Haber: İleyda ÖZMEN - Kamera: Yasin KABADAYI
(ÇORUM) - CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Çorum'da Uluslararası 1. Alevilik Çalıştayı Kongresi ve Çorum Rıza Şehri Alevi Canlar Buluşması'na katıldı. Özel yurttaşlar tarafından coşkuyla karşılandı. Özel'in konuşması esnasında, "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" ve "Özgür Başkan" sloganları atıldı. Özel, konuşmasının ardından vatandaşlara çiçek dağıttı.
Programa daveti alalı bir aydan fazla olduğunu ve Uluslararası Alevilik Kongresi'nin ilkinin Çorum'da yapılmasını anlamlı ve kıymetli bulduğunu söyleyen Özel, dünyanın, Avrupa'nın ve Türkiye'nin dört bir yanından tüm Alevi kurumlarının temsilcileri olduğunu kaydetti. Özel, "Öyle bir döneme denk geldi ki birbirini seven, ülkesini seven, laik Türkiye Cumhuriyeti'ne sahip çıkan ve bu ülkenin aydınlık yarınları için birbirine güç veren, birbirinden güç alanlar, böyle zor bir dönemde birlikteyiz. İyi ki varsınız. Hepinizi saygıyla selamlıyorum" dedi.

Fotoğraf: ANKA
"BUGÜN ÜLKEYİ YÖNETENLERİN ALEVİ TOPLUMUNA RIZALIK BORCU VAR"
Hacı Bektaş Veli'nin "Namert ile aşa kaşık atmayız. Mülki münafığın yolunu tutmayız. Yanmak, yakınmakla asla bitmeyiz" sözlerini hatırlatan Özel, şöyle konuştu:
"Bugün Uluslararası Alevilik Çalışmaları Kongresi'nde siz değerli canlarla birlikteyiz. Yasını da sevincini de ortak eden cümle canları sevgiyle, saygıyla bir kez daha selamlıyorum. Kongre kapsamında biraz önce içeride de ifade etmeye çalıştım. Rıza şehri buluşması var. Rıza şehri sömürünün, adaletsizliğin olmadığı bir dünyaya olan inanç ve öyle bir topluma doğru bir yürüyüşün simgeleşmesi. Canı cana, malı mala katarak sömürüsüz bir yaşam biçimi hedefi. Mülkün kimsenin olmadığı, zenginin, fakirin olmadığı bir şehir. Bu şehirde dertsiz, tasasız, endişesiz yaşanır. Bu şehir, rızalık ve razılık üzerine kurulmuştur. Üç can bir cem olmuştur. Adı bu yüzden rıza şehridir. Bu rıza şehri tüm öğretilerin, tüm inançların hedeflediği ideal yaşama, ideal topluma, sömürüsüz, kardeşçe yaşamaya, herkesin birbirinden razı olduğu, rıza verdiği bir ideale yürüyüştür. Bu yürüyüş için, böyle önemli bir ilk adımın atılması, bu binanın bir yaşlı bakım merkezi olarak hayata geçirilmesi ve kreşlerin ve sosyal donatı alanlarının hedeflenmesi, en sonunda rıza şehrine adım adım yürümesi için ilk adım atan yöneticilerimizi ve değerli dedemizi yürekten kutluyorum. İyi ki varlar.
Açık söylemek gerekirse, bugün ülkeyi yönetenlerin Alevi toplumuna rızalık borcu vardır. O rızalığı partim, kendim ve Türkiye'nin geleceğinde Türkiye'yi yöneticiliğine inandığım kadrolarımız adına eninde sonunda devlet adına Alevilerden o rızalığı alacağımıza söz vermeye geldim buraya. Ne zaman çağırırsanız gelmeye, size kavuşmaya çalışıyorum. Hep sizlere yaşatılanlara karşı rızalık alma ihtiyacı hissediyorum. Çünkü bu dönemde bu ülkede çok çok acı dönemler çok acı günler yaşandı.
