(ANKARA) - Keçiören Belediyesi, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen çalıştayda, doğumunun 150'nci yılında Ziya Gökalp’in fikirleri, eserleri ve Türk düşünce hayatına bıraktığı miras ele alındı.
Türk düşünce tarihinin önemli isimlerinden Ziya Gökalp’in fikir ve eserleri, “Eserleri Bağlamında Ziya Gökalp’in Düşünce Dünyası Çalıştayı”nda ele alındı.
Keçiören Belediyesi, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi iş birliğinde ve TÜRKSOY koordinatörlüğünde düzenlenen çalıştay, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde gerçekleştirildi.
Gökalp’in doğumunun 150'nci yılı dolayısıyla gerçekleştirilen çalıştayda; Gökalp’in düşünce dünyası, eserleri, yaşadığı dönem ve ortaya koyduğu fikirler alanında uzman akademisyenlerin değerlendirmeleriyle ele alındı.
Millet, milliyet, kültür, medeniyet, dil, eğitim ve toplum gibi pek çok temel mesele üzerine ortaya koyduğu fikirlerle Türk düşünce hayatında önemli bir yer edinen Gökalp’in, kendisinden sonraki dönemlere bıraktığı güçlü düşünce mirası değerlendirildi.
Belediye Başkan Yardımcısı Atila Zorlu, Ziya Gökalp’in Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve sonrasında birden fazla alanda sağladığı katkıya vurgu yaparak, şunları söyledi:
"Ziya Gökalp’in bıraktığı izlerin bugün Türk dünyasında hala güçlü bir şekilde devam ettiğini görüyoruz. Bugün Türk dünyasında ortak alfabe çalışmaları yürütülüyor, ortak üniversiteler ve farklı alanlarda iş birlikleri üzerine önemli çalışmalar gerçekleştiriliyor. Günümüzde bilgiye ulaşmak oldukça kolay. Van’daki bir üniversite öğrencisi, akademisyen adayı ya da doktora öğrencisi; İstanbul veya Ankara’daki bir arşive gitmeden, internet üzerinden belgelere ve bilgilere ulaşabiliyor. Bizlerin zamanında bu süreç daha zordu, bizden önce çok daha zordu. Benim Ziya Gökalp’e olan şahsi hayranlığım da tam olarak burada ortaya çıkıyor. Ziya Gökalp’in yaşadığı dönemin şartlarında hangi kaynaklara ulaşarak bugün hâlâ bize referans olabilecek nitelikte eserler ortaya koyduğu üzerinde düşünmek gerekiyor. Bunun bile tek başına büyük bir saygıyı hak ettiğini düşünüyorum.
"ZİYA GÖKALP DÜŞÜNCE DÜNYAMIZA MİHENK TAŞI OLABİLECEK ESERLER BIRAKMIŞTIR"
Tarihi şahsiyetleri yaşadıkları dönemin şartları içerisinde değerlendirmek gerekir. Atatürk gibi bir dünya liderinin düşünce dünyasında önemli bir yere sahip olan büyük bir mütefekkirden bahsediyoruz. Ziya Gökalp, yalnızca 48 yıllık kısa ömrüne çok önemli çalışmalar sığdırmış, bugün dahi düşünce dünyamıza referans ve mihenk taşı olabilecek eserler bırakmıştır. Bu çalıştayın da Ziya Gökalp’in düşünce dünyasının, eserlerinin ve Türk fikir hayatına bıraktığı mirasın farklı yönleriyle ele alınması açısından son derece kıymetli olduğunu düşünüyorum.
Burada birbirinden değerli akademisyenlerimizi dinlemekten ve onların değerlendirmelerinden istifade etmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Keçiören Belediye'mizin tüm imkanlarıyla öğrenci ve akademisyen olan, eğitim için emek harcayan herkese sonuna kadar açık olduğunu belirtmek isterim. Sizleri ilçemizde ağırlamak bizler için büyük mutluluk olur."
Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılınç ise Ziya Gökalp’in Türk kültür ve fikir hayatının önemli şahsiyetlerinden biri olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:
"GÖKALP, YENİDEN OKUNMASI GEREKEN BİR DÜŞÜNCE MİRASININ SAHİBİDİR"
"Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e ülkenin önemli dönemeçlerine fikirleriyle rehberlik eden Ziya Gökalp, düşünceyi eylemle buluşturmuş müstesna bir fikir adamıdır. Gökalp’in düşünce dünyasını Atatürk ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecinden bağımsız değerlendirmek mümkün değildir. Atatürk’ün, ‘Fikirlerimin babası Ziya Gökalp’tir.’ sözü de onun fikir dünyasındaki yerini açıkça ortaya koymaktadır. Gökalp, yalnızca geçmişte kalmış bir düşünür değil; eserleri ve fikirleriyle bugün de yeniden okunması, anlaşılması ve tartışılması gereken güçlü bir düşünce mirasının sahibidir."
"TOPLUMSAL SORUNLARA ÇÖZÜM ARAYAN SOSYAL FİLOZOFTUR"
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fulya Bayraktar, "Doğumunun 150'nci yıl dönümünde Ziya Gökalp’in fikri mirasını tefekkür etmek üzere düzenlenen çalıştayımız, Türk düşünce geleneği ve felsefesinin bir muhasebesi olarak ve aynı zamanda bugün adına yeniden ortaya koyulabilecek olan medeniyet iddiamızın tecessümedeceği bir zemin olarak düşünülebilir. Gökalp, toplumsal bunalımlara çözüm arayan bir sosyal filozoftur" dedi.
Ziya Gökalp’in torunu Dicle Eroğlu, Gökalp’in bir kuramcı, eğitimci, gençlik piri ve yol gösterici olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:
"DAHİSİ VE KAHRAMANI ATATÜRK'TÜ"
"Türk milletinin tarih sahnesinden silinmemek için direndiği o yıllarda, geleceğin büyüklerini yetiştirmek için Türk mitolojisinden, halk edebiyatı ve Türk kültüründen aldığı motiflerle çocuk edebiyatı yaratmıştı. Gökalp, 'Ailedir bu milletin esası… Aile ne kadar kuvvetli olursa millet de o kadar kuvvetli olur. Aileyi kadın yapar, o halde millet de kadının eseridir' der. 'Kadın yükselmezse alçalır vatan, samimi olamaz onsuz bir irfan.' sözüyle de kız çocuklarının eğitimine verdiği önemi vurgular. Gökalp, bir kuramcı, eğitimci, gençlik piri ve yol gösterici olmuştur. Ancak bir dâhi 48 yıllık yaşamına bu kadar çok çalışmayı sığdırabilirdi ama onun dâhisi ve kahramanı Atatürk’tü."
KATKI VERENLERE TEŞEKKÜR
Programa ilişkin bilgi veren Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nasrullah Uzman, çalıştaya yedi farklı üniversiteden, yedi farklı branştan, yedi farklı akademisyenin uzmanlık alanlarıyla ilgili özgün ve orijinal çalışmalarını paylaşacağını belirterek katkı veren herkese teşekkür etti.
AKADEMİSYENLER GÖKALP'İN ESERLERİNİ ANLATTI
İki oturum halinde gerçekleştirilen çalıştayda, Ziya Gökalp’in eserlerindeki kavramsal metaforlar, modernleşme düşüncesi, din anlayışı ve milliyetçilik fikri gibi çok sayıda başlık üzerinde duruldu. Gökalp’in Türk sosyolojik düşünce geleneğindeki yeri ile yaşadığı dönemde Avrupa’da sosyoloji alanındaki gelişmelerin Türkiye’ye etkileri de akademisyenler tarafından değerlendirildi.
