bu oran, memura sağlanan yeni bir kazanç veya refah artışı değildir. Büyük bölümü, yükselen fiyatlar karşısında aylardır eriyen maaşların gecikmeli telafisinden oluşmaktadır. Kesin oran, kasım ve aralık ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla belli olacaktır. Enflasyon farkı; kamu çalışanlarına verilen ilave bir ücret artışı değil, memur ve emeklilerin aylar boyunca kaybettiği satın alma gücünün maaşlara sonradan yansıtılmasıdır. Memur enflasyon farkı aldığında zenginleşmemekte, refah seviyesi yükselmemekte; yalnızca geçmiş aylarda cebinden çıkan paranın bir kısmını geri almaktadır. Markette, pazarda, kirada, ulaşımda ve akaryakıtta yaşanan artışlar kamu çalışanlarının bütçesini her geçen gün daha fazla zorlamaktadır.
Maaşlar aylar boyunca erirken kayıpların altı ay sonra telafi edilmeye çalışılması, memuru sürekli enflasyonun gerisinde bırakmaktadır. Daha kasım ve aralık ayı verileri açıklanmadan enflasyon farkının oluşması, toplu sözleşme artışlarının kamu çalışanlarının gelirini korumakta yetersiz kaldığını bir kez daha göstermiştir. Kâğıt üzerinde zam olarak sunulan oranlar, gerçek hayat pahalılığı karşısında memurun sofrasına refah olarak yansımamaktadır. Kamu çalışanlarının maaşlarına enflasyon farkının yanında ilave zam yapılmalı, kalıcı refah payı verilmeli ve ücretler gerçekleşen enflasyonu geriden takip eden değil, satın alma gücünü önceden koruyan bir sistemle belirlenmelidir. Memurun talebi yüksek oranlı bir zam algısı oluşturmak değil; emeğinin karşılığını aldığı, ailesiyle insanca yaşayabildiği ve maaşının her ay erimediği adil bir ücret düzenine kavuşmaktır. Enflasyon memur ve memur emeklilerinin maaşlarına doğrudan yansıtılmalı, gerçek zam pazarlığı enflasyonun üzerindeki artış ve refah payı için yapılmalıdır!"
