Haber: Mehmet Rebii ÖZDEMİR
(SAMSUN) – ESM Samsun Şube Başkanı Veli Kebapçı, Soma’daki madende meydana gelen göçükte 5 işçinin hayatını kaybetmesine ilişkin yaptığı açıklamada, "Emeğin sömürülmesine, madenlerimizin yağmalanmasına ve işçilerin canının ucuz bir maliyet kalemi olarak görülmesine asla geçit vermeyeceğiz" dedi.
Enerji, Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM) Samsun Şube Başkanı Veli Kebapçı, Manisa'nın Soma ilçesinde bir madende meydana gelen ve 5 madencinin hayatını kaybettiği göçüğe ilişkin yaptığı açıklamada, kazayı özelleştirme politikaları ve kâr odaklı çalışma düzeniyle ilişkilendirerek tepki gösterdi. Hayatını kaybeden işçilerin ailelerine ve tüm işçilere başsağlığı dileyen Kebapçı, açıklamasında şunları kaydetti:
"Bizler biliyoruz ki bu yaşananlar bir 'doğal afet', bir 'kaza' ya da muktedirlerin iddia ettiği gibi bir 'kader' değildir. Bu, daha fazla üretim baskısıyla, yetersiz tahkimatla, denetimsizlikle ve göstermelik önlemlerle işçileri yerin yüzlerce metre altında ölüme sürenlerin işlediği açık bir sınıf cinayetidir.
İmbat Madenciliğin kabarık sabıka kaydı hafızalarımızda tazedir. 2014’ten bu yana Metin Keskin, İsmail Kahraman, Selahattin Göktepe, Durmuş Şahan. 2020’deki göçükte kaybettiğimiz üç canımız başta olmak üzere onlarca işçi kardeşimizi aynı sermaye grubunun kâr hırsına kurban verdik. Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu arasında yer alan ancak tek kuruş vergi ödemeyen bu asalak düzen, zenginliğini madencinin canı, alın teri ve kanı üzerine inşa etmektedir. Yargı önüne her çıktıklarında siyasi iktidarın koruyucu şemsiyesiyle, komik idari para cezalarıyla sırtı sıvazlanan patronlar, bugünkü katliamın doğrudan failidir.
ESM olarak haykırıyoruz: Emeğin sömürülmesine, madenlerimizin yağmalanmasına ve işçilerin canının ucuz bir maliyet kalemi olarak görülmesine asla geçit vermeyeceğiz. Bu düzen; madenciyi güvencesizliğe, sendikasızlığa mahkûm eden, hakkını aradığında güvenlik güçlerinin barikatlarıyla susturmaya çalışan kapitalist sömürü düzenidir. Katliamın sorumlusu olan İmbat Madencilik patronları ve bu sömürüye göz yuman tüm kamu görevlileri derhal yargılanmalı ve en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Madenler, sermayenin kâr kapısı olmaktan çıkarılmalı; derhal işçi denetiminde kamulaştırılmalıdır. Üretim zorlamasına son verilmeli, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri bizzat sendikaların ve emekçilerin kontrolüne bırakılmalıdır."