Haber: Gülara SUBAŞI - Kamera: Recep Tunahan GÜLER
(MERSİN) - YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Mersin Silifke'deki halk buluşmasında yaptığı konuşmada bölgedeki üreticinin zeytin ve narenciyede yaşadığı sıkıntılara, asgari ücretli ve emeklilerin alım gücündeki düşüşlere dikkati çekerek, "Kimse enseyi karartmasın. Gördüğünüz kötülüğü, zulmü ve haksızlıkları görüyorsunuz. Ama bunların bir hesabı var. 'Bu iktidar değişmez' demek, ümidi kaybetmek ve seni sandıktan ümidini kesmektir. Ama buradan ant olsun ki söylüyorum: O sandığa varacağız, o seçimi alacağız" dedi.
Özel, Mersin Silifke'de Anıt Meydanı'nda yurttaşlarla bir araya geldi. Özel, burada yaptığı konuşmada, "Siyasi tarihin en büyük kötülüklerinin yapıldığı, en büyük hazımsızlığının yaşandığı, mevcut iktidarın kendinden sonra gelecek olana, mevcut Cumhurbaşkanı’nın kendinden sonra gelecek olana darbe yaptığı, onları görevlerinden uzaklaştırdığı, adeta oyu kendisine verdiği zaman milleti baş tacı yaparken, oyu başkasına verdiğinde millete kafa tutan bir iktidarın dünya siyaset tarihinde görülmemiş kötülükleri ile karşı karşıyayız. Partimizin adaysızlaştırılmaya, lidersizleştirilmeye ve kurumsuzlaştırılmaya çalışıldığı bir sürecin sonunda kimselere güvenmeyerek, kimseden güç almayarak, sadece size güvenerek, sizden güç alarak yoldayız" dedi.
Silifke Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında Belediye Başkanı Mustafa Turgut'un tutuklandığını hatırlatan Özel, "Bir insanın, bir partinin, bir kadronun demokrat olup olmadığı seçimi kazandığı gün belli olmaz; o gün herkes demokrat. Ama seçimi kaybedip de bunu içine sindirebilirse, seçimi kaybedip de eğer kazananı tebrik edebilirse, muhalefetteki görevini yapıp bir sonraki seçimi bekleyebilirse ne ala ama öyle yapmıyorlar" diye konuştu.
"BU SİLİFKE'NİN İRADESİNE KAFA TUTMAKTIR"
Özel, "31 Mart seçimlerinde Silifke'yi Mustafa Turgut yönetsin, büyükşehri Vahap Seçer yönetsin dediniz. Birileri size diyor ki şimdi: 'Hayır, senin attığın oyun bir kıymeti yok. Yüzde 56 oy vermişsin Mustafa Turgut'a, sen bilmezsin ben bilirim. Yüzde 60 oy vermişsin, rekoru kırdırmışsın Vahap Seçer'e, sen bilmezsin ben bilirim. Ben onları alırım, içeri koyarım ve orayı, bunları yönettirmem'. Bu, Silifke'nin iradesine kafa tutmaktır. Bu sadece seçim günü Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçmenine, bugünkü YENİ parti seçmenine kafa tutmak değildir, MHP'liye, AK Partiliye de kafa tutmaktır. 'MHP'liye, AK Partiliye de milletin verdiği oyun, senin verdiğin oyun bir geçerliliği yok. Sen bana verirsen iyisin, benden cayarsan seni de tanımam, hiçbirinizi tanımam, Silifke'yi tanımam, Mersin'i tanımam' diyor Tayyip Erdoğan" ifadelerini kullandı. Özel, şöyle konuştu:
"Yaptığımız bütün anketlerde memnuniyet oranının en yüksek olduğu şehirlerden bir tanesi hep Mersin çıktı. Bu memnuniyet onları korkutuyor. O şöyle söylüyor: Diyor ki: 'Efendim, yerel seçimleri kaybettim. Bunlar belediyelerde güzel hizmetler yapıyorlar. Yoksullara sahip çıkıyorlar. Kreşler yapıyorlar. Öğrenci yurtları yapıyorlar. Kent lokantaları yapıyorlar. Ramazan'da, bayramda sosyal yardımlar gelmez demiştik, vermezler demiştik; beş katını veriyorlar. Şehircilikte iyiler, sosyal belediyecilikte, halkçı belediyecilikte iyiler. Bu iş böyle giderse gelecek seçimi de bunlar kazanacak ve biz görevi bırakacağız'. Demokrasinin tam da tanımı budur: Millet kimi istiyorsa seçer, kimi istemiyorsa gider. Milletin memnun olduğu kalır, memnun olmadığı gider. Bu yüzden size söz veriyorum, madem ki siz seçtiklerinizden memnunsanız biz yılmayacağız.
