(TBMM) - AK Parti Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, kamuoyunda "fon krizi" olarak bilinen sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin, "Adli ve idari soruşturmanın neticesinde bu açgözlü, bu tamahkarlar, bu dolandırıcıların bütün isimlerinin de yayınlanması, bu milletin bilmesi ve hakkı olduğuna inanıyoruz. Bunlar netleştikçe de bu soruşturmada milletin parasına çöken her kim varsa, haksız kazanç elde eden her kim varsa bunların isimlerinin de kamuoyu tarafından bilinmesi hakkı vardır. Soruşturmalar neticesinde bu isimler de açıklanmalıdır" dedi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Genel Kurul gündemine geçilmeden önce grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Grup başkanvekillerinin konuşmaları sırasında sermaye piyasalarında yaşanan gelişmeler ile tasfiyesine karar veriken fonlara ilişkin kanun teklifi gündeme geldi.
Moğolistan-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Zulpkhar Sarkhad ve beraberindeki heyet, temasları kapsamında bulundukları Ankara'da TBMM'yi ziyaret ederek, Genel Kurul'un çalışmalarını kordiplomatik locasından bir süre takip etti.
Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, borsa ve yatırım fonlarına ilişkin iddiaların araştırılması için Meclis’te araştırma komisyonu kurulması çağrısını yineleyerek, "Bu araştırma komisyonunu size kurduracağız, kurdurmazsak mutlaka bir gün bu Meclis'te bir değişiklik olacak, o zaman gelip bununla ilgili mutlaka bir araştırma komisyonu kuracağız. Bu konu yargıya bırakılmaz, bu konu Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kuruluna da bırakılmaz" diye konuştu.
SELÇUK ÖZDAĞ: "SORUMLULUĞU OLANLAR İSTİFA ETMELİ"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın krizin çözüldüğüne ilişkin açıklamasını eleştiren Selçuk Özdağ, sorunun çözülmediğini savundu. Getirilen kanunda da yanlış bulduğu maddeler bulunduğunu ve sürecin uzatılmak istendiğini öne süren Özdağ, şunları kaydetti:
"Burada 7 milyon mağdur var ve şimdi bir kanun getiriyorsunuz. Bu kanunda da yine aynı şekilde sakil duran ve yanlışlıkla buraya getirilmiş olan maddeler var. Bununla beraber de oyalamak istiyorsunuz bizleri. Biz oyalanmayacağız ve milletimiz mutlaka ki bize oy verecek, oy alacağız biz Allah nasip ederse ve de size diyoruz ki yaklaşık 100 milyar dolarımıza mal olan, 1 trilyonumuza mal olan bu fon soygunuyla ilgili olarak da sizleri rahatsız etmeye devam edeceğiz."
Özdağ, fonlara ilişkin süreçte sorumluluğu bulunan kurumların yöneticilerinin istifa etmesi gerektiğini belirterek, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı’nın istifasının yeterli olmadığını ifade etti. Borsa İstanbul, MASAK, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve istihbarat teşkilatlarını da sıralayan Özdağ, "Her şeyden önce Sayın Cumhurbaşkanı istifa etmesi lazım. Neden istifa edecek Sayın Cumhurbaşkanı? Bu atamaları kendileri yaptılar" ifadelerini kullandı.