"GÖZYAŞI, ZULÜM BİR DURDUYSA, ÜÇ YÜRÜDÜ"
Yüzyıllardır gözyaşı, zulüm bir durduysa, üç yürüdü. Kerbela'da başlayan zulüm Çorum'da, Maraş'ta, Sivas'ta devam etti. Bu topraklar çok acı gördü. Alevi toplumu yüce gönüllülüğü ile bu acıları hep sessiz yaşadı, sabırla karşıladı. Ama dirençle de karşısında durmayı bildi. Acıyı kalemle, kağıtla, sazla, sözle, sükunetle, sabırla ve dirençle taşıdınız. Her çağın Kerbela'sında mazlumun yanında oldunuz. Mağdur oldunuz ama hiç zalim olmadınız. Acı çektiniz, ama hiç kimseye acı çektirmediniz. Hakkınız yendi, ama kimsenin hakkını yemeyi aklınızdan bile getirmediniz. İşte sizin inancınızın da yüreğinizin de toplumunuzun da büyüklüğü buradan gelir.
Ben zalimin karşısında, mazlumun yanında duranların partimin düştüğü zor durumda da bizlere nasıl doğru yerden, tarihin doğru yerinden sahip çıktıklarını en yakından yaşıyorum. Her gün bu zorlu süreçte sizin birer birer sahip çıkışınızı, can can, yürek yürek sahip çıkışınızı, kurum kurum sahip çıkışınızı, bir mahkeme karar çıktığında ilk tepkiyi en doğru yerden verişinizi gördükçe bir kez daha saygım, sevgim, minnet duygum arşa varıyor. Bu tutumun konjonktürel olmadığını, bugüne has olmadığını, kişilere bağlı olmadığını; hatta kişiler, kurumlar kim olsa duruşun nasıl doğru bir yerden okunduğunu bütün Türkiye’ye en güzel siz gösteriyorsunuz. Ki bu tutum güne bağlı, bugünlere bağlı da değil. Ta Kurtuluş Savaşı'na gidildiğinde kurtuluşta ve kuruluşta Mustafa Kemal Paşa'ya en büyük omzu veren, o kongrelerini tamamlamış ve Ankara'ya giderken uğradığı Hacıbektaş'tan hem maddi, en önemlisi en büyük manevi desteği alan ve bu memleketi kurtaran Mustafa Kemal’in arkasında duran yine sizlerdiniz."

Fotoğraf: ANKA
"DEVLET TÜM MEZHEPLERE EŞİT KONUMLANANA KADAR ÇABALARIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ"
Çocuklara geçmişin feryadını değil, geleceğin umudunu bırakanların da kendileri olduğunu söyleyen Özel, bu ülkenin Alevilere borcunun çok olduğunu kaydetti. Özel, sözlerine şöyle devam etti:
"Aynı vergiyi verip aynı hakkı alamamak, aynı hizmeti alamamak. Camiyi ibadethane sayanların cemevlerini ibadethane saymamaları. Aleviliği bir inanç değil bir kültür olarak görmek. Sünnileri Cumhurbaşkanlığı'na, devletin başına bağlarken; Alevileri Kültür Bakanlığı'na bağlamak. Semah'ın bir ibadet olduğundan bir haber, Semah'ı bir müzik, bir folklor olarak görmek, bugünkü iktidarın sizleri ne kadar anlamadığının ve sizlerin desteğini yüreğinde hisseden ve iktidara gelince ne yapacağını bilen CHP iktidarına ne kadar çok ihtiyaç olduğunu bu küçük örneklerden görüyoruz. Genel Başkan olarak grup kürsüsüne çıktığım ilk gün demiştim ki, 'Eşit yurttaşlık'. Ve demiştim ki, 'Son Alevi 'Ben eşitsizliğe uğramıyorum artık' diyene kadar Alevilere eşitsizlik, haksızlık yapılmaktadır. Son Kürt, 'Kürt sorunu yoktur' diyene kadar Kürt sorunu vardır. Son Alevi 'Sorunum, eşitsizlik sorunum yoktur artık' diyene kadar bu sorun vardır. O sorunu çözmeye and içiyorum' demiştim. Bu sorunu çözüp Madımak'ı utanç müzesi yapıp, Alevilere din eğitiminden tutun ibadethanelerinin devlet tarafından tanınmasına, kabul edilmesine ve inancın eşit, ayrımsız, özgür şekilde yaşanmasına, devletin tüm inançlara, tüm dinlere, tüm mezheplere eşit ve doğru konumlanmasına kadar bu konudaki çabalarımızı sonuna kadar sürdüreceğiz."
