(ANKARA) - Milli Yol Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Birey, "NATO sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle karşılanacak bir örgüt değildir" dedi.
Milli Yol Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Birey, partisinin genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında, Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Berey, "NATO demek, Siyonist güçlerin elinde dünya jandarması yapan bir örgüt demektir. NATO’yu bu parametreyle ele almadığımız müddetçe, 1952’den 2026 yılına kadar yaşanan süreci doğru değerlendirmiş olmayız. Bunlardan dost olmaz. Kim bunlara dostum diyorsa veya bizden kim bunlara dost diyorsa, bu dostluk Türk milletine dostluk değildir. Bu başka bir dostluktur. NATO sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle karşılanacak bir örgüt değildir" dedi.
İstanbul'daki Ruhban Okulu’nun 1927’de kapatıldığını, eylül ayında yeniden açılacağı yönünde açıklamalar yapıldığını hatırlatan Birey, Ruhban Okulu’nun tarihsel sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, okulun geçmişteki bazı dini ve siyasi gelişmelerle bağlantılı olduğunu öne sürdü. Birey, "Bu anlamda eylül ayında Ruhban Okulu’nun açılacağı söyleniyor. Tüm millet olarak gerekli tepkimizi göz ardı etmeden göstermeliyiz. Biz Milli Yol Partisi olarak ülkemizin milli duruşunda, milli değerlerinde, bütünlüğünde ve dış müdahalelerin olmaması noktasındayız. Ne eğitimimize ne de Tevhid-i Tedrisat Kanunu’ndan gelen haklarımıza kimse el sürmemelidir" diye konuştu.
"EĞİTİMDE VE TARIMDA MİLLİLİK İSTİYORUZ"
Türkiye’nin stratejik konumuna dikkati çeken Birey, eğitim ve tarım politikalarını eleştirdi. Birey, şöyle devam etti:
"Türkiye Cumhuriyeti Devleti, dünya üzerinde, medeniyet coğrafyamızda en dikkat çeken devlettir. Geleceği en parlak olan devlettir.
Ve Afganistan’dan, Türkistan’dan başlayıp Afrika’nın tamamını içine alan Balkanlar ve Kafkaslar ne bekliyorsa Türkiye’de onu bekliyor. Böyle bir öneme sahip bir ülke olduğumuz için emperyalist güçler bütün ağırlıklarını bizim ülkemiz üzerine hesap etmektedir. Çünkü Türkiye’yi yöneten, bizim medeniyet coğrafyamızı yönetir. Milletin gelirleriyle, milletten alınan vergilerle yapılan eğitim milli eğitim olmalıdır. Ancak dışarıdakilerin içeride de çevreleri ve adamları vardır, önemli noktalardadırlar. Yıllardır eğitimin millileşmesine müsaade etmediler. Eğitimi milli bir eğitim olarak yürütemedik.
İkinci olarak tarım politikalarımız milli olmalıdır. Gelecekte gıda ihtiyacı, dünyanın en önemli ihtiyaçlarından biridir. Türkiye bugün tarım alanlarını kotaya maruz bırakmıştır. Tütünde kota var, çünkü Teksas tütünü satılacak. Pamukta kota var, Teksas pamuğu satılacak. Hükümet, AK Parti hükümeti çiftçiye dedi ki 'arazini ekme, ben sana ekim parası vereyim.' Peki bunu nereden karşılayacağız? Kanada’dan, Ukrayna’dan getireceğiz. Milli Yol Partisi olarak tarımda kota konulmasına karşıyız. Eğitimin uzaktan yönetilmesine şiddetle karşıyız.
"FAKİRİN ÇOCUĞU 60 KİŞİLİK SINIFTA OKUYOR"
Fakirin çocuğu 60 kişilik sınıfta okuyor, zenginin çocuğu altı kişilik sınıfta okuyor. Artı evlere hocalar geliyor. Sonra da aynı sınava tabi tutuyoruz. Nerede bunun eğitim adaleti? Böyle bir adalet olur mu? Milli Yol Partisi’nin temel hedeflerinden biri adaleti düzeltmek, liyakat ve ehliyete önem vermektir. Her seçim döneminde 'mülakatı kaldıracağız' diyorlar. Milli Yol Partisi olarak bu yaklaşımı milletin aklıyla oynamak olarak değerlendiriyoruz."