Haber: Erva GÜN - Batuhan DÜKEL
(TBMM) - Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2027 yılında emeklilerin alım gücünü desteklemek amacıyla yürütülen çalışmanın tüm emeklileri kapsayacağını belirterek, yapılacak artışın yaş ve prim ödeme gün sayısına göre farklılaştırılmasının değerlendirildiğini söyledi. Düzenlemeye ilişkin henüz bir rakam açıklamayan Şimşek, çalışmanın büyük ihtimalle aralık ayında tamamlanarak bütçenin hemen ardından Meclis'e sunulacağını bildirdi. Öte yandan Şimşek, tasfiyesine karar verilen fonlarda ismi geçenlerin yer aldığı listelerin açıklanması konusunda "Bu listelerin açıklanıp açıklanmaması hususunda benim bir engelim yok, ben şahsen mümkünse açıklanmasını tercih ederim" dedi.
AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2027 yılı bütçesi, kesin hesabı ve Sayıştay Raporları'nın görüşmeleri tamamlandı. Milletvekillerinin, bütçe üzerine değerlendirmelerinin ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, soruları yanıtladı.
Emeklilerin yük olarak görüldüğü yönündeki ifadeleri kabul etmediğini dile getiren Şimşek, emekli aylığının bir lütuf değil, çalışma hayatı boyunca ödenen primlerle kazanılmış bir hak olduğunu söyledi. Enflasyonun emeklilerin ve emekçilerin en büyük düşmanı olduğunu ifade eden Şimşek, "Enflasyon her zaman tabii ki hem gelir dağılımını bozmuştur hem de sabit gelirleri ciddi bir şekilde vurmuştur" dedi.
Emeklilerin alım gücüne yönelik düzenleme çalışmalarına ilişkin bilgi veren Şimşek, 2027 yılında emeklileri desteklemek amacıyla teknik bir çalışma yürüttüklerini, ancak çalışmanın henüz tamamlanmadığını belirtti.
Şimşek, bugüne kadarki değerlendirmelere göre düzenlemenin tüm emeklileri kapsayacağını ifade ederek, yapılacak artışın emeklilerin yaşı ve prim ödeme gün sayısına göre farklılaştırılmasının daha adaletli bir yaklaşım olacağını düşündüklerini söyledi.
Artışın seyyanen yapılması durumunda da yaş ve prim ödeme gün sayısının gözetileceğini belirten Şimşek, "Dolayısıyla herkese aynı değil, yaşa ve ödenen prime göre seyyanen de olsa bir farklılaşmaya gidilmesi hususu çalışılıyor" ifadelerini kullandı. Şimşek, söz konusu düzenlemeye ilişkin şunları söyledi:
"Çalışma henüz tamamlanmadığı için ve sadece Hazine ve Maliye Bakanlığı değil, ilgili birçok diğer kurum ve bakanlığı ilgilendirdiği için benim bir rakam zikretmem doğru olmaz o aşamada. Çünkü işin bir de tedbir boyutu olabilir. Yani Sosyal Güvenlik Kurumu'na yapılan transferlerde bir artış zaten dikkatinizi çekmiştir. Fakat nihai çalışma büyük ihtimalle Aralık içerisinde yapılır ve büyük ihtimalle bütçeden hemen sonra sizin takdirinize getirilir diye düşünüyorum."