"SİLİFKE'DE ÜRETİCİNİN BÜYÜK SIKINTISI VAR"
Silifke demek bir coğrafyada ne kadar ürün yetişebiliyorsa, portakal, mandalina, limon, her türlü narenciye, bunun yanında en başta zeytin ve bunun yanında diğer bütün ürünlerde Silifkeli üreticinin büyük bir sıkıntısı var. Özellikle zeytin fiyatlarında toplama maliyetleri günde 13-14 liraya kadar çıkmışken, zeytinin kimi yerde kilosunun 10 liraya, sizin iyi kaliteli zeytinizin bile 20-25 liraya alıcı bulmaya çalıştığı bir yerde, gerçekten Silifke'de sıkıntılar büyük.
Yoldan geliyorum, il başkanımız gösteriyor: 'Bu mandalina ama toplamaya değmiyor, burada kaldı. Geçen sene limonlar dalda kaldı, 'Portakallar dalda kaldı' diyor. Bu ülke tarımda kendi kendine yetebilen yedi ülkeden biriyken şimdi bu ülke gıda enflasyonunda dünyada dördüncü, beşinci ülke. Normal enflasyonda dünyada dördüncü ülke, Avrupa'nın en pahalı ülkesi. Gıda enflasyonu bizde yüzde 30, Avrupa ortalaması yüzde 0,9. Yani Türkiye'de Avrupa'nın 30-35 katı gıda enflasyonu var. Dünyada Amerika'nın saldırdığı İran, Amerika'nın başkanını kaçırdığı Venezuela ve Arjantin dışında gıda enflasyonu bizden yüksek ülke yok. Normal enflasyonda da 180 ülke içinde en kötü durumda olan beş ülkeden bir tanesiyiz.
ÖZEL'DEN SİLİFKELİLERE: "KİMSE ENSEYİ KARATMASIN"
Emeklilerimiz 20 bin, 25 bin lira sefalet ücretiyle maaşlarını kiraya ödeseler aç kalıyorlar, karınlarını doyursalar sokakta kalıyorlar. Asgari ücretlimiz açlık sınırının altında asgari ücret alıyor. Yoksulluk sınırına varmak için beş emekli birleşse yoksulluktan kurtulamıyor. Çiftçi kötü, emekli kötü, emekçi kötü olunca esnafın da durumu perişan. Zaten gelecekten ümidi olmayan gençlerimiz yurt dışına gitmeyi kafaya koymuş, anneleri, babaları ve büyükleri üzgün. Ama buradan bütün Silifke'ye ifade ediyorum: Kimse enseyi karartmasın. Gördüğünüz kötülüğü, zulmü ve haksızlıkları görüyorsunuz. Ama bunların bir hesabı var. 'Bu iktidar değişmez' demek, ümidi kaybetmek ve seni sandıktan ümidini kesmektir. Ama buradan andolsun ki söylüyorum: O sandığa varacağız, o seçimi alacağız. Size düşen, inancınızı kaybetmemek, moralinizi bozmamak, bir yere çağırılıyorsanız koşup gelmek. Bunlar korkanları teslim alır, yılgınları yener, pes edersek kazanır. Ama ayakta duranlar, bunlara direnenler, bunların üzerine yürüyenler kazanır. Asla teslim olmayacağız.
"DİŞİMİZİ SIKACAĞIZ, SANDIĞA KADAR SABREDECEĞİZ"
Dişimizi sıkacağız, sandığa kadar bir sabredeceğiz, iki kötülüklerle mücadele edeceğiz. Eninde sonunda o sandığı getireceğiz, AK Parti'nin kara düzenini bitireceğiz. Emekliler ilk bu iktidar geldiğinde sekiz çeyrek altın maaş alıyorlardı. Bugün çeyrek altını sekiz tane almaya kalksan 70 bin liraya yakın maaş olması lazım. Şimdi emekli sekiz çeyrek altın alırken iki çeyrek altının içine düştüyse bu sandığın içine emeklinin oyu düşecek, bu iktidar da iktidardan düşecek. Asgari ücret yedi çeyrek altındı, şimdi 2,5 çeyrek altın. Asgari ücretlinin oyu bu sandığa düşecek, AK Parti de iktidardan düşecek.
"KADINLARIN OYLARI BU SANDIĞA GİRECEK, BU İKTİDAR GİDECEK"
Kadınlara söylüyorum: 'Sen evde otur, çocuğuna bak, hastana bak, engelline bak, bir şeye karışma. 4 bin, 5 bin lira bir maaş verirsem veririm ya da dul kaldıysam maaşı böler böler veririm, yoksa da hiçbir şey vermem. Sen orada oturacaksın'. Buradan bütün ev kadınlarına sesleniyorum: Bu iktidar değişecek. Ya mahallene kreş yapacak devlet, çocuk kreşe gidecek, sen işe gideceksin, paranı kazanacaksın, sigortan yatacak. Devlet sana kreş vermediyse çocuğuna, sana iş bulmadıysa bütün ev kadınlarının sigortası devlet tarafından yatırılacak. Bütün kadınlar emeklilik hakkını savunacak. O zaman kadınlar sandık başına gelecek, kadınların oyları sandığa girecek, bu iktidar gidecek, sizi seven, sizi koruyan bir iktidar gelecek."