Haber: Berfin BAYIR
(TBMM) - İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi"nin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısına Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in de katılmasını isteyerek, "Türkiye çok büyük bir vurgunu, çok büyük bir soygunu, nitelikli bir dolandırıcılığı konuşuyor. Sayın Bakan'ın burada olması lazım" dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi"ni görüşmek üzere toplandı.
Görüşmelere başladan önce YENİ Parti Komisyon Sözcüsü ve Antalya Milletvekili Cavit Arı, usule ilişkin söz alarak, "Bugün ülkemizin en önemli, en güncel konularından biri olan fon kriziyle ilgili kanun teklifini görüşmek üzere buradayız. Devletimizin de bu konuyla ilgili en üst düzey yetkilileri, kamu kurumlarının temsilcileri burada. Burada ne konuşacağız? Yaşanmış olan fon krizini, fon krizinin sebeplerini ve bununla ilgili çözüm konularını" dedi.
Türkiye'nin en önemli televizyon kanallarından birine gece yarısı operasyonuyla kayyum atandığı bir günde teklifi görüşmenin anlamı kalıp kalmadığını kamuoyunun takdirine sunmak istediğini belirten Arı, Halk TV'nin vatandaşların gün boyunca izlediği ve iktidarın uygulamalarına ilişkin değerlendirmeleri takip ettiği bir televizyon kanalı olduğunu söyledi. Arı, "Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nun davasının, savunmasının başladığı günde bir televizyon kanalı olan Halk TV'ye kayyum atanmıştır" ifadelerini kullandı.
Daha önce KRT TV, Flash TV ve TELE1 ile devam eden uygulamanın Halk TV ile en üst noktaya ulaştığını savunan Arı, şöyle devam etti:
"Bu durum, ülkede hukukun kalmadığını, mal güvenliğinin kalmadığını, adaletin kalmadığını ve yapılmış olan yanlış uygulamaların kamuoyu tarafından duyulmasının önlenmesi adına yapılmış bir operasyon olduğunu gösteriyor. Bu şartlar içerisinde bu kanun teklifinin burada görüşülmesinin hiçbir faydası olduğunu düşünmüyorum. Çünkü burada görüşülecek konunun esas çözümü adaletle olacaktır, hukukla olacaktır ama bu ülkede iktidar sayesinde ne adalet kalmıştır ne hukuk kalmıştır ne demokrasi kalmıştır."
Arı, Halk TV'ye kayyum atanması kararının geri çekilmesini isteyerek, "Kamuoyunun haber alma hakkının, basının özgür haber verme hakkının önüne geçilmesine dair olan karardan vazgeçilmesini talep ediyoruz" dedi.
Fon kriziyle ilgili haberlerin kamuoyuna ulaşmasının engellendiğini öne süren Arı, "Bu fon krizini yaratanlar krizin duyulmasını istemediler. O nedenle önce konuyu gündeme getiren milletvekili arkadaşlarımızın eşleriyle ilgili adli soruşturma başlatarak süreçte bir tehdit unsuru yaratmışlardır. Arkasından, konuyu haber yapan gazetecilerden ikisi tutuklu, ikisi ev hapsindedir. Şimdi de bu konuyu en çok gündeme getirecek televizyon kanalına kayyum atanmış durumdadır" diye konuştu.
AKAY: "FARKLI GÖRÜŞLERİN DE KAMUOYUNA YANSIMASI GEREKİR"
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay da kanun teklifi görüşülmeden önce fon krizinin aşama aşama nasıl bu noktaya geldiğine ilişkin ilgili kurumların detaylı bilgi vermesini talep edeceklerini söyledi.
Akay, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve gerekirse Fiyat İstikrarı Komitesi ile Merkezi Kayıt Kuruluşu'nun sürece ilişkin bilgi vermesi gerektiğini belirtti.
Daha önce de Plan ve Bütçe Komisyonu'nda detaylı bilgi verilmesini talep ettiklerini hatırlatan Akay, "Bu ilk ne zaman tespit edilmiş, denetleme kuruluşlarıyla ilgili ihbarlar ne zaman kendilerine ulaşmış, bu arada ne gibi önlemler alınmış, önlemler alınmaya çalışılırken alınacak bu önlemleri engelleyenler var mı, siyasi ve bürokratik bağlantıları var mı; bütün bunların aşama aşama tespit edilmesi ve kendi görüşlerinin de bize aktarılması gerektiğini, kanun teklifine de öyle geçilmesi gerektiğini ifade edecektik" dedi.