BORÇ YAPILANDIRMASI TALEBİNE İLİŞKİN ÇALIŞMA YAPILACAK
Vatandaşların 6183 sayılı Kanun kapsamında borçlarının yapılandırılması taleplerinin de gündeme geldiğini aktaran Bakan Şimşek, bu yıl 72 aya kadar taksitlendirme yetkisi aldıklarını ve faiz oranını yüzde 39'dan yüzde 29'a indirdiklerini, yapılan düzenlemelerin de yeterli görülmediğini ifade etti. Şimşek, başvurular ve tahsilatlara ilişkin rakamları paylaşarak şöyle konuştu:
"Bir kere 705 bin borçlu başvuru yapmış, 531,5 milyar liralık yani bir borç idarelerinde taksitlendirilmiş. Taksitlendirilen borçlardan da dün itibarıyla 35,6 milyar liralık da tahsilat yapılmış. Bunun dışında bugüne kadar 210 bin borçlunun yaptığı başvuru sonucunda 52,3 milyar oranında taksitlendirme yapılmış. Eğer bahsettiğimiz esnaf ve küçük işletmeler ise doğrusu daha cazip bir çalışma yapılabilir. Vergisini zamanında ödeyenle ödemeyeni aynı kefeye koymamız eminim sizler tarafından da takdir edilmez. O nedenle belki şu yapılabilir: Teminat konusunu büyük oranda çözmüştük. Buradan bir yetki alındı, 10 milyon TL'ye kadar teminat aranmıyor, 10 milyon TL'nin üzerinde de %50'lik bir teminat aranıyor. 72 aylık taksit de aslında 72 ay iyi bir vade, şimdi geriye o zaman faiz kalıyor. Peki, o zaman 72 ayı uygulama noktasında irade ortaya koyalım. Bir de faiz konusunda da elimizden geldiğince radikal bir yaklaşım içerisine gireriz. Ama şu an benim bir şeyi zikretmem ayak üstü doğru olmaz. Ama bu konuyu çalışacağız."
"BAKANLIĞIN VEYA BAKANIN ŞAHSEN BU ALANLARDA PİYASAYA DOĞRUDAN MÜDAHALE YETKİSİ YOK"
Sermaye piyasalarına ilişkin çok sayıda soru geldiğini ifade eden Şimşek, denetim, inceleme, işlem durdurma ve yaptırım yetkisinin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) verildiğini söyledi. Borsa İstanbul'un da aynı kanun çerçevesinde piyasaların güvenli ve düzenli işleyişini sağlamakla görevli olduğunu ifade eden Şimşek, "Bakanlığın veya bakanın şahsen bu alanlarda piyasaya doğrudan müdahale, yani SPK'nın yerine geçip fon rehberi gibi düzenlemeler yapma yetkisi yok. Burada bütün gün sanki böyle bir yetki varmış, sanki ben o yetkiyi kullanmamışım gibi bir izlenim ortaya atılıyor. Şimdi riskler bizim gündemimize geldiği andan itibaren elimizdeki tüm araçları kullandık. 4 Kasım 2025'te biz Sermaye Piyasaları Kongresi'nde hem ilgili kurumları hem de kamuoyunu hem de orada var olan bütün paydaşları uyardık. 2 Aralık 2025'te Finansal İstikrar Komitesi toplandı" dedi.
ŞİMŞEK, FONLARDAKİ MANİPÜLASYONLARA KARŞI ALINAN ÖNLEMLERİ ANLATTI
Finansal İstikrar Komitesi toplantısında manipülasyonlara karşı düzenlemelerin en kısa sürede tamamlanmasının ve serbest fonlarda yatırımcı eşiğinin yükseltilmesinin gündeme geldiğini belirten Şimşek, bu kapsamda yatırımcı eşiğinin önce 10 milyon liraya, ardından 2026 yılı içinde en az 1 milyon dolara çıkarılmasının değerlendirildiğini söyledi.
Serbest fonlar ile para piyasası fonlarına yönelik ilave tedbirlerin de ele alındığını kaydeden Şimşek, repo ve para piyasası işlemlerinin Takasbank'a taşınması, yoğunlaşma ve ilişkili taraf yatırımlarına sınır getirilmesi ve portföy içeriklerinin Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) daha sık yayımlanmasının değerlendirildiğini aktardı.
