Haber: ÇAĞATAN AKYOL - Kamera: MEHMET ÇALPAR
(İSTANBUL) - YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 19 Mart operasyonunun 500’üncü gününde, Beylikdüzü’ndeki mitingde, “500 gün geçti, İstanbul susmadı; Türkiye, darbeye teslim olmadı. Tarih, bu 500 günü 2 ayrı hikâyeyle yazacak. Birinci hikâyede milletten korkan, sandıktan kaçan, hukuku silaha çevirenlerin utanç sayfaları yer alacak” dedi.
YENİ Parti’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ile çok sayıda İBB bürokratına yönelik 19 Mart 2025’te yapılan operasyonun bugün 500’üncü günü...
CHP’den ayrılan Özgür Özel, YENİ Parti Genel Başkanı olarak ilk kez İstanbul’a geldi. Özel, YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu ve binlerce kişiyle birlikte Beylikdüzü Belediyesi önünden başlayarak Beylikdüzü Yaşam Vadisi’ne kadar yürüdü. Burada toplanan kalabalığa seslenen Özel, şunları söyledi:
“Bunu yapanlar ellerindeki devlet gücüne, siyasileştirdikleri yargıya, adeta yargı kollarına dönüştürdükleri hakimlere, savcılara ve onların masum insanlara kurdukları kumpaslara güveniyorlar. Bunların televizyonlarda, gazetelerde yer almasıyla birlikte bu insanların gözden düşeceğini, gönüllerde edindikleri yerleri kaybedeceklerini düşünüyorlardı ama bir şeyi hesap edemediler. Sizi, sizin vicdanınızı, ferasetinizi, cesaretinizi hesap edemediler. Hani diyor ya ‘Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz’. Tam göbeğinde olana sesleniyorum. Ey Erdoğan, görüyor musun? Bir ay geçmedi, 10 gün geçmedi, 100 gün geçmedi. Üzerinden tam 500 gün geçti. İşte buradayız, insanların arasındayız. Milletin yüzüne, birbirimizin gözüne bakıyoruz. Buradan dosta, düşmana haykırıyorum ki 500 gün geçti; bu meydan bir kişi eksilmedi, bir yürek eksilmedi. Her yürüyüşte ayaklarımıza yeni ayaklar eklendi, omuz başımızda yeni yoldaşlar belirdi. 500 gün geçti; Beylikdüzü geri adım atmadı, İstanbul geri adım atmadı, bu millet geri adım atmadı. 500 gün geçti, İstanbul susmadı; Türkiye, darbeye teslim olmadı. Haklıyı, haksızı ayıran, doğruyu yanlıştan ayıran, namusluyu namussuzdan ayıran ve evlatlarına sahip çıkan bu asil milletin, hepinizin önünde saygıyla elliyoruz.
“MİLLET AYAKTADIR, ZAFER ÇOK YAKINDADIR”
Milletin iradesine kasteden darbeciler bilsin ki, ‘Seçimle geldim ama seçimle gitmem artık, buralar bana kalacak’ diyenler bilsin ki ne yapsanız boş. Millet ayaktadır, Türkiye ayaktadır, zafer çok yakındadır. Bugünler, bu zor günler eninde sonunda bitecek. Hep birlikte huzura ereceğiz. Sevdiklerimize kavuşacağız. Hak ettiğimiz gibi bir yönetime elbette kavuşacağız. Bu zor günleri tarih yazacak. Tarih, bu 500 günü 2 ayrı hikâyeyle yazacak. Birinci hikâyede milletten korkan, sandıktan kaçan, hukuku silaha çevirenlerin utanç sayfaları yer alacak. O sayfalarda tükenmiş bir iktidarın son çırpınışları yer alacak ama tarih, zalime hak ettiği yeri verirken millet o kitapta kendisine bembeyaz bir sayfa da açacak. O sayfada milletin destana çevirdiği, 500 gündür sürdürdüğü, Saraçhane’de başlattığı, bugüne kadar taşıdığı demokrasi destanı o kitapta yerini alacak. O kitap korkuyu evde bırakanları yazacak. O kitap omuz omuza verenleri, tehditten yılmayanları, şantaja teslim olmayanları yazacak. Bir tarafta saray düzeninin utanç sayfaları yer alacak, diğer tarafta milletin hanesinde cesaret, direniş ve zafer yazacak.”