Halk TV'ye yönelik operasyonu da eleştiren Akay, "Bugün talihsiz de bir gün. Sabahın 05.00'inde yine bir operasyon, basın özgürlüğüne karşı bir darbe, Anayasa'nın 28'inci maddesine aykırı bir şekilde vatandaşların haber alma özgürlüğünün kısıtlanması, basına sansür olarak nitelendireceğimiz bir durumla karşı karşıyayız" diye konuştu.
Soruşturmaların yürütülebileceğini ancak yayın faaliyetlerinin durdurulmasının yanlış olduğunu savunan Akay, farklı görüşlerin kamuoyuna yansıtılması gerektiğini belirtti. Akay, "Bugün emekçinin, işçinin, asgari ücretlinin, çiftçinin, KOBİ'nin, esnafın sorunlarını, fon krizinin sorunlarını anlatacak medya kuruluşlarına ihtiyaç var. Tarafsız anlatacak medya kuruluşlarına ihtiyaç var" diye konuştu.
Akay, kayyum uygulamasından vazgeçilmesini isteyerek, "Temennimiz, kayyum olarak atanmış kişinin Habertürk'te yaptığı uygulamayı burada da yapmasıdır. En azından televizyonun yayınına devam etmesine imkân sağlanır" ifadelerini kullandı.
USTA: "BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE YAPILMIŞ BÜYÜK BİR DARBE"
İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta da Halk TV operasyonunu şiddetle kınadığını belirterek, "Bu, basın özgürlüğüne yapılmış büyük bir darbedir. Muhalefette ne kadar ses varsa bu sesi kısmaya yönelik bir tavır içerisine girilmiştir. Bu tür antidemokratik, gayrihukuki davranışların Türkiye ekonomisine bedelinin ağır olduğunu yaşaya yaşaya gördük" dedi.
Usta, fon kriziyle ilgili kanun teklifinin önemine işaret ederek "Türkiye çok büyük bir vurgunu, çok büyük bir soygunu, nitelikli bir dolandırıcılığı, bir suç örgütünün yaptığı dolandırıcılığı konuşuyor. Dünyada fon skandalları anlamında veya böyle bir vurgun anlamında milli gelire oran olarak dünyada birinci sıradayız. Şu anda birinci sıradayız" ifadelerini kullandı.
"DAHA ÖNEMLİ NE GÖREV OLABİLİR?"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in komisyon toplantısına katılmamasını eleştiren Usta, şunları söyledi:
"Bu kadar önemli bir kanun ve mesele varken ilgili bakan niye buraya gelmiyor? Sayın Mehmet Şimşek'in daha önemli ne görev olabilir? O yüzden Sayın Bakan'ın buraya gelmesini sağlayın lütfen. Televizyona gitmeye fırsat oluyor, başka yerlerin fırsatı oluyor, randevu vermeye fırsatı oluyorsa Sayın Bakan'ın buraya gelmeye bakmıyor olması, bizi veya milletin egemenliğinin temsil edildiği bu kurumu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ciddiye almaması anlamına geliyor. Bunu hiçbir şekilde kabul etmek mümkün değil."
Kanun teklifinin teknik ayrıntılarının da değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Usta, milletvekillerinin önerilerinin dikkate alınıp alınmayacağı konusunda kaygılarını dile getirdi. Usta, "Burada teknik düzeltme taleplerimiz olacak. 'Şöyle olursa daha iyi olur' diye taleplerimiz olacak. Peki, burada herhangi bir şekilde, bizim çok doğru olduğunu düşündüğümüz taleplerimizi düzeltme, o anlamda kanun teklifini geliştirme iradesi gösterebilecek misiniz? Gösteremeyeceğiz arkadaşlar" diye konuştu.
