(TBMM) - TBMM Genel Kurulu'nda CHP ve İYİ Parti'nin, Türkiye-Irak ham petrol boru hattı tahkim davası ve 1,47 milyar dolarlık tazminat kararının araştırılması amacıyla verdiği Meclis Araştırması önerileri AK Parti ve MHP'nin oylarıyla reddedildi. Muhalefet, Paris İstinaf Mahkemesi'nin Türkiye'nin itirazını reddettiğini ve kamu zararının araştırılması gerektiğini savunurken, AK Parti ise tahkim sürecinin henüz tamamlanmadığını, kesinleşmiş bir tazminat kararının bulunmadığını belirtti.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Genel Kurul, kamuoyunda 12.Yargı Paketi olarak adlandırılan Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşülmesi bekleniyor.
Teklifin görüşmelerine geçilmeden önce CHP ve İYİ Parti'nin ayrı ayrı grup önerisi verdi. Türkiye - Irak petrol boru hatlarına ilişkin davayı kaybeden Türkiye'nin 1,47 milyar dolarlık tazminat ödemesi kararının araştırılması amacıyla verilen Meclis Araştırması önerileri AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi.
OLGUN: TÜRKİYE, BÖYLESİNE AĞIR BİR KARARLA KARŞI KARŞIYA KALIRKEN BU SÜREÇTEN KİMLER KAZANÇ SAĞLADI?
İYİ Parti'nin verdiği önerinin gerekçesini açıklamak üzere Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, son günlerde medyada Türkiye'nin Irak-Türkiye ham petrol boru hattı anlaşmaları kapsamında yürütülen tahkim sürecine ilişkin haberlerin yer aldığını belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti aleyhine verilen tahkim kararında Türkiye'nin itirazı üzerine, Paris İstinaf Mahkemesinin 10 Mart 2026 tarihli kararıyla itirazın reddine karar verdiği haberleri yer almaktadır. 1,47 milyar dolarlık tazminatın, faizi ve diğer mali yüklerle birlikte 3 ila 3,5 milyar dolara ulaşabilecek devasa bir kamu yüküne dönüştüğü iddia edilmektedir. Peki, bu faturayı kim ödeyecek? Bu doğru ise bu kararlara imza atanlar mı ödeyecek, bu süreçten kazanç sağlayanlar mı ödeyecek?" dedi.
Söz konusu bedeli yine emekli, işçi, çiftçi, esnaf ve 86 milyon vatandaşın ödeyeceğine dikkati çeken Olgun, "Ancak mesele yalnızca ödenecek tazminat değildir. Asıl soru şudur: Türkiye Cumhuriyeti böylesine ağır bir kararla karşı karşıya kalırken bu süreçten kimler kazanç sağlamıştır? 2011 yılında 'Powertrans' adlı şirkete ihalesiz şekilde tanınan ayrıcalığın hukuki gerekçesi nedir? Neden ihale yapılmamıştır? Neden rekabet işletilmemiştir? Neden Türkiye açısından stratejik önemdeki bu faaliyet tek bir şirkete bırakılmıştır?" diye sordu.
Olgun, "Powertrans gerçekte kimin şirketidir? Kamuoyuna yıllardır yansıyan iddialara göre şirketin kuruluşunda Singapur merkezli fon şirketleri, Kuzey Irak bağlantılı ortaklık yapıları ve 'off shore' organizasyonlar bulunmaktadır. Şirket yönetiminin daha önce belirli holdinglerde görev yapmış isimlerin ve eski üst düzey kamu görevlileriyle bağlantılı kişilerin etkili olduğu ileri sürülmektedir. Biz burada bu iddiaların resmî kayıtlarla araştırılmasını istiyoruz; eğer doğru değillerse milletin önünde çürütülsün, doğruysalar da sorumlular önünde hesap versin" dedi.
Merkez Bankası'nın bilançosuna da değinen Olgun, "Irak'tan yaklaşık 1,6 milyar dolarlık alacağımızı kırk yıldır tahsil edememişken... 3 Temmuz 2026 tarihli bilançoda bu alacak 75,4 milyar Türk lirası olarak görünmektedir" diye konuştu.