“BÜYÜYEN HİKÂYEMİZ VAR”
İmamoğlu’nun hikâyesinin Beylikdüzü’nde başladığını belirten Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İşte bizim hikâyemiz öyle rastgele bir hikâye değildir. Haksızlıklara uğrayan ama yılmayan, durmayan, teslim olmayan ve milletle birlikte sokak sokak büyüyen, sizlerle birlikte zafer zafer büyüyen bir hikâyemiz var bizim. Bu yüzden başımıza ne geldiyse bu bizden korkanların, ‘İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder’ deyip ‘İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır’ diyenlerin artık Türkiye’yi yönetme sırasının Ekrem Başkan’a geldiğini, Türkiye’yi yönetme sırasının artık bizlere geldiğini görüp de buna karşı darbeye girişenlerin yaptıkları kötülüklerdir bunlar. Unutmayalım ki Erdoğan’ı ve adaylarını dört kez yenen Ekrem Başkan, beşinci zaferini kazanmasın diye kendisine ‘hırsız’ dediler, olmadı. ‘Casus’ dediler, tutmadı. Diplomasını elinden aldılar, millet buna asla teslim olmadı. Yetmedi, ‘terörist’ bile dediler. O tertemiz, sadece sizi düşünen; rantı rantçılarla, rantiyecilerle bölüşüp de yüzde 20’sini alan, yüzde 10’unu Ankara’ya yollayıp 10’unu kendine zulalayanlardan olmadığı için, rantı size hizmete çevirdiği için, sizin için çalıştığı için iftiraya uğradı.
“MİLLETİN ADAYI OLDUĞU İÇİN HAPİSTE”
Herkes şunu bilsin ki Ekrem İmamoğlu 500 gündür 4 kez AK Parti’yi yendiği için yapılacak seçimde bir kez daha yeneceği için benim değil, partimin değil, 23 Mart’ta yapılan seçimle 15,5 milyon vatandaşın oyuyla milletin adayı olduğu için, milletin cumhurbaşkanı adayı olduğu için hapistedir. Ekrem Başkan’ın Beylikdüzü’nden ayrılırken gözü arkada kalmadı. Beylikdüzü’nü geçmişte birlikte çalıştığı birine, Beylikdüzü’nün her metrekaresinde emeği olan birine, can yoldaşı Mehmet Murat Çalık kardeşine emanet ederek gitmişti. Mehmet Murat Çalık da kendisine duyulan güveni, partisinin adaylaştırmasını, sizlerden iki seçim üst üste yüzde 50’nin üzerinde oy alarak görevini nasıl iyi yaptığını ve bu kente ne kadar iyi hizmet ettiğini dosta, düşmana gösterdi. Burası Beylikdüzü. Burayı Esenyurt’la bir yol ayırır. O yoldan geçerseniz bir taraf yıllardır neredeyse 30 yıldır AK Parti’nin yönettiği güç bela bir önceki seçimlerde aldığımız, şimdi de kayyum atadığı Türkiye’nin en büyük ilçesi Esenyurt’tur. Yolun bu tarafı 10, 12, 16 kat kent suçları müzesidir.”
“ŞİŞLİ’Yİ HÂLÂ KAYYUMLA YÖNETİYORLAR”
Şişli’de Resul Emrah Şahan’ın yerine kayyum atandığını anımsatan Özel, “Hâlen daha o kayyumla yönetiyorlar. Türkiye’de gelişen süreç, kayyumların iadesini gündeme getirince telaşa kapıldılar. ‘Resul Emrah Şahan çıkar, gider’ dediler. ‘Onun tutukluluğunu yedekleyelim’ dediler. Şişli’de imar rantı elde ettiği için değil; AK Parti’ye yakın iş adamlarının imar rantlarına engel olduğu için, kente karşı suç işlemediği, işleyenlere geçit vermediği için kendisini iftiralarla içeriye attılar. Onu da 500 gündür tutuyorlar. Resul Emrah Şahan’ın tertemiz yüreğinin, apaçık alnının, dik duruşunun önünde saygıyla eğiliyoruz hep birlikte” dedi.
“MİLLET BİZİM ADAYLARIMIZI SEÇTİ”
Son yerel seçimlerde İstanbul’da 26 belediye kazandıklarını belirten Özel, şöyle konuştu:
“13 belediye Recep Tayyip Erdoğan’ın gösterdiği adaylarda, partisinde kalmıştı. Kararı millet verdi. AK Parti’yi değil; halkın adaylarını, bizim adaylarımızı seçti. O güne kadar kazandığı her seçimden sonra ‘milli irade’ diye övgüler düzenler, milli iradeyi yok saymaya, bu büyük başarıya gölge düşürmeye çalışmaya ve operasyonlarla CHP’ye, oradan seçilen belediye başkanlarına saldırmaya başladılar. Seçimlerden beri seçilmiş 26 belediye başkanımızdan 15’ini tutukladılar. Kimisine ‘terörist’ dediler, kimisine ‘Hırsızlık yaptı’ dediler ama aynı şehirde bulunan 13 belediye başkanına AK Parti’nin asla dokunmadılar. Allah şahit ki herkes biliyor ki Beylikdüzü’nde ve İstanbul’un diğer 38 ilçesinde yaşayan, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne mensup herkesin ve tarihin önünde şunu ifade ederim ki, bizim 15 belediye başkanımızda şu kadar bir leke varsa bunun 500 katı Adalet ve Kalkınma Partili belediye başkanlarında var. Yalansa ‘Yalan’ desinler. Eğer AK Partili belediyelerde olanlar CHP’dekilerin misliyle fazla değilse buna inananlar, bundan sonra da Tayyip Erdoğan’a oy versinler.”
