(ANKARA) - Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, TBMM Başkanlığı'na sunulan "çerçeve yasa" teklifine ilişkin, "Şu anda cezaevlerinde bulunan adli mahkumların suçu ne, yeterince adam öldürmemeleri mi? Bu nasıl bir adalet anlayışı" dedi. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'e, "Hem diyorsunuz ki biz muhalefet partisiyiz hem de Erdoğan'ın önümüzdeki seçimleri kazanma stratejisinin en önemli parçası olan Öcalan ve PKK'yla pazarlık sürecine ve bu sürecin sonucu olan yasaya 'evet' diyeceksiniz. Bu nasıl bir muhalefet olacak?" diye soran Özdağ, teklife imza atmayan İYİ Parti ve Yeniden Refah Partisi yöneticilerine teşekkür etti.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, sadece bir siyasetçi değil, akademisyen kimliğiyle de PKK'ya yönelik pek çok kitap yazdığını belirterek, PKK terör örgütünün kuruluşundan bu güne pekçok katliam yaptığını tarihleriyle hatırlattı, yazdığı kitapları gösterdi.
Özdağ, "PKK terör örgütü, Kuzey Irak'ta terör eylemlerine başlamadan önce, Lak-1 ve Lak-2 kamplarının yanındaki ASALA'ya ait kampları devralırken, Ermeni terör örgütü ASALA'nın da misyonunu devralmıştı. Karıştırın bakalım, Abdullah Öcalan'ın gerçek kimliğinin bir Kürt değil, Ermeni olduğu devlet kayıtlarında yok mu? PKK terör örgütünün üst düzey yöneticilerinin ve siyasi kadrolarının… Bu oyunun ne olduğu gayet açık ortadadır. Türk, Kürt, Zaza kardeştir, öz kardeştir; PKK alçak ve kalleştir. Bugün bize bu acıları unutun diyorlar, unutmayacağız" şeklinde konuştu.
"PKK İLE BARIŞ YAPILMAZ"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, "Öcalan'a bir statü verelim" sözlerini hatırlatan Özdağ, şunları kaydetti:
"Bütün bunların ışığında biz de Öcalan'a hak ettiği statüyü, yani bebek katili ve vatan haini statüsünü tekrar veriyoruz. Bölücü terörü ve kahpe teröristleri yüceltmeye gayret edenler olduğunu ağır bir üzüntüyle görüyoruz. Bu yol terörsüz bir Türkiye'ye mi çıkar, yoksa teröre teslim olmuş bir Türkiye'ye mi çıkar? Bu soruların cevabını veremeyen ve teröre yandaş olanlar, milletimizin vicdanında ve adalet muhasebesinde zanlı olarak kalacaklardır. Savaşın bir hukuku, ahlakı ve adaleti vardır. En kanlı savaşlarda bile sivillerin korunması esastır. PKK ile barış yapanlara seslenmek istiyorum: PKK ile barış yapılmaz. PKK, çünkü sivilleri katleden bir terör örgütüdür. Terör örgütleriyle barış yapılmaz; terör örgütleri ancak ezilir, çökertilir ve yok edilir. Teslim olurlar."
"PKK ÜYESİ OLUP SUÇA KARIŞMAMASI MÜMKÜN MÜ?"
Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, terör örgütü PKK'nın Güneydoğu'da köy baskınlarıyla sivilleri şehit ettiğini hatırladıkları gibi, 25 Aralık 1991'de İstanbul Bakırköy'de Çetinkaya Mağazası'nda 11 sivil vatandaşı yakarak öldürdüğünü de unutmadıklarını belirterek, şöyle devam etti:
"Keza Eminönü'nde Mısır Çarşısı'ndaki bombalı saldırıda 7 sivilin öldüğünü unutmadık. Mavi Çarşı katliamında 13 yurttaşımızın nasıl yakılarak öldürüldüğünü unutmadık ve şimdi bu alçakça katliamdan sorumlu kişinin DEM Parti tarafından sağda solda yaptırdığı konuşmalarda, 'Siz bizi pişman mı sayıyorsunuz? Biz pişman değiliz' diye ortalıkta dolaştığını da görüyoruz. Şimdi bize diyorlar ki: 'Bu insanları affedin ve bütünleşin. Onlar normal hayata dönsünler.' Sözde bomba patlatmayan, pusu kurmayan, köy basmayan, kurşun atmayan, karakol basmayan terör örgütü üyeleri serbest kalacakmış. Suç işlememişler, suça bulaşmamışlar. Peki bunları yapmayınca suça bulaşmamış mı oluyorlar? Yaralı terörist taşımadılar mı? Erzak, silah ve cephane getirmediler mi, temin etmediler mi? Gösterilere katılmadılar mı? Yani bir insanın PKK üyesi olup suça karışmaması mümkün mü?