"BİZİ YOLUMUZDAN DÖNDÜRMEK İSTEDİKLERİ İÇİN SALDIRI ALTINDAYIZ"
İyilik makamının siyasetin değil, vicdanların terazisinde olduğunu bildiklerini ifade eden Özel, "Eğer bu ülke kurtulacaksa ve kötülüklerden arınacaksa kalp gözüyle bakanlara, nefis karanlığını marifet ışığıyla aydınlatanlara, 'Kendine ağır gelenleri başkasına yapma’ diyenlerle kurtulacaktır. Bu ülke 'Bir olalım, iri olalım, diri olalım' sözünü laf olsun diye söyleyenlerle değil; gerektiği gün bir olanlarla, iri olanlarla, kardeşleriyle birlikte diri duranlarla, ayakta duranlarla birlikte olacaktır. Bugün dört koldan saldırı altındayız. Bizi yolumuzdan döndürmek istedikleri için saldırı altındayız. Operasyonlarla, tehditlerle, şantajlarla saldırı altındayız. Ama ne diyordu Pir Sultan? 'Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan.' Siz yolunuzdan dönmedikçe ben de bu yoldan dönmeyeceğim. Gerekirse bu başı vereceğim ama onlara baş eğmeyeceğim" diye konuştu.
"BUTLAN MESELESİ SARAY REJİMİ İLE MİLLETİN ARASINDADIR"
Özel, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün hediyesi Cumhuriyet'in en büyük kazanımının saldırı altında olduğunu kaydetti. Müesses nizamın milletin iradesine darbe yaptığını söyleyen Özel, şu ifadeleri kullandı:
"Bu yüzden Alevi kurumlarının ilk günden tespit ettiği gibi butlan meselesi CHP'nin iç meselesi değildir, bizim aramızda değildir. Saray rejimi ile milletin arasındadır, milletin iradesi arasındadır. Bu yüzden biz bu butlan meselesinde birbirimize düşmek yerine hep birlikte partimizden sandığı yok sayanlara, son kazandığımız dört kongre ki üçünde geçerli oyların tamamını almama rağmen; son kongre mahalleden başlayıp altı ayda en tepeye kadar mahalle, ilçe, il sandıklarıyla bitmiş olmasına rağmen; dört kongreyi iptal edip altı yıl öncesine dönüp, partiyi karıştırmak isteyen AK Parti aklına, saray aklına, 47 yıl sonra partinin birinci parti olmasına, yerel seçimlerde iktidar olmasına, yapılacak ilk seçim için yapılan tüm kamuoyu araştırmalarında bizim birinci parti olmamıza karşı sarayın kurduğu bu kumpastır. Sarayın kurduğu kumpası canların sevgisi yenecektir, sizlerin mücadelesi ve sahip çıkışı yenecektir. Daha önce de söz vermiştim. Bugün de söz veriyorum; 'Hacı Bektaş'ın ektiği tohuma su vermeye yoldaş olacağım.' İncinsem de incitmeyeceğimi ama mücadeleden de bir adım durmayacağımı söylemiştim. Sözümün dimdik arkasındayım."
"EN ADİL GÜNLERDE HEP BİRLİKTE OLACAĞIZ"
Şimdi bir yola çıktılarını, yolun yolculardan ulu olduğunu belirten Özel, aslonanın yolda olmak ve yola koyulmak olduğunu söyledi. Özgür Özel, sözlerini şöyle tamamladı:
"Biz genel merkezimizden butlan kararıyla çıkarıldığımızda, polisle sürüklenerek dışarıya atıldığımızda, bu canlarınız milletvekilleri canını ortaya koyup da plastik mermi, gaz yediklerinde biz kötülükleri arkada bırakıp, yüzümüzü Gazi'nin kurduğu Meclis'e döndük ve bir yolu yürümeye başladık. Bayramda 100 binlerle bir araya geldik, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e yürüdük. Partimizdeki mücadele yürüyüşümüz de ülkemizdeki iktidar yürüyüşümüz de gücünü haklığından, toplumsal destekten ve kendisine yapılan haksızlıklara sahip çıkan büyük toplum kesimlerinden, özellikle de 'İkiliği çok tehlikeli bir yerden çıkarabilir miyiz?' diye kurulan bu kumpasa karşı siz canlarımızın bize sahip çıkan tutumundan almaktayız. O yüzden hepinizi çok seviyorum. Hepinize söz veriyorum. En güzel günlerde, en adil günlerde hep birlikte olacağız. Siz bize sahip çıktınız, biz sizinle birlikte bu yolu yürüyeceğiz. Eninde sonunda menzile varacağız. Biz başaracağız, biz kazanacağız. Tüm canların önünde saygı eğiliyorum. İyi ki varsınız. Hepinizi çok seviyorum."
