Haber: Esra TOKAT
(ANKARA) - "Rüşvet" ve "yolsuzluk" suçlamasıyla yargılanan eski Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Daire Başkanı Mehmet Cemil Acar, tutuklulukta geçirdiği süre göz önüne alınarak yurt dışına çıkış adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi. Bir sonraki duruşma, 7 Aralık'ta görülecek.
Acar’ın yargılanmasına Ankara 89. Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Tutuklu sanık Acar, bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı. Taraf avukatları ise salonda hazır bulundu.
Duruşmada savunma yapan sanık Acar, aylardır dosyaya bilirkişi raporunun sunulmadığını ifade etti. Acar, “Suçum olmamasına rağmen ceza verilsin bana, ceza verilirse tahliye olacağım çünkü. Ama aylardır bilirkişi raporu yok ortada. İlk günden beri ben suçlu ilan edildim. Bugün 540. gün. Bürokratik, siyasi güçleri arkasına almış kişilerin savaşları sonucunda bu haldeyim. Ben sanki düşman devletin vatandaşıymışım gibi muamele görüyorum. Ben 28 yıl boyunca devletime şerefle hizmet ettim. Ben Cumhurbaşkanına en yakın bürokratlarla beraber çalışarak hiçbir ceza almadan bugünlere geldim. Ama ben bugün buradayım. Sürekli mal varlığıyla gündem ediliyorum. Hiç kimse beni hükümete, devlete karşı bir söylemde bulunmaya zorlayamaz, kışkırtamaz. Benden kimse suçlu çıkartamaz, beni kimse suçlu ilan edemez. Bir takım kendini bürokrat samanların ayak oyunudur bu olanlar. Takdir sizin” şeklinde savunma yaptı.
"ADLİ MERCİLER, MAHKEME SALONLARI SİYASİLERİN ŞAHSİ HUSUMETLERİNDE BİR ARENA HALİNE GELDİ"
Acar'ın avukatı da müvekkilinin, geliri ve mal varlığı arasında bir dengesizlik olduğunun iddia edildiğini söyleyerek, "Ne yazık ki adli merciler, mahkeme salonları siyasilerin, devlet bürokratlarının şahsi husumetlerinde bir arena haline geldi. Ceza yargılamasında sanığın da hakkının korunması gerekir. Bu açıdan müvekkilimin tutukluluğunun devam etmesinin bizim açımızdan kabul edilebilir bir yönü yok. Müvekkilim aleyhine dosyaya giren bir belge de olmadığı için 18 ayı da doldurduğu göz önünde tutularak tahliye edilmesi gerek. Müvekkilimin tutukluluğunun devam etmesi açık şekilde hak ihlalini ortaya çıkartacaktır” beyanında bulundu.
SAVCILIK TUTUKLULUĞUN DEVAMINI İSTEDİ
Duruşmada bilirkişi raporunun henüz mahkemeye ulaşmadığı bildirildi. Savcılık, sanık Mehmet Cemil Acar yönünden kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller bulunduğunu, bilirkişi raporunun henüz gelmediğini ve delillerin henüz tamamlanmadığını belirterek, tutukluluğunun devamını talep etti. Savcılık, sanık Çağla Acar yönünden de adli kontrol hükümlerinin devamı istendi.
BİR SONRAKİ DURUŞMA 7 ARALIK'TA
Savcılığın mütalaasına karşı yeniden savunma yapan Acar, “Mütalaayı kabul etmiyorum. Elbette birileri bu süreci de değerlendirecektir. Çankaya Belediye Başkan Yardımcısı şu an bizim koğuşta ve ‘Balyoz'da, Ergenekon'da bile böyle bir zulüm yaşamadılar’ dedi. Bir takım bürokratların hıncıyla bu zulüm devam ediyor. Ben hiçbir şekilde suç işlemedim. Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Denetleme Kurulu’nun bütün işleyişleri denetlenmiş tek kişiyim. Benim hiçbir suçum yok. Sırtını bir takım siyasilere dayamış bir takım bürokratların hıncıdır bu. Bazı bürokratların spekülasyon yaparak bakanı yönlendirerek başlayan ve bugüne gelen bir süreç bu” diye konuştu.
Mahkeme, Mehmet Cemil Acar’ın tutuklulukta geçirdiği süreyi göz önünde bulundurarak yurt dışına çıkış adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verdi. Bir sonraki duruşma 7 Aralık’a bırakıldı.
NE OLMUŞTU?
Mehmet Cemil Acar hakkında yürütülen soruşturma kapsamında yapılan aramalarda, Acar’a ait banka kasasında 26 kilogram külçe altın, 1 milyon 320 bin dolar ve 121 bin avro ele geçirilmişti.
Acar ve eski eşi Çağla Acar hakkında “Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’na muhalefet” suçundan dava açıldı. Acar, 9 Mart 2026’da görülen duruşmada tahliye edildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın karara itirazı üzerine Ankara Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi, Acar hakkında tutuklamaya yönelik yakalama emri çıkardı. Acar, 15 Mart’ta Aksaray’da yakalanarak yeniden tutuklanmıştı.
