(ANKARA) - CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in yaz aylarında artan boğulma vakalarına ilişkin yazılı soru önergesine İçişleri Bakanlığı yanıt verdi. Gürer, son beş yıldaki boğulma vakalarının sayısı ve cankurtaran sayısına ilişkin sorularına yanıtta herhangi bir rakamsal bilgi verilmediğini söyledi.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yaz aylarında hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte deniz, göl, akarsu, baraj ve havuzlarda boğulma vakalarında ciddi artış yaşandığına dikkat çekerek, alınan önlemlerin yeterliliğinin belirlenmesi ve eksikliklerin giderilmesi amacıyla İçişleri Bakanlığı'na soru önergesi vermişti.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi verdiği yanıtta, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11’inci maddesinin (c) bendi kapsamında valilerin il sınırları içerisinde huzur ve güvenliğin sağlanması amacıyla gerekli karar ve tedbirleri alma yetkisine sahip olduğu belirtildi. Bakanlık yanıtında, suda boğulmanın önlenmesi, yüzme alanlarında uyulacak genel kuralların belirlenmesi, suda boğulma olaylarının analizlerinin yapılması ve alınacak tedbirlerin değerlendirilmesi amacıyla valilikler bünyesinde "Suda Boğulma Olaylarını Önleme Komisyonu" oluşturulduğu bildirildi. Komisyonların her yıl Nisan ve Kasım aylarında toplandığı, ilgili ilin hassasiyetleri ve mahalli şartları dikkate alınarak gerekli ilave tedbirlerin alınmasının değerlendirildiği kaydedildi.
Bakanlık, sağlık, güvenlik ve sosyal donatı açısından yeterli görülen ve "yüzme alanı" olarak belirlenen yerler dışında kalan alanlarda da denetimler yapıldığını bildirdi. Yanıta göre; deniz, göl, gölet, baraj, sulama kanalı, akarsu, sel kapanı, regülatör, su iletimi, deşarj veya taşkın kontrol kanalı gibi alanlarda denetimler gerçekleştiriliyor. Bu alanların tehlikeli olduğunu belirten işaret ve levhaların konulması ve kontrol edilmesi yönünde tedbirler alındığı belirtildi. Ayrıca izinsiz olarak turizm amaçlı su altı ve su üstü sportif faaliyetlerde bulunulmaması, işletme belgesi veya izin belgesinde belirtilen yerler dışında sportif faaliyet yapılmasına müsaade edilmemesi yönünde gerekli tedbirlerin alındığı ifade edildi.
"BAKANLIK RAKAM VERMEDİ"
Bakanlığın yanıtında boğulma olaylarının önlenmesine yönelik uygulanan tedbirler sıralanırken, Ömer Fethi Gürer özellikle son beş yıldaki boğulma vakalarının yıllara, yaş gruplarına ve olayların gerçekleştiği yerlere göre dağılımına ilişkin sorusuna herhangi bir istatistiksel veri verilmediğine dikkati çekti.
Kamu ve özel sektörde cankurtaran olarak çalışan kişi sayısına ilişkin sorusunun da yanıtta rakamsal olarak karşılanmadığını belirten Gürer, Bakanlığın yanıtı ağırlıklı olarak valilikler bünyesinde oluşturulan komisyonlar, riskli alanlarda yapılan denetimler, uyarı levhaları ve izinsiz sportif faaliyetlerin önlenmesine yönelik tedbirlerle sınırlı kaldığını söyledi.
"KRİTİK BÖLGELERDE DAHA SIKI VE CAYDIRICI ÖNLEMLER ALINMALIDIR"
Gürer, şunları kaydetti:
"Sıcaktan kurtulup su da boğularak yaşamlar bitiyor. Sıcak havada serinlemek isteyenin boğularak yaşamdan kopması düşünülmesi gereken bir durum. Belli bölgelerde suya girmek tehlikeli levhası altında suya giren var. Eğitim deniyor, boğulan çok kişi en azından okul eğitimi alıyor. Bir şey olmaz duygusu özellikle gençler için olumsuz sonuca yol açıyor. Televizyonlar haber öleni veriyor.Kamu spotları ile bu bağlamda da çalışma gerekli. Adana gibi su kanalları açık ve kent içi akan yerlerde çocuk boğulmaları da çok oluyor. Bu kanallar kent içi kapalı sisteme geçmesi de sağlayacak çalışmalar yapılmalı. İstanbul Şile vb. yerlerde de her yıl yaşanan ölümler var. Valilik yasak koysa da yine giriliyor. Bu gibi kritik bölgelerde daha sıkı ve caydırıcı önlemler alınmalıdır."