POYRAZ: "MİLLET ADINA HESAP SORUYORUZ"
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, "fon krizine" ilişkin yaptığı konuşmada, ülkede ciddi bir yağma ve talan düzeni yaşandığını savunarak, "Millet yağmalanıyor, namusumuz, şerefimiz, Cumhuriyetimiz yağmalanıyor, değerlerimiz yağmalanıyor, iktidar, devleti yöneten iktidar denetlemiyor, denetlemiyor. Yönetemedikçe memleket çok daha feci bir uçuruma doğru sürükleniyor ve palyatif, geçici, günlük çözümlerle, anlık çıkarılan yasalarla denetim mekanizmalarını da ortadan kaldırarak bir ülkeyi 'mış' gibi yönetiyorsunuz" değerlendirmesinde bulundu.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in, "45 bin 747 hesaba, toplam 40,8 milyar lira ödeme yapıldı" açıklamasına tepki gösteren Poyraz, şunları söyledi:
"40,8 milyar lira ödeme yapıldı, nereden bulunduğu belli değil. Biz hala kimden, ne alındığını bilmiyoruz, kimin ne kadarına el konulduğunu bilmiyoruz, bu el konulan paranın gerçekten suçtan elde edilen, suçtan kaynaklanan gelir olup olmadığını da bilmiyoruz. Keyfiyete dayalı, hiçbir denetim mekanizması olmadan, mal varlıklarına tedbir koyup, işlemler yapıp, yüzlerce insan, binlerce insan satış talimatı vermiş, parasını alamamış, fonlarda paraları bekliyor ve açıklama şu: 'Borsanın kendi içinde bir riski var'. Borsanın kendi içinde bir riski var elbette ama bu insanlar borsadaki o riski göğüslerken sizin yarattığınız, sizin atadığınız SPK üyelerinin, Borsa İstanbul yöneticilerinin, TMSF yetkililerinin, Hazine ve Maliye Bakanlığının uyuyacağı ya da bu hainliğin içine ya göz yumarak ya sessiz kalarak ya da dahil olarak katılacağını öngörmediler. Sorumlu yok, 3-5 tane istifa, bir de meşhur 4 tane isim: Fatma Betül Sayan Kaya. Dört haftadır bıktım ya, söylemekten de bıktım, duymaktan da bıktım. Önümüze atmışsınız bir tane kurbanlık kelle, onunla uğraşıp durun diyorsunuz. Biz 'Hesap verilsin' diyoruz, bize değil millete. Millet adına da bu hesabı soruyoruz."
TÜRELİ: "FONLARDA YAŞANANLARLA İLGİLİ ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMALI"
CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, yatırım fonlarında yaşananlara ilişkin Meclis araştırması komisyonu kurulması gerektiğini belirterek, "Sorumluluğu olan bütün o kurumların yöneticileri gelsin Meclis araştırması komisyonuna, bilgi versin, onun sonucunda hem sadece bu olayı değil, bundan sonra da bir daha böyle bir olayın ortaya çıkmasını engelleyelim" çağrısında bulundu.
Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin kanun teklifinin sorunları çözmeyeceğini öne süren Türeli, düzenlemenin yalnızca fonlarda yaşanan olaylara yönelik hazırlandığını, benzer olayların önüne geçilmesi için daha kapsamlı bir düzenleme yapılması gerektiğini söyledi. Türeli, şu ifadeleri kullandı:
"Parçalı bir yapı getiriliyor. Birçok kuruluş var. SPK, BDDK, TMSF, Yatırımcı Tazmin Merkezi, İş Bankası, Ziraat Bankası, bu kadar parçalı bir yapıyla başarı sağlamak mümkün değil. SPK'ye aşırı bir iş gücü ve aşırı yetkiler verilmiş. SPK bu sorunu çözemez. Çözecek olsaydı zaten dokuz ay, on ay beklemez bu sorun, bu soygun olmazdı. SPK görevini yapmamış ki. Şimdi oturup da SPK Başkanının istifa etmesi ne ifade ediyor? Hiçbir şey ifade etmiyor. Kanun görüşülsün ama bir Meclis araştırma komisyonu da kurulsun, bu konuyu enine boyuna incelesin ve bir daha böyle bir krizin, soygunun, hırsızlığın, yolsuzluğun ortaya çıkması engellensin."
GÜNAYDIN: "BÜYÜK BİR SOYGUNLA KARŞI KARŞIYAYIZ"
YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da fon krizi nedeniyle yaşananları "büyük bir hırsızlık öyküsü" olarak nitelendirdi. Günaydın, olayın yalnızca denetim mekanizmalarının sessiz kalmasıyla açıklanamayacağını belirterek, "finansın Susurluk’uyla" karşı karşıya olunduğunu söyledi. Gökhan Günaydın, şöyle konuştu:
"Bir deyiş var Anadolu'da, 'Hırsız tanıdıksa köpek havlamaz'. Bu önemli bir deyiş ama eksik bir deyiş yani köpek hırsızı tanıyacak, havlamayacak. Sadece yaptığı iş havlamamak. Peki köpek aynı zamanda hırsızın el fenerini ağzıyla tutup da ona yol gösteriyorsa ya da çalınan çuvallar dolusu paranın taşınmasına ağzıyla yardım ediyorsa buna ne diyeceğiz? En az boyutuyla 830 milyar dolarlık bir hırsızlık var. Bu nasıl bir rakam biliyor musunuz arkadaşlar? Türkiye'nin bütün bir yıl boyunca ürettiği gayrisafi yurt içi hasıla 1,8 trilyon dolar yani memleketin on iki ay boyunca ürettiği bütün gelirin yarısını beş ay içerisinde haramiler götürmüşler. İşte böyle büyük bir soygunla karşı karşıyayız. Dedim ya, mesele yalnızca köpeğin havlamamasıyla tanımlanamaz."