BOZAN: GÜN GELECEK YURTTAŞIN CEBİNDEN ÇIKACAK MİLYARLAR BU KARARDA İMZASI OLAN KİŞİLERDEN RÜCU EDİLECEK
DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, dönemin Bakanlar Kurulu tarafından 18 Temmuz 2011'de bir karar alındığını ve bu karar uyarınca Türkiye'nin tazminata mahkum edileceğini söyleyerek "Bugün Tahkim Mahkemesinden çıkan kararın dayanağı 2011 tarihli Bakanlar Kurulu kararıdır ve sorumlular da bu karara imza atan bakanlardır. Bugün 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre dahi bir kamu görevlisi kamunun herhangi bir şekilde zararına sebebiyet verdiğinde ne oluyor? Yasaya göre devlet gidiyor rücu ediyor. O zaman, biz de diyoruz ki: Hiç araştırmaya gerek yok arkadaşlar. Enerji Bakanı açıklama yaptı, dedi ki: 'Ya, biz helalleşeceğiz, bizim de onlardan alacağımız var.' Alacağımız var ama alacak bu memleketin alacağı, 86 milyon yurttaşın alacağı. Siz orada mahsuplaşma yaparken 86 milyon yurttaşın alacağından vazgeçeceksiniz ve netice itibarıyla bu ülkede yaşayan 86 milyon yurttaşın cebinden çıkacak olan milyar dolarlar bir gün gelecek bu kararda imzası olan kişilerden rücu edilecek" ifadelerini kullandı.
YÜKSEL: BUGÜN İTİBARİYLE KESİNLEŞMİŞ BİR KARAR YOK
AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel ise İYİ Parti'nin araştırma önergesine karşı yaptığı konuşmada, önergenin Türkiye ile Irak arasında uzun yıllara dayanan hukuki uyuşmazlığın siyasi malzemeye dönüştürüldüğünü savundu. Yüksel, "Bugün önümüze getirilen araştırma önergesi Türkiye ile Irak arasında yaklaşık yarım asırlık geçmişi bulunan bir enerji antlaşmasından kaynaklanan hukuki uyuşmazlığı bağlamından kopararak AK Parti iktidarlarına yönelik siyasi bir itham dosyasına dönüştürme çabasından ibarettir" dedi.
Tahkim davasının tarafına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yüksel, "Burada konu olan şey bir tahkim davası. O tahkim davasına konu olan petrol taşıma işini yapan şirket BOTAŞ. Irak-Türkiye Boru Hattı'nı BOTAŞ işletiyor, zaten bu amaçla kurulmuş bir şirket. Irak'tan gelen petrolü Ceyhan'a kadar taşıyor, oradan da Irak tarafınca satılan petrolü yine Irak'ın belirlediği gemilere yüklüyor. BOTAŞ'ın ne petrol satışıyla ne burada bahsedilen özel şirketlerle bir alakası var, sadece bir taşımacılık işi yapıyor. Burada bahsedilen şirket ile tahkim davasının hiçbir alakası yok. Zaten 'Gizli bilgilere eriştik.' diye anlattıkları ama her yerde bulunan kamuya açık bu tahkim kararına bir baksalar bunu görecekler" diye konuştu.
Tahkim sürecinin henüz sonuçlanmadığını savunan Yüksel, "Tahkim davasında iki ülkenin de birbirine tazminat ödemesine karar verildi. Türkiye'nin alacakları 90'lı yıllara kadar gittiği için bunlara faiz de uygulanacak ve tabii ki bizim alacağımız çok daha yüksek yerlere çıkacak. Bunun kararı da mahkemede tenfiz aşamasında verilecek. Kimin kime ne kadar borçlu olduğu o mahkeme sonucunda netleşecek. Bugün itibarıyla bu manada kesinleşmiş bir karar yok. Türkiye'nin iddialarını seslendirmek yerine Irak'ın bile talep etmediği şeyleri söylüyorsunuz" ifadelerini kullandı.
