(ANKARA) - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ulus'ta bir kıraathanede emekli vatandaşlarla bir araya geldi. Emeklilerin ve vatandaşların derdini dinleyen Dervişoğlu, ardından Ulus Hal'inde esnaf ziyaret gerçekleştirdi.
Yoğun ilgiyle karşılanan Dervişoğlu, Ulus Hal gezisininden sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Dervişoğlu, "CHP Parti Meclis'inden Özgür Özel ve arkadaşları istifa ederek parti tüzüğü gereği 45 gün içerisinde kurultay yapılması için bir adım attı. Siz bu yaşanılan süreci nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusuna, şu yanıtı verdi:
"Şimdi ben hukuka, adalete ve demokrasiye destek verdim. CHP'de şu süreçte, şu aşamada yaşanan şeyleri farklı bir pencereden değerlendirmek lazım. Ben hem seçilmiş hem atanmış CHP yönetiminin bir siyasi satranç oyununa başladıkları kanaatini taşıyorum. Dolayısıyla, partilerin kendi içindeki stratejik hamleleriyle çok fazla ilgilenmiyorum ama elbette ki izliyorum. Oynanan satranç 2 kişi arasında oynanmıyor. Müdahil olanlar da hamlelere dahil oluyor. Yani bir siyasi partinin iç meselesi olmadığını en başında söyledim. Siyasi partilere hukukun müdahalesi çok kabul edilebilir bir şey değildir demokrasilerde. Bir siyasi partinin 3 yılı aşkın bir süre önce yapmış olduğu kongreye bugün mahkeme kararıyla müdahil olmak demokrasiyi zedeler. Evvela bu konuda hemfikir olmak lazım ve tarafların bunu kabul etmesi lazım.
"ÇOK KİŞİNİN ELİNİN BULAŞTIĞI BİR SÜREÇ"
Şimdi bu ortamı doğru okumayıp meseleyi sadece bir bilek güreşine, bir stratejik satranç hamlesine dönüştürürlerse şayet, unutmamaları gereken bir şey var: 2 kişiyle oynanan oyuna başkaları da girmiş durumda. İktidar olaya müdahil, mahkemeler olaya müdahil, vatandaşın da ortak kabulü demokrasi dışı birtakım olaylar yaşanıyor Türkiye'de. Dolayısıyla biz meseleyi son derece dikkatli bir biçimde takip ediyoruz. Söylediğiniz sorulara net cevap verebilmem için, CHP'nin tüzüğüne, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Meclis yönetmeliğine hakim olmam gerekiyor. Öyle bir merakım yok. Yani kendi meselelerini kendi içlerinde bir boyutuyla sürdürüyorlar ama ben hukuk ve demokrasi penceresinden bakarak konuyu yorumlamaya devam edeceğim, onun bilinmesini istiyorum. Altını çizerek söylediğim şey şu; mesele 2 tarafın meselesi olmaktan çıkmış durumda. Dolayısıyla çok kişinin elinin bulaştığı bir süreç yaşıyoruz. Bunun da demokrasimize katkı sağladığı kanaatinde değilim. Hem siyasi partiler açısından hem de siyasi partilere gönül vermiş vatandaşlar açısından meselenin dikkatlice ele alınıp tarafların rahatlatılması lazım."
"ERDOĞAN GELSİN KAHVEDE SÖYLESİN KARIŞIP KARIŞMADIĞINI"
Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "CHP içerisindeki duruma taraf değiliz" söylemi ve CHP’nin grup toplantısına ziyaretçilerin alınmamasıyla alakalı soruya, "Meclis İçtüzüğü'ne göre yapılan iş ve işlemlerin ayrı değerlendirilmesi gerekiyor. Yani o alınmadı, bu alınmadı değil. Sayın Cumhurbaşkanı onu ancak parti grubunda söyleyebilir. Gelsin haldeki kahvede söylesin karışıp karışmadığını, vatandaş ne diyor görsün. Elbette ki öyle diyecek, karışıyorum mu diyecek yani? Ben vatandaşın sesine ses olmaya gayret sarf ediyorum ve süreci takip eden bir siyasetçi kimliğiyle de gördüklerimi yorumluyorum" yanıtını verdi.
TANDOĞAN MİTİNGİ
Dervişoğlu, 27 Haziran’da Ankara Tandoğan Meydanı’nda yapılacak mitingle ilgili soru üzerine "Dün ilan ettiğim andan itibaren partimizin yetkili kurulları 27 Haziran 2026 Cumartesi günü gerçekleştireceğimiz miting için gerekli hazırlıklarına başladı. Yaptığım şeyin çok doğru anlaşılmasını istiyorum. Bu ülkede haksızlık var, hukuksuzluk var, adaletsizlik var. Ona bayrak açıyorum. Bu ülkede yolsuzluk var, yoksulluk var, yozlaşma var. Ona bayrak açıyorum. Bu ülkede demokrasi ve cumhuriyete karşı bir kalkışma var, ona karşı bayrak açıyorum ve elinde Türk bayraklarıyla, milletimi 27 Haziran Cumartesi günü bayrak kaldırmak üzere, bayrak açmak üzere Tandoğan Meydanı'na davet ediyorum. Onlar bayraklarıyla gelecekler, ben de elimde Türk bayrağıyla onları karşılayacağım" dedi.