"YETKİ KULLANIYORSANIZ SORUMLULUĞU ALACAKSINIZ"
Usta, fon krizinin araştırılması kapsamında ilgili kurumların yöneticilerinin de komisyon toplantısında bulunması gerektiğini belirtti. Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı'nın toplantıya katılmasını beklediğini ifade eden Usta, "Yetki kullanıyorsanız sorumluluğu alacaksınız, burada geleceksiniz, milletvekillerinin sorularına cevap vereceksiniz veya kendi durumunuzu anlatacaksınız. Hangi kararları arıyorsunuz? Çünkü genel müdürlük işin icra tarafı ama biz kararı tartışacağız, icradan ziyade" dedi.
SPK ve BDDK yöneticilerinin komisyona bilgi vermesi gerektiğini de vurgulayan Usta, bu kurumların daha önce bilgi vermesi halinde fon krizine ilişkin eleştirilerin daha erken dile getirilebileceğini söyledi. Usta, "Benim hem SPK hem BDDK ile ilgili ciddi eleştirilerim var. Biz bu eleştirileri altı ay önce yapardık, buraya gelmiş olsalardı bir sonraki ay yapardık. Bu kadar büyük sıkıntıyı belki Türkiye yaşamayacaktı" ifadelerini kullandı.
KISACIK: "BEN BUNA KRİZ DEMİYORUM, ORTADA BİR DOLANDIRICILIK VAR"
Yeni Yol Adana Milletvekili Sadullah Kısacık da fon krizinin boyutlarına ilişkin yeterli bilgi verilmeden kanun teklifinin görüşülmesine karşı çıkarak, "Ben buna kriz demiyorum, sonrası krizdir ama ortada bir dolandırıcılık vardır, bunun adını koyalım. SPK yasasında da bu tanımlanmıştır. Bu yapılan iş fon dolandırıcılığıdır" dedi.
Kanun teklifinin basit bir etki analiziyle değerlendirilemeyeceğini ve milletvekillerinin olayın boyutlarını bilmediğini ifade eden Kısacık, şöyle konuştu:
"Yaklaşık 25-26 gün oldu. Biz daha SPK yetkililerini ilk defa görüyoruz. Toplum görüyor, ilk defa basın fotoğraf çekti. Hiçbir bilgimiz yok. Olayın boyutu nedir? Vurgunun boyutu nedir? Fonlarda ne kadar para vardır, ne kadar yoktur? Kaçmış mıdır, ne olmuştur? Hiçbir bilgimiz yok ve biz şimdi SPK'ya birtakım yetkiler vereceğiz bu kanuna göre. Ama neyi vereceğiz? Bir bilgilendirme yapılması lazım. İlk önce olayın resmini bile bilmiyoruz.
Böyle önemli, tarihi bir kanunun görüşüldüğü gün Halk TV'ye kayyum atamasını kınıyorum. Zaten birkaç tane muhalefet basını kaldı. Böyle önemli bir sürecin başladığı günde bu kayyum ataması yakışmadı, olmadı."
Kamu kurumlarının fonlarla ilgili açıklama yapmamasını da eleştiren Kısacık, finans alanında çalışan bazı kişilerin YouTube kanalları ve sosyal medya hesapları üzerinden vatandaşları bilgilendirmeye çalıştığını söyledi. Bu kişilerin hesaplarına erişim engeli getirildiğini belirten Kısacık, "Ortada bu kadar gizlenecek büyük bir şey mi var? Zaten vekillere anlatmıyorsunuz ama gizlenmesi için ellerinden geleni yapıyorlar. Eğer bir şey varsa her zaman 'üstüne gidelim' diyorsunuz. Kayıp çıkmalı, üstüne gidelim. Ben bu süreçte basına olan bu susturmayı da şiddetle kınıyorum" ifadelerini kullandı.
OLUÇ: "YAYININ DEVAM ETMESİNİ SAĞLAMAK TEMEL MESELEDİR"
DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç da Halk TV operasyonunun basın ve ifade özgürlüğüne yönelik açık saldırı olduğunu belirterek, "Basının özgür olmadığı, farklı seslerin konuşturulmadığı, eleştirilerden kurtulan bir düzen doğru bir düzen değildir. Demokrasiyle alakası yoktur, evrensel haklarla alakası yoktur. Hukuktan bahsetmek söz konusu değil" dedi.