YAVUZYILMAZ: AKP, PARİS DAVASINI KAYBETTİ
CHP'nin verdiği önerinin gerekçesini açıklamak üzere söz alan Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz da, AK Parti'nin Paris davasını kaybettiğini vurgulayarak "Dört aydır Türkiye'de kamuoyundan gizlenen bu dava sonucuna ulaştık. AKP'nin Irak-Türkiye ham petrol boru hattında yaptığı usulsüzlükler nedeniyle tahkimin Türkiye'ye verdiği 1 milyar 471 milyon dolarlık cezanın iptali için Paris İstinaf Mahkemesinde açılan bu davanın kaybedildiğini belgesiyle ortaya çıkardık. Artık maalesef 1 milyar 471 milyon dolarlık cezanın geri ödemesi için geri sayım başladı. Buradan uyarıyorum: Bu ceza tutarı 86 milyon vatandaştan değil, mutlaka Tayyip Erdoğan'ın ve ilgili AKP'li yöneticilerin mal varlıklarından tahsil edilmelidir" ifadelerini kullandı.
Tahkim kararına ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Yavuzyılmaz, "Nihai tahkim kararına göre bu cezanın 673 milyon dolarlık kısmı usulsüz taşınan 233 milyon varil petrolün varil başına 5 dolar 77 sent daha ucuza satılmasından kaynaklanıyor. Peki, bu kaçak ve kelepir petrolü kimler satın aldı? Irak Enerji Enstitüsünün raporuna göre bu petrolü tabii ki İsrail satın aldı, Yunanistan satın aldı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve birkaç ülke daha satın aldı" dedi.
Yavuzyılmaz, "Irak 1 milyar 471 milyon dolarlık ceza tutarını tahsil etmek için Amerika'da bir nevi icra davası açtı. Bu davada AKP kendi döneminde yarattığı bu ceza tutarını kendi döneminden önceki, 1990 yılında doğan Türkiye'nin Irak'tan olan alacaklarına ve faizine saydırmaya çalışıyor" diye konuştu.
MERTOĞLU: KESİNLEŞMİŞ BİR TAZMİNAT KARARI BULUNMAMAKTADIR
AK Parti Grubu adına konuşan Rize Milletvekili Harun Mertoğlu ise CHP verdiği önergenin gerekçesindeki iddialarını reddederek, "CHP Grubu tarafından verilen, Türkiye ile Irak arasında yaşanan tahkim davasına ilişkin çeşitli iddialarda bulunan grup önerisi kelimenin tam anlamıyla olayları birbirine karıştıran, usul süreçlerini çarpıtan, çoğu yalan ve iftira, gerçek dışı ifadelerle algı oluşturmaktadır. Özellikle, öncelikle de ortada gizli saklı hiçbir belge yoktur. Paylaşılan mahkeme evrakları ABD'de görülen tenfiz dosyasına sunulmuş, kamuya açık belgelerdir. İsteyen herkes, ilgili sistemler üzerinden bu belgelere erişebilir" dedi.
Mertoğlu, "Tahkim heyeti, Irak'ın 5 iddiasından 4'ünü reddetmiş, yalnızca 1'ini kabul etmiştir. Türkiye'nin karşı dava kapsamındaki taleplerinin önemli bölümü ise kabul edilmiştir. Tarafların nihai alacak ve borç dengesi ABD'de devam eden tenfiz süreci sonunda netleşecektir. Dolayısıyla iddia edildiği gibi kesinleşmiş bir tazminat kararı bulunmamaktadır. Bu iddia defalarca tekzip edilmiş olsa da kendi gündemlerini değiştirmek amacıyla temcit pilavı gibi tekrar tekrar önümüze getirilmektedir" ifadelerini kullandı.
Mertoğlu ayrıca, "Son açıklamalar Sayın Bakanımız Alparslan Bayraktar'ın Irak'ta yeni enerji projelerini ve tahkim sürecinin sulh yoluyla çözümünü görüştüğü kritik bir dönemde yapılmıştır... Rize'de, memleketimde, Çayeli açıklarında da yakında petrol aramasına başlayacağız" dedi.
