(KOCAELİ) - Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin Kocaeli İl Teşkilatı tarafından düzenlenen "Türkiye Buluşmaları" programında konuştu.
Tüm Anadolu'yu karış karış gezdiklerini, çiftçinin, esnafın elini sıktıklarını, gençlerin derdini dinleyip emeklilerle çay içtiklerini anlatan Arıkan, "Gördüğümüz manzara şu: Ankara'nın gündemiyle Anadolu gündemi aynı değil. Ankara'dan ülkeyi yönetmeye çalışanlarla, Anadolu'da ayakta kalmaya çalışanların dertleri aynı değil. Ankara'da her şeyi tartışıyorlar ama emekli maaşını tartışmuyorlar. Her şeyi konuşuyorlar ama asgari ücreti konuşmuyorlar. Her şeyi görüyorlar ama çarşı, pazardaki fiyatları görmüyorlar" dedi.
"MÜCADELE HAK YİYENLERLE HAKKI YENENLER ARASINDA"
Durumun iktidar-muhalefet, sağcı-solcu ya da laik-dindar kavgası olmadığını belirten Arıkan, "Bu ülkedeki mücadele, hak yiyenlerle, hakkı yenenlerin mücadelesidir. Yüksek yerlerde torpili olduğu için 3-5 yerden maaş alanlarla, ay sonunu getirmek için pazarda etiket takip edenler arasındadır. İhaleleri adrese teslim alanlarla, borç içinde yaşayan esnaf arasındadır. Kar rekoru kıran banka düzenleriyle borcunu ödeyemeyen milyonlar arasındadır. Kur korumalı sofralarda servet büyütenlerle, çocuğuna tost alamayan anneler arasındadır. Lüks araç konvoylarıyla gezenlerle, işine gitmek için dolmuş parasını hesaplayan emekçiler arasındadır" diye konuştu.
"BU İKTİDAR ARTIK TÜRKİYE'Yİ TAŞIYAMIYOR"
Türkiye'nin güven ve ahlak krizi olmak üzere iki önemli krizle karşı karşıya olduğunu savunan Arıkan, güvenin inşa edilmesi için yeni bir siyasete ihtiyaç olduğunu ve kendilerinin bu yeni sesin adresi olduğunu söyledi. Arıkan, şunları kaydetti:
"Bu iktidar Türkiye'yi artık taşıyamıyor. Sayın Cumhurbaşkanı bir zamanlar, 'metal yorgunluğu' demişti... Bu sözün üzerinden neredeyse on yıl geçti... Şimdi, o metal daha da paslandı, o metal daha da çürüdü. Türkiye'yi taşıyamaz hale geldi. Dünyanın büyük kırılmalar yaşadığı, yüz yıllık yeni planların yapıldığı bir dönemde Türkiye, yorgun bir iktidarın gölgesinde yeniden ayağa kalkamaz."
"ABD'NİN DOSTLUĞUNDAN KİMSEYE FAYDA GELMEZ"
A Milli Futbol Takımı'na Dünya Kupası'nda başarılar dileyen Arıkan, turnuvanın ABD'de yapılmasına daha önce de itiraz ettiklerini hatırlattı. Dünya Kupası'nü katılan milli takımların ABD'ye girişinde kötü muameleye maruz kaldığını belirten Arıkan, şu ifadeleri kullandı:
"Sırf hakaret etmek için K9 köpekleriyle, kötü bir muamele ile uyuşturucu araması yapıldı ve bunu kameralar karşısında canlı yayında, yaptılar Güvenlik tedbiri elbette olacaktır. Buna itirazımız olamaz. Ancak güvenlik tedbiri adı altında, 'Ben güçlüyüm, istediğime istediğim gibi davranırım' anlayışı kabul edilemez. Amerika, emperyalisttir, siyonisttir. Bu Amerika'nın dostluğundan kimseye fayda gelmez. İktidar bu zihniyete karşı gereken cevabı şaka gibi ama tanklı tüfekli yaptıkları bir marşla verdi. Ama inşallah Milli Takımımız, bizim çocuklar sahada en güzel cevabı verecekler."
"BİZİM BİR TEKLİFİMİZ VAR"
Konuşmasında tüm kesimlere ortak mücadele çağrısında bulunan Arıkan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bizim bir teklifimiz var. İçinde bulunduğumuz koşullardan rahatsız olan, gidişata itiraz eden, bu bozuk düzeni değiştirmek isteyen herkese teklifimiz, tüm farklılıklarımıza rağmen, gelir dağılımda, adalet için, yargı mekanizmasının siyasetin aparatı olarak kullanılmasına müsade etmemek için, çocuklarımızın hayallerini, gençlerimizin ve kadınlarımızın umutlarını çoğaltmak ve büyütmek için, bu ülkeyi tolumun her kesimi açısından yaşanabilir kılmak için mücadele eden herkese teklifimiz birlikte yol yürümektir. Milletimizin bizden beklentisi haksızlıklara ve hukuksuzluklara karşı, kimseyi dışarıda bırakmadan, hep birlikte bu coğrafyanın ihtiyacı olan en büyük ittifakı kurmak, büyütmek için en etkin şekilde çalışmamızdır. Biz bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da dünyada ve bölgemizde yaşanan gelişmelerin farkında olarak ve tarihi sorumluluğumuzun bir gereği olarak toplumun farklı kesimlerini barıştırmak, kucaklaştırmak, birleştirmek için gayret edeceğiz. Bizim tercihimiz tarihin doğru tarafında durmak değil, doğru tarafı inşa etmektir."