Şimşek, Finansal Piyasalar Genel Müdürlüğü'nün 9 Aralık'ta SPK'ya yazı göndererek toplantıda alınan tavsiye kararları doğrultusunda hangi çalışmaların yapıldığını sorduğunu, SPK'nın ise bir çalışma grubu oluşturacağını bildirdiğini anlattı. Ocak sonunda kendilerine taslak fon rehberlerinin gönderildiğini dile getiren Şimşek, 11 Şubat'ta SPK'ya taslağın ivedilikle uygulanması yönünde yazı yazıldığını söyledi. Şimşek, sürece ilişkin şu bilgileri verdi:
"Para ve Finansal Piyasalar Genel Müdürlüğü bu yazıyı yazmış. Hemen ivedilikle uygulayın denilmiş, daha sonra bunun gereği yerine getirilmemiş. Biz SPK başkanının görev süresi tamamlanırken biz duruşumuzu net bir şekilde ortaya koyduk ama yeni başkanın atanması, tabii ki çalışmaya başlaması bir miktar zaman aldı. SPK yeni başkanın başkanlığında 17 Haziran 2026'da serbest fonlara uygulanacak yeni düzenlemeler için TEFAS uygulama esaslarını onayladı. Fakat TEFAS dedi ki: 'Ben altyapımı yenilemem lazım' dedi. Altyapının yenilenmesi 20 Temmuz 2026'da tamamlandı. 31 Temmuz 2026'da bir adım daha atıldı, fonların portföylerindeki borsada işlem gören gayrimenkul yatırım fonlarının ve girişim sermayesi yatırım fonlarının borsa fiyatı yerine en son açıklanan birim net aktif değer ile değerlenmesine karar verildi. 28 Ağustos'ta da nihai Sermaye Piyasası Kurulu Yatırım Fon Rehberi yayımlandı."
"FON SORUŞTURMASINDA HİÇBİR ŞEKİLDE TAVİZ VERİLMEYECEKTİR"
Fonlarda ihmali veya suistimali bulunanların hesap vereceğini vurgulayan Şimşek, sürecin tüm boyutlarıyla adli merciler tarafından incelendiğini bildirdi. Adalet Bakanlığı'nın bu hafta gerekli adımları attığını ifade eden Şimşek, "Daha önceki sermaye piyasası, bakın daha önceki SPK daire başkanları ile ilgili soruşturma başlatıldı, daha önceki başkanla ilgili soruşturma izni verildi. Bu fon soruşturmasına ilişkin yürütülen süreçte hiçbir şekilde taviz verilmeyecektir. Kurul üyeleriyle bakmak lazım, kim olursa olsun. Bugün Cumhurbaşkanımız demiş ki: 'Rüşvet, usulsüzlük ve suistimaller tek tek ortaya çıkar'. Yek tek hepsi ortaya çıkartılacaktır" dedi.
"MASAK'IN FİNANSAL İŞLEMLERİ ÖNCEDEN ONAYLAMA VEYA DURDURMA FONKSİYONU YOK"
Fon sürecinde Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun (MASAK) rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, Türkiye'de sermaye hareketlerinin 1989 yılından bu yana serbest olduğunu söyledi. Yurt içi ve yurt dışı Türk lirası para transferlerinin önceden bir kamu kurumunun onayına bağlanmasının hukuken ve fiilen mümkün olmadığını belirten Şimşek, MASAK'ın finansal işlemleri gerçekleşmeden önce onaylayan veya durduran bir kurum olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu ifade etti.
Şimşek, suç gelirlerinin tespiti ve aklanmasıyla mücadelenin "müşterini tanı" ilkesi üzerinden yürütüldüğüne dikkati çekerek, bankalar, aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketlerinin müşterilerinin işlemlerini izlemekle yükümlü olduğunu söyledi. Şüpheli işlem tespit edilmesi halinde en geç 10 iş günü içinde MASAK'a bildirim yapılması gerektiğini kaydeden Şimşek, Bu bildirimde söz konusu işlem otomatik olarak durdurulmuş olmaz ama şüpheli işlemin gerçekleştirilmeden askıya alınması ise ancak işlem erteleme talebinde bulunulmasıyla gerçekleşiyor. Şimdi tekrar söylüyorum, eğer bir işlem şüpheliyse ve bildirilmişse gereğini yapıyorsunuz, ertelemeli bir talep varsa tabii ki o zaman MASAK gereğini yapıyor. Biz bu fonların temerrüde düşmesinden sonra ve tasfiye kararını verdiğimiz andan itibaren MASAK işlem erteleme sürecini kendi başlattı ve bu konuda da bilgileri paylaştı" bilgisini paylaştı.
ŞİMŞEK, 440 KİŞİNİN 401 MİLYAR LİRALIK FON ÇIKIŞI YAPTIĞINI AÇIKLADI
Fon satışlarının normal piyasa işlemleri olduğunu kaydeden Bakan Mehmet Şimşek, finansal kuruluşlardan erteleme talebi veya şüpheli işlem bildirimi gelmediği durumda MASAK'ın kendiliğinden müdahale etmesinin işin doğasına aykırı olduğunu söyledi.