GÜNAYDIN: HANGİSİ YALAN, HANGİSİ İFTİRA?
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ise AK Partililerin açıklamalarına yanıt vererek, "Yalan ve iftirada bulunduğumuzu nasıl anlatmaya çalıştı, şimdi onu söyleyeyim. 'Yalan ve iftira atıyorsunuz.' diyen diyor ki: 'Bunu biz yeni kaybetmedik, Mart 2023'te kaybettik.' Onu da yanlış söylüyor, 13 Şubat 2023'te kaybettin. Ne kadar kaybettin? 1 milyar 421 milyon dolar. Sonra diyor ki: 'Biz bunu temyize götürdük Fransa'ya. Fransa'da Irak'ın dört iddiası reddedildi, birisi kabul edildi.' Allah'tan öyle olmuş, tamamı olsa kim bilir ne kadar olacaktı? Peki, bunun çerçevesinde nihai alacak verecek ne kadarmış? 70 milyar lira memlekete ceza kesilmiş" dedi.
Günaydın, "Sonra da diyor ki: 'Biz de bunu Amerika'ya tenfize götürdük.' Hangisi yalan bizim söylediğimizin, hangisi iftira bizim söylediğimizin? Çıkıp da orada üç dakika boyunca gerçekleri örtmek için söyleyebileceğin bir tek laf yok" ifadelerini kullandı.
AKBAŞOĞLU: 1,47 MİLYAR DOLARLIK TAZMİNAT SÖZ KONUSU DEĞİL
AK Parti Grup Başkanvekili ve Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu da, "İddia edildiği gibi 1,47 milyar dolarlık bir tazminat asla ve kata söz konusu değil; bu apaçık bir yalan. Aynı yalan daha önce de tekrarlandı, defalarca tekzip edildi. Uluslararası hukukun bir gereği olarak şu anda mahkeme süreci uluslararası hukukun kuralları çerçevesinde Amerika'daki tenfiz süreci devam ediyor. Biz milli savunma sanayisiyle, yüzde 80'lerin üzerine çıkardığımız milli savunma sanayisiyle, aynı şekilde milli enerji hamlemizde de Allah'ın izniyle yerli ve milli enerji üretimi noktasında herkesin gıptayla baktığı bir ülke haline geliyoruz... İsteseniz de istemeseniz de enerjide de tam bağımsız Türkiye'yi mutlaka gerçekleştireceğiz" diye konuştu.
POYRAZ: TEKNİK BİR KİŞİ GELSİN, BU KONUYU ANLATSIN
İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Antalya Milletvekili Uğur Poyraz ise, ortada bir yargılama sürecinin olduğunu belirterek "Bu yargılama sürecinde Türkiye'nin aleyhine verilmiş bir karar var. Bununla ilgili de hatibimiz Sayın Türkkan endişelerini ifade etti. 'Şimdi, dünü bırakalım, yarın öbür gün bu yargılama süreci Türkiye'nin aleyhine biterse bunun Türkiye için altından kalkamayacağımız sonuçları olur. Bunları nasıl çözeriz? En azından bunlara bir cevap verilsin.' dedi. Bize yine Gabar, yine bu sefer bir de Çayeli çıktı gaz konusunda" dedi.
Poyraz şunları söyledi:
"Bir teknik kişi gelsin -bilgi notuyla değil- bu konuyla ilgili nasıl tedbirler almalıyız, ne yapmalıyız? Bunu konuşalım. Bununla ilgili tedbir medbir konuşulmuyor. Biz diyoruz ki bu konuyla ilgili endişemiz var, bunu nasıl yapacağız? 'Efendim, endişe etmeyin, biz hallederiz.' diyor. Ee, halledememişsiniz. 'Bundan sonrasını getirin, bari Parlamentoda ortak akılla halledelim.' dedi sayın hatibimiz; ona da bir cevap yok."