Şirketlere yönelik soruşturmalar yürütülebileceğini ancak yayın faaliyetinin durdurulmasının ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Oluç, şöyle konuştu:
"Şirketlerde çeşitli sıkıntılar ve hususlar olabilir. Evet, kayyum atanabilir, yasaya göre yapılıyor bunlar. Ama yayının susturulması nedir? Temel mesele budur. Şirketlere yapılan soruşturmayla yayıncılık arasındaki ilişkiyi bu şekilde kurduğunuz zaman basın ve ifade özgürlüğüne yönelik bir iş yapmış olursunuz.
Bu konuda atılan her yanlış adım toplumdaki güven duygusunun daha fazla sarsılmasına, gizlenmekte olan bir şeylerin var olduğuna dair inançların ve kanaatlerin artmasına yol açıyor. Dolayısıyla bu kimsenin işine yarayan bir adım değil. Yayın devam etmelidir. Basın ve ifade özgürlüğü, haber alma özgürlüğü açısından temel mesele budur."
ARI: "FON KRİZİ İÇİN ALT KOMİSYON KURULSUN"
YENİ Partili Cavit Arı, daha sonra yaptığı değerlendirmede fon vurgununun ekonomik etkilerine ilişkin yeterli bilgi bulunmadığını belirterek, öncelikle bir alt komisyon kurulması gerektiğini söyledi.
Arı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Doğrudan 455 bin aileyle birlikte yaklaşık 2 milyon vatandaşımızı ilgilendiren, ülke ekonomisine 90 milyar dolar yük getiren bir fon vurgunundan bugün bahsedilecektir. Ülke ekonomisine, kamu maliyesine olası etkisi, kısacası mali yükü, söz konusu fon vurgunundan kaç vatandaşımızın etkilendiği, haksız kazanç elde eden şüphelilerin kimler olduğu konusunda karar alıcılar, yani milletvekilleri olarak bizler ve kamuoyu yeterli bilgiye sahip değildir.
Öncelikle bu konuda bir alt komisyon kurulmasını ve bu alt komisyonun konuyla ilgili detaylı çalışmalar yapmasını talep ediyoruz. Önce bu konu hakkında bir karar alınmasını, alt komisyonun bugün, gerekirse yarın çalışıp kanun teklifinin bundan sonra burada görüşülmesini talep ediyoruz."
Arı ayrıca, YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale tarafından 28 Eylül 2026'da kanun teklifi olarak sunulan "Yatırımcıların Korunması Amacıyla Bazı Yatırım Fonlarının Adil Tasfiyesi Hakkında Kanun Teklifi"nin de görüşülen teklifle birleştirilmesini istedi.
MUŞ: "MÜZAKERELER ESNASINDA CEVAP VERME İMKÂNI VERECEĞİZ"
Komisyon Başkanı Mehmet Muş, komisyon üyesi milletvekillerinin usule ilişkin değerlendirmelerine yanıt vererek teklif sahiplerinin ve ilgili kurumların başkanları ya da genel müdürlerinin toplantıda hazır bulunduğunu ve müzakereler esnasında cevap vermeleri, katkı sunmaları gereken alanlarda bu imkanı tanıyacaklarını anlattı.
YENİ Parti Milletvekili Erhan Usta'nın Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in toplantıda bulunması gerektiğini söylemesi üzerine Muş, "Biz komisyondan bu daveti resmî olarak yapıyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığına da yaptık. Burada Sayın Bakan takdir ederse gelebilir, toplantıya katılır" yanıtını verdi.
Alt komisyon kurulması ve iki kanun teklifinin birleştirilmesi taleplerine ilişkin de değerlendirmede bulunan Muş, komisyon gündemindeki teklifi görüşmeye devam edeceklerini belirtti.
Muş, "Daha iyi tartışılmasıyla ilgili maddeler üzerinde de yeteri kadar size bu imkânı sağlayacağım. Akılda bir soru işareti kalmayacak şekilde, zaten toplantıyı sabah erken saate koymamızın sebebi de bu. Milletvekilleri yeteri kadar bunu tartışsınlar, kanaatlerini belirtsinler. Kurallarımız belli. Ancak bizim düzenlemelerimiz de genelde daha hızlı bir şekilde yürür ama her maddede konuşmanıza imkân sağlayacağım" diye konuştu.