“SİNEM DEDETAŞ NAMUSUYLA CEZAEVİNE GİTTİ”
Özgür Özel, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın tutuklanmasına da şöyle tepki gösterdi:
“Önce trolleriyle, medyadaki iftiracılarıyla hedef gösterdiler. Bir yandan da Sinem Dedetaş’a şantajda bulunmaya, AK Parti’nin yolunu işaret etmeye kalktılar. Bu akşam Çorlu’da olan, Çorlu’da namusuyla, inancıyla, bu kara düzene teslim olmadan cezaevini göze alan Sinem Dedetaş bu iftiraların karşısında kaya gibi durdu, bu tekliflere yüzünü dönmedi, namusuyla cezaevine gitti. Hapsedilmeyi göze aldı ama Üsküdar’a ihaneti, Üsküdar halkının oylarına ihaneti göze almadı. Tıpkı İzmit Belediye Başkanımız Fatma Kaplan Hürriyet gibi ‘AK Parti’ye geçeceğime paşa paşa hapis yatarım’ dedi. Buradan cezaevinde duran tüm arkadaşlarımızın bu onurlu duruşlarını selamlarlarken kendisi cezaevine girmeden üç hafta önce, iki hafta önce ve son gece gelip ‘Gelirsen kurtarırız, yoksa içeri girersin’ diyenlere ‘Ben Terzi Fikri’nin geleneğinden geliyorum’ diyen Bayrampaşa Belediye Başkanımız Hasan Mutlu’yla selam duruyoruz.”
“TUZLA REZALETİNİN HESABINI VERECEKLER”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bugün rozet takarak Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez ile Şile Belediye Başkanvekili Sacit Terzi’nin AK Parti’ye geçmesine tepki gösteren Özel, şunları söyledi:
“Oysa bugün Tuzla’nın, Çekmeköy’ün oylarını, Şile’de kendisine belediye meclisimizin verdiği vekaleti AK Parti’ye satanlara, bunun bahanesi için ‘Eşimi, evladımı gözaltına alacaklardı’ diyen Çekmeköy’e, ‘Damadımla tehdit ediliyorum’ diyen Şile’ye ve AK Parti’nin geçmiş dönemde yaptığı dünya siyaset tarihinin en büyük yolsuzluğu, Tuzla’daki emsal transferine ortaya çıktığı gün... Bu işe başta Tuzla’ya bu kötülüğü yapan Şadi (Yazıcı) de bununla uzlaşıp AK Parti ile anlaşan Eren Ali de biz ‘Şeffaf bir şekilde Tuzla’nın hakkını verin, devletin hakkını verin’ demişken bu kumpas kurulsun diye bile bile buna lades diyen bakanlık yetkilileri de ve tüm bu işlerin başında Tuzla’da hobi bahçesinden başlayıp kendine villa projesi çıkaran, ben bunu söyleyince Eren Ali’yi tehdit edip bana yollayan, ‘Aman Genel Başkanım Akın Gürlek’e bulaşma. Beni tutuklatırsın’ diyenlere söylüyorum. Tuzla rezaletinin Şadi de Eren de bürokratların hepsi de Akın Gürlek de eninde sonunda hesabını verecek.”
“BUTLANCI ANLAYIŞI GERİDE BIRAKTIK”
“AK Parti’nin kara düzenine teslim olmadık, olmayacağız. İşte biz bu siyaset anlayışını geride bırakmak için yola çıktık” diyen Özel, şöyle devam etti:
“Eskimiş, köhnemiş, çürümüş ya da mücadele gücü kalmamış bir siyaseti reddediyoruz. Haklının yanında duramayan, iftirayı atılan arkadaşlarını savunmak yerine onları suçlayan, kurgulanmış AK Parti yargısına kutsiyet atfeden, ‘Yargı süreçlerini takip edeceğiz’ diyerek AK Parti yargı kollarına evlatlarını teslim eden butlancı anlayışı geride bıraktık. Kimse endişe etmesin ki eski nesil siyasetle muhatap olacak, onları dikkate alacak, onlarla mücadele edecek değiliz. Milletimiz o teslim olmuş, muhalefete alışmış, iktidar hedefini unutmuşları geride bıraktı. Millet yanımızdadır, millet bizimledir. Bu yüzden 22 il gezdim ve bana söyleneni yaptım, benden isteneni yaptım. Önce partim için, partimiz için mücadele ettim. Tüm yollar tükenince bir yol bulamayınca yeni bir yol açmak için yola çıktım, yola çıktık. Yoldayız. Artık biz emeklilerin ve emekçilerin YENİ Partisiyiz. Çiftçilerin ve esnafların YENİ Partisiyiz. Memurların, engellilerin YENİ Partisiyiz. Kadınların YENİ Partisiyiz, kadınların yeni partisine selam olsun. Gençlerin YENİ Partisine selam olsun. Beylikdüzü’nün YENİ Partisine selam olsun. Türkiye’nin YENİ Partisinin yolu açık olsun.”