AK PARTİLİ GÜL: "FON SORUŞTURMASINDA TÜM GERÇEKLER ORTAYA ÇIKACAK"
AK Parti Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, Mekke savunma ittifakına yönelik uluslararası anlaşmanın Meclis gündemine geldiğini kaydederek, "Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ve Meclis Başkanımızın ilgili komisyonlara havale etmesiyle hem komisyonda hem Genel Kurulda yasal süreç tamamlanacaktır, Genel Kurulumuzun ve Gazi Meclisimizin, milletvekillerimizin onayına ve rızasına sunulacaktır. Ülkemizi ve tüm coğrafyamızı ilgilendiren bir tarihî gelişmedir; tarihî bir eşikteyiz bu yönüyle. Türkiye'nin, Suudi Arabistan'ın ve Pakistan'ın, ortak bir şekilde devlet başkanlarının imzaladığı bir ortak savunma anlaşmasını Gazi Meclis gündemine almaktadır" ifadelerini kullandı.
Sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin AK Parti’nin tutumunun net olduğunu söyleyen Gül, adaletin sağlanması ve yolsuzlukla mücadele konusundaki kararlı olduklarını söyledi. Abdülhamit Gül, şöyle konuştu:
"Bu fon meselesiyle ilgili de ilk günden itibaren duruşumuz çok nettir. Sayın Cumhurbaşkanımız çok kararlı bir şekilde bu hususta hem idari hem siyasi her türlü adımları atmış, bu konudaki tüm gelişmeleri de yakından takip etmektedir. Burada 3 temel yaklaşım vardır: Yatırımcıların haklarının iadesi, manipülatörlerle hesaplaşma, fahiş kazanç sağlayanlara asla tolerans gösterilmemesi, sermaye piyasalarının ve reel sektörün korunması. Bizim bu konudaki tavrımız çok nettir. Bizim pusulamıza göre hiçbir unvan, hiçbir makam asla dokunulmazlık vesilesi değildir. Bizim tek pusulamız vardır, o da sadece ve sadece adaletin tesis edilmesidir.
"SORUŞTURMANIN ÜZERİNİN ÖRTÜLMESİ MÜMKÜN DEĞİL"
Nerede, hangi kasıt, ihmal, taksir ne varsa ve bunların failleri de hem Cumhurbaşkanımızın talimatıyla oluşturulan DDK ve idari soruşturmalar, nitekim gelişmeler oldukça savcılık buralardan izinleri talep etmekte, ilgili kurumlar da bu izinleri vermekte, yargılama devam etmektedir. Bitmiş bir süreç yoktur, devam eden bir süreç vardır. Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtları, verileri mevcuttur ve bunlar yine muhafaza altındadır, hiçbir şekilde tağyir edilmesi, değiştirilmesi, bu soruşturmanın üzerinin örtülmesi mümkün değildir, buna kimse izin vermez, biz de izin vermeyiz. Bu süreçte hiçbir ayrımcılık ya da kayırmacılığa asla izin verilmeyecektir. Adli ve idari soruşturmanın neticesinde bu açgözlü, bu tamahkarlar, bu dolandırıcıların bütün isimlerinin de yayınlanması, bu milletin bilmesi ve hakkı olduğuna inanıyoruz. Bunlar netleştikçe de bu isimler, bu soruşturmada milletin parasına çöken her kim varsa, haksız kazanç elde eden her kim varsa bunların isimlerinin de kamuoyu tarafından bilinmesi hakkı vardır. Elbette bu soruşturmalar neticesinde bu isimler de açıklanmalıdır, bunu da milletimiz beklemektedir. Her kim yapmışsa bu ortaya çıkarılacaktır, kamuoyunun beklentisi de budur, Sayın Cumhurbaşkanımızın da ortaya koyduğu kararlı duruş budur. Hem siyasi hem idari hem adli olarak bütün gerçekler ortaya çıkacak."