(ANKARA) - Türkiye Innovation Week kapsamında Yükseköğretim Kurulu Bilim Kafe’ye konuk olan MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Dalgar, 10 üniversitede kurulan yapay zekaya dayalı otonom çiftliklerle genç çiftçi ve tarım girişimcilerin yetiştirilmesinin hedeflendiğini anlattı. Dalgar, "Sektörle iş birliğinin ötesinde sektörle bütünleşme dediğimiz bir dönemde olduğumuzu düşünüyoruz" dedi.
Türkiye Innovation Week kapsamında Yükseköğretim Kurulu Bilim Kafe’ye konuk olan Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, tarımın dijitalleşmesini ve üniversitelerin bu dönüşümdeki rolünü anlattı.
Prof. Dr. Dalgar, tarımda yazılım, veri, robotlar ve otonom araçların kullanımını yaygınlaştırarak gençlere yeni bir üretim ve girişimcilik yolu açmayı hedeflediklerini belirtti.
Kırsalda çiftçi ve yetiştiricilere verdikleri eğitimler sırasında gençlerin tarım ve hayvancılıktan hızla uzaklaştığını gözlemlediklerini söyleyen Dalgar, üreticilerin de çocuklarına şehirde eğitim alıp geri dönmemelerini tavsiye ettiğini aktardı.
Bu tablonun arkasında geleneksel yöntemlerle üretimin zorluğunun, düşük verimin ve düşük kazancın bulunduğunu ifade eden Dalgar, tarım teknolojilerine yönelik çalışmalarının bu sorunlara çözüm arayışından doğduğunu anlattı.
10 ÜNİVERSİTEDE YAPAY ZEKAYA DAYALI OTONOM ÇİFTLİKLER
Yükseköğretim Kurulu ile Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) arasında imzalanan protokol kapsamında belirlenen 10 üniversitede yapay zekaya dayalı otonom çiftlikler kurulduğunu kaydeden Dalgar, bu çiftliklerde teknolojiyi kullanabilen genç çiftçiler ve tarım girişimcileri yetiştirilmesinin amaçlandığını belirtti.
Yatırımcı kuruluşların, bankaların ve Tarım ve Orman Bakanlığının desteğiyle gençlerin teknolojiye dayalı üretime yönlendirilmesinin öngörüldüğünü anlatan Dalgar, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinin de bu çalışmanın başlangıcından itibaren içinde yer aldığını ifade etti.
300’ÜN ÜZERİNDE AKADEMİSYEN SAHADA ÇALIŞIYOR
Yükseköğretim Kurulunun bölgesel kalkınma odaklı ihtisaslaşma projesi kapsamında tarım ve hayvancılığa odaklandıklarını bildiren Dalgar, üniversitede bu alandaki projelerde doğrudan çalışan 300’ün üzerinde akademisyen bulunduğunu söyledi.
Çalışmaların Veteriner Fakültesiyle sınırlı kalmadığını anlatan Dalgar, mühendislerin, yazılımcıların, iktisatçıların ve temel bilimcilerin farklı uzmanlıklarla katkı sunduğunu, eğitim fakültesindeki akademisyenlerin ise çiftçi ve yetiştirici eğitimlerinde görev aldığını dile getirdi. Prof. Dr. Dalgar, akademisyenlerin öğrencileriyle birlikte köylere ve hayvancılık işletmelerine giderek üreticilerin sorunlarının çözümüne katıldığını aktardı.
"SEKTÖRLE BÜTÜNLEŞMEMİZ GEREKİYOR"
Üniversitelerin hem araştırmada hem eğitimde sektörün içinde olması gerektiğini vurgulayan Dalgar, araştırmaların somut çözümlere dönüştürülmesinin ve öğrencilerin deneyim kazanarak yetişmesinin önemine dikkati çekti.
Dalgar, “Sektörle iş birliğinin ötesinde sektörle bütünleşme dediğimiz bir dönemde olduğumuzu düşünüyoruz.” dedi.
Üniversitenin tarım ve hayvancılık çalışmalarının Tarım ve Orman Bakanlığıyla ortak projeler yürütülen bir düzeye ulaştığını kaydeden Dalgar, belirli bir alana odaklanan ve çalışmalarını istikrarla sürdüren üniversitelerin, bölgenin yanı sıra ülke genelinde de sektörün gelişimine katkı sağlayabileceğini ifade etti.