Şimşek, 1-16 Eylül tarihleri arasında 440 kişinin 401 milyar lira çekerek paralarını kurtardığını, bu tutarın 306 milyar lirasının fonların kendi aralarında ve grup şirketlerinde gerçekleştirdikleri işlemlerden kaynaklandığını bildirdi. Söz konusu tutarın dörtte üçünün yatırımcı çıkışı olmadığını vurgulayan Şimşek, "Dışarıya çıkan bir şey yok orada, portföy yönetim şirketleri arasında. Adli merciler hepsine bakacaklar. Ama bu tutarların 401 milyarın 4'te 3'ü yatırımcı çıkışı değildir, fon içi hareketlerdir" değerlendirmesinde bulundu.
''MKK KAYITLARI ÇOK SAĞLAMDIR''
Şimşek, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) kayıtlarının güvenilir olduğunu belirterek, “MKK kayıtları çok sağlamdır. Hepsi dijitaldir. Çok taraflıdır” dedi.
Fonlardan yapılan çıkışların içeriden bilgiye dayanıp dayanmadığının incelendiğini söyleyen Şimşek, şunları kaydetti:
“Savcılık ve ilgili kurumlar kamuoyunun gündemine gelen bütün iddialara ilişkin gerekli inceleme ve araştırmaları şu anda yapıyorlar. Bu süreçte sorumluluğu olduğu değerlendirilenlerin mal varlıklarına gerekli tedbirler konulmaktadır. Kanun, bu varlıkların TMSF nezdinde açılan geri kazanım hesaplarına devredilmesini ve hızlı bir şekilde nakde çevrilmesini zaten gerektiriyor. Ayrıca şu anda Sermaye Piyasası Kurulu bu çıkışların içeriden bilgiye dayanıp dayanmadığına bakıyor, inceliyor. Bütün bu kurumlar nezdinde şu anda incelemeler yapılıyor ve eğer bu çıkışların bilgiye dayandığı tespit edilirse tabii ki SPK bülteniyle kamuoyuna açıklıyoruz. İlgililer hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz.”
Listelerin açıklanmasına ilişkin soruları da yanıtlayan Şimşek, “Bu listelerin açıklanıp açıklanmaması hususunda benim bir engelim yok. Ben şahsen mümkünse açıklanmasını tercih ederim” ifadelerini kullandı.
''KAMUNUN, HAZİNE’NİN BİR KURUŞU TASFİYEDE KULLANILMADI''
Fonların tasfiye sürecindeki ödemelere ilişkin bilgi veren Şimşek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bugün itibarıyla 45 kişiden 21,3 milyar lira, bunun 10,7 milyar lirası şu ana kadar tasfiyeci bankalara verildi. Şu anda 10,6 milyar lira kalmış, tasfiye sürecine tekrar aktarılacak. Şu ana kadar kamunun, Hazine’nin bir kuruşu tasfiyede kullanılmadı. 93 fon normal tasfiyeye tabi tutuldu. 71 bin 899 hesaba bu fonlarda ne varsa, yani 68 milyar lira ödeme yapıldı ve tamamen fonun kendi kaynaklarından yapıldı, bu normal tasfiye. Yani bir kuruş dahi kamu kaynağı olmadı, olmaması hususunda bir prensip kararımız var. Fonun kaynağı dediğiniz ne? Varsa fonun içinde mevduat, hisse senedi ve tahvillerdir.
4 Kasım itibarıyla, bu sabah yine ifade ettim, 15 fonda 542 bin 975 hesaba 62,2 milyar lira ara ödeme yapıldı. Burada 10,7 milyar TL az önce dediğim TMSF’den geldi, diğeri tamamen fonların kendi kaynaklarından. Geriye kalan 51,5 milyar lira fonların kendi kaynağı. Tekrar söyleyeyim, olağanüstü tasfiyede de şu ana kadar kamudan bir kuruş kaynak kullanılmadı.”
''ARA ÖDEMELERDEN TEVKİFAT YAPILMASI SÖZ KONUSU DEĞİLDİR''
Tasfiye kapsamında yapılan ara ödemelerden stopaj kesildiği iddialarını reddeden Şimşek, “Öyle bir stopaj yok arkadaşlar. Yatırımcılara ait katılma paylarının fona iadesi tasfiyenin sonuçlanması aşamasında yapılacak olduğundan, kanun kapsamında yapılan ara ödemelerden tevkifat yapılması söz konusu değildir” dedi.
Şimşek, normal tasfiyeye tabi tutulan para piyasası fonlarına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:
“Normal tasfiyeye tabi tutulan para piyasası fonlarının yatırımı ödenmekle kalınmadı, neması dahi ödendi. Yani normal tasfiyeye tabi şu ana kadarki para piyasası fonlarında hiçbir kayıp yok. Her şey mahvolmuş gibi, her şey buharlaşmış gibi burada konuşuluyor, bunlar külliyen doğru değil.”
''SERVET KANALI ETKİLİDİR, BUNU BİZ KÜÇÜMSEMİYORUZ''
Fon krizinin ekonomiye etkilerini değerlendiren Şimşek, Borsa İstanbul’daki değer kaybının tamamının fonlarla ilişkilendirilmesine karşı çıktı. Şimşek, şöyle konuştu:
“Tabii ki borsada bir değer kaybı var. Bunun ne kadarı fonla ilişkili, ne kadarı küresel konjonktürle ilişkili tartışılır. Ama size birkaç rakam vereyim, dün itibarıyla, 16 Eylül-4 Kasım arası: Endonezya borsası yüzde 23,5 aşağıda, Mısır borsası yüzde 15,5 aşağıda, Güney Kore yüzde 15,4 aşağıda, Türkiye yüzde 12,5, Brezilya yüzde 9,6 aşağıda.
Servet kanalı etkilidir, bunu biz küçümsemiyoruz. Fakat biz sermaye piyasalarımızın bu süreç sonrasında çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacağını ve çok daha ciddi bir şekilde yatırımların geleceğine inanıyoruz. Bakın borsanın dolar cinsinden değeri tartışıldı. 16 Eylül’de 428 milyar dolar, 4 Kasım’da 326 milyar dolar. Buradan bakarsanız evet, ama şimdi çok hızlı bir şekilde yarın bir gün toparlanırsa bu rakamlar kağıt üzerinde kalır.”
BANKALARIN VE REEL SEKTÖRÜN FONLARDAKİ RİSKİ
Bankacılık sektörünün tasfiyedeki fonlara doğrudan riskine ilişkin bilgi veren Şimşek, “Bankaların tasfiyedeki fonlara doğrudan riski, yani verdikleri teminat mektubu, kredi vesaire, tamamı 1,3 milyar lira, 18 Eylül 2026 itibarıyla. Şimdi bankacılık sektörünün 55,7 trilyonluk aktifi var. Yani bankacılık sektörünün aktif büyüklüğünün yüz binde ikisinden bahsediyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Tasfiyedeki 131 fonun portföyünde 52,2 milyar liralık özel sektör tahvili bulunduğunu belirten Şimşek, “Bunların hepsi kayıp anlamına gelmiyor” dedi. Şimşek, “Tasfiye kapsamındaki fonlardaki reel sektör firmalarının topu topuna 116 milyar liralık yatırımı var” dedi.
''TÜRK LİRASININ PAYI YAKLAŞIK YÜZDE 62’YDİ, ŞU ANDA DA YAKLAŞIK YÜZDE 62''
Fonlardan çıkışlarla mevduattaki değişimi karşılaştıran Şimşek, şöyle konuştu:
“28 Ağustos-26 Ekim arasında bütün fonlardan çıkış yaklaşık 899 milyar lira, yuvarlıyorum. Bu dönemde mevduat artışı 938 milyar lira. Türk lirası tasarruf ve ticari mevduat artışı 655 milyar lira, yabancı para tasarruf ve ticari mevduat artışı 283 milyar lira. 28 Ağustos’ta Türk lirasının toplam mevduattaki payı veya varlıklar içerisindeki payı yaklaşık yüzde 62’ydi, şu anda da yaklaşık yüzde 62. Dolayısıyla buradan o anlamda bir risk söz konusu değil.”
Merkez Bankası rezervlerindeki değişime de değinen Şimşek, “16 Eylül’e göre ne olmuş? Evet, 18,9 milyar dolar azalmış. Fakat altın fiyatlarındaki azalışın tek başına etkisi 9 milyar doların üzerinde” dedi.
''ADAYLIĞINI TAKASBANK ÖNERMİŞ, SEÇİMİNİ MKK GENEL KURULU YAPMIŞTIR''
Emre Tezmen’in MKK yönetimine seçilmesine ilişkin soruyu yanıtlayan Şimşek, MKK’nin ortaklık ve yönetim yapısını anlattı. Şimşek, şunları kaydetti:
“MKK’nin 100 milyon liralık sermayesi var, üç ortağa ait: Takasbank’ın burada payı yüzde 64,9, Borsa İstanbul yüzde 30,1, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği yüzde 5. Yönetim kurulu dokuz üyeden oluşuyor. Pay sahipleri altı üye atıyor. Pay sahiplerinin gösterdiği adaylar üzerinden genel kurul seçiyor. Adı geçen şahsın adaylığını pay sahibi Takasbank önermiş, seçimini de MKK Genel Kurulu yapmıştır. İlk olarak 3 Ağustos 2023’te boşalan bir üyeliğin kalan süresi için, ardından 6 Haziran 2024’te üç yıllığına seçilmiştir. Bu kişi Takasbank’ı temsilen yönetim kurulunda yer almıştır.”
Ramazan Başak’ı görevden aldığı yönündeki sözlere de yanıt veren Şimşek, “Ramazan Başak MASAK’ta 1997 ile 1998 arası çalışmış, ondan sonra MASAK’ta çalışmamış” dedi. Şimşek, Başak’ın 21 Kasım 1997 ile 15 Haziran 1998 arasında geçici görevle MASAK başkan yardımcılığı yaptığını dile getirdi.
“VERGİ MUAFİYETİ, İSTİSNA VE İNDİRİMLERİ YÜCE MECLİSİMİZ YAPIYOR”
Vergi harcamalarına yönelik eleştirileri yanıtlayan Şimşek, “Vergi harcamalarına kanunla siz izin veriyorsunuz, siz cevaz veriyorsunuz. Yani yasal düzenlemelerle hayata geçiriyorsunuz. Vergi muafiyeti, istisna ve indirimleri kim yapıyor? Yüce Meclisimiz yapıyor” diye konuştu.
Şimşek, açıklamasına şöyle devam etti:
“Vergi harcamalarının milli gelire oranı 2023’te kaçtı? Yüzde 6,4. Peki bu sene nereye düşüyor? Yüzde 4,5’e düşüyor. Yani yaklaşık milli gelire oran olarak iki puan, söz verdiğimiz gibi düşürmüşüz.”
Dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payının bu yıl yüzde 59,4’e düştüğünü belirten Şimşek, “Kurumlar vergisini artıran biz, bankalara kurumlar vergisini yüzde 30’a çıkartan biz, fonlara vergiyi getiren biz, KKM’ye vergiyi getiren biz” ifadelerini kullandı.
ESNAF VE SANATKARLAR İÇİN BÜTÇEYE 33 MİLYAR TL ÖDENEK İLAVE EDİLDİ
Bakan Mehmet Şimşek'in sunumunun ardından AK Parti Grubu önerge verdi. Verilen önergeyle, 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi ve Kar Payı Destekli Fon Kullandırılmasına Dair Kanun uyarınca Türkiye Halk Bankası A.Ş. tarafından esnaf ve sanatkarların finansman ihtiyaçlarının uygun koşullarda karşılanabilmesini teminen Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesine 33 milyar TL ödenek ilave edildi. Kabul edilen önerge doğrultusunda Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın bütçesi de oylanarak kabul edildi.
Gelir İdaresi Başkanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın özel bütçesi, Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Kamu İhale Kurumu, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun bütçe, kesin hesap ve Sayıştay raporları; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Yatırımcı Tazmin Merkezi ile Bankalararası Kart Merkezi Anonim Şirketi'nin Sayıştay Raporu oylanarak kabul edildi.