"DİĞER TERÖR ÖRGÜTLERİ DE AF İSTEYİNCE NE DİYECEKSİNİZ"
Üç kişi bir araya gelip bir soygun yapmayı konuşsalar, yasaya göre bu üç kişi organize suç örgütü kurmaktan ceza alıyor. Ama binlercesi bir araya geliyor, Türkiye'yi bölmek için eylem yapıyor ve suça karışmamış oluyor. Bu nasıl bir adalet anlayışı? Bir de Türkiye'ye gelmemekle birlikte örgütün üst düzey yöneticileri Cemil Bayık, Murat Karayılan, Duran Kalkan gibilerle ilgili af olmayacak mı? Hayır, onlar da aftan yararlanıyor. Nasıl yararlanıyorlar? Haklarındaki kırmızı bültenler ve arama kararları kalkıyor. Türkiye'ye gelmiyorlar ama bu geçici bir süre için. Peki böyle bir durumda şu anda cezaevlerinde bulunan adli mahkumların suçu ne? Yeterince adam öldürmemeleri mi? Bu nasıl bir adalet anlayışı? Peki bu arada PKK ile ortak eylem yapan değişik terör örgütleri var. Bu terör örgütleri deseler ki, 'Bu eylemlerden dolayı PKK'yı affettiniz, biz niye affedilmiyoruz?', ne diyeceksiniz?"
"SAYIN ÖZEL, ATATÜRK'ÜN KURDUĞU DEVLETİN TASFİYESİNE ORTAK OLMAYIN"
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'e seslenmek istediğini dile getiren Ümit Özdağ, şunları söyledi:
"Bugün artık karar günü. Siyasette herkes tarafını seçecek ve Türk halkının önüne, seçtiği tarafla çıkacak. Biz, başta ana muhalefet partisi olmak üzere muhalefetin bir blok olarak çerçeve yasaya ve yıkıcı, bölücü 'Terörsüz Türkiye' sürecine karşı durmasını, tarihi bir devlet sorumluluğu olarak görüyoruz. Özgür Bey, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu devletin tasfiyesine ortak olmayın. Zaten Öcalan komisyonuna oturarak, komisyonun çıkardığı rapora imza atarak işlerin bu noktaya gelmesine katkı sağladınız. Hem diyorsunuz ki biz muhalefet partisiyiz hem de Erdoğan'ın önümüzdeki seçimleri kazanma stratejisinin en önemli parçası olan Öcalan ve PKK'yla pazarlık sürecine ve bu sürecin sonucu olan yasaya 'evet' diyeceksiniz. Bu nasıl bir muhalefet olacak? Bu yasaya 'evet' demek, kirli referandum gecesi Yüksek Seçim Kurulu'nun önüne gelmemek demektir. Bu yasaya 'evet' demek, sığınmacılara vatandaşlık verilmesini onaylıyorum demektir. Bu yasaya 'evet' demek, 'Ben bu iktidarın gizli ortağıyım' demektir. Onlarca CHP'li belediye başkanı zindandayken, yüzlerce partiliniz tutukluyken, Türk milletine 'Biz Türklerin demokratikleşmesi için bu yasaya evet diyoruz' demeyin. Çünkü buna Özgür Bey, kimse inanmaz."
"SAYIN TUĞRUL TÜRKEŞ BABANIZIN KEMİKLERİNİ SIZLATMAYACAĞINIZDAN EMİNİM"
Ümit Özdağ, "eski dostum" dediği AK Parti Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş'e de seslenerek, "Sayın Türkeş, Tuğrul Bey, babanız rahmetli Alparslan Türkeş'in kemiklerini sızlatmayacağınızdan eminim. Babanızın oğlu gibi davranacağınızdan eminim. Rahmetli Erbakan Hoca'nın oğlu Sayın Erbakan bu tasarıya 'hayır' derken ve referandum isterken, herhalde Başbuğ Türkeş'in oğlu da bu yasaya 'evet' demeyecektir" ifadelerini kullandı.
"BÜTÜN İYİ PARTİLİ VE REFAH PARTİLİLERİ CUMARTESİ GÜNÜ GÜVENPARK'A BEKLİYORUZ"
İYİ Parti ve Yeniden Refah Partisi genel başkanlarına teşekkür eden Özdağ, şunları söyledi:
"Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Sayın Erbakan'ı da kutluyorum. Babasının oğlu olduğunu göstermiştir. Tebrik ediyorum Sayın Erbakan sizi. Ve İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Müsavat Dervişoğlu başkanlığındaki İYİ Parti Meclis Grubu'na da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bu bölünme yasa tasarısına karşı verecekleri mücadelede başarılar diliyorum. Müsavat Başkan, Allah yardımcımız olsun. Bütün İYİ Partili kardeşlerimi ve tabii Yeniden Refah Partili kardeşlerimi Cumartesi günü saat 13.30'da Güvenpark'ta, gazilerimizi ellerimizde Türk bayraklarıyla ziyarete davet ediyorum. Ve yine unutmadan, 10 yaşından beri tanıdığım, kendisine de ağabey dediğim Sayın İlhan Kesici, partiniz bu yasaya evet diyormuş. Sizin 'evet' demeyeceğinizden eminim."
"ÇERÇEVE YASA İLE GAZİLERİN YASASININ AYNI ANDA TBMM'YE GETİRİLMESİ ETİK DEĞİLDİR"
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, konuşmasının ardından gazetecilerin, "Çerçeve yasayla birlikte Meclis'te bir de gazilere yönelik yasa var. İki teklifin aynı anda verilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna, "Gazilerimizin sorunları ne yazık ki çözülmedi. Söylediğiniz gibi aynı anda getirilmesi de etik değildir, kabul edilemez. Gazilerimiz mali mücadele ya da ekonomik mücadele vermiyorlar; onlar var olma mücadelesi veriyorlar. Yanlarındayız" yanıtını